Obezite cerrahisi kime, hangi ameliyat ve ne zaman yapılmalı

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Morbid Obezite ve Sağlık Üzerindeki Kritik Etkileri
Morbid obezite, başta koroner arter hastalığı, Tip 2 diyabetes mellitus, insülin direnci, non-alkolik hepatosteatoz ve hipertansiyon gibi komorbiditeler (eşlik eden hastalıklar) nedeniyle yaşam süresini ciddi oranda kısaltan kronik bir sağlık sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, dünya genelinde 1 milyar insan fazla kilolu, 30 milyondan fazla insan ise morbid obez kategorisindedir. Türkiye'de de bu tablo dünya ile paralel seyretmekte; toplumun %30,3'ü morbid obez olarak kabul edilmektedir (erkeklerde %20,3, kadınlarda %41).
Morbid obezite hastalarında hedeflenen kilo kaybı, sadece estetik bir değişim değil; mortalite (ölüm) ve morbidite riskinin azalması, kanser gelişim riskinin düşmesi ve mevcut hastalıkların kontrol altına alınması anlamına gelir. Araştırmalar, Vücut Kitle İndeksi (BMI) değerindeki her 5 kg/m² artışın genel mortaliteyi %30, iskemik kalp hastalığı riskini ise %39 artırdığını göstermektedir.
Vücut Kitle İndeksi (BMI) ve Obezite Sınıflandırması
Obezite prevalansını ölçmek için kullanılan en yaygın yöntem, kilonun boyun karesine oranlanmasıyla (kg/m²) hesaplanan Vücut Kitle İndeksidir. Ayrıca vücut yağ oranı yüzdesi (%BF) de önemli bir kriterdir (erkeklerde ≥%25, kadınlarda ≥%30).
| BMI Değeri (kg/m²) | Sınıflandırma |
|---|---|
| 30 - 34.9 | Obezite |
| 35 - 39.9 | Ciddi Obezite (Severe Obesity) |
| 40 - 49.9 | Morbid Obezite |
| 50 ve üzeri | Süper Obezite |
Bariatrik Cerrahi Endikasyonları ve Karar Süreci
Bariatrik cerrahi girişimler için gerekli kriterler NIH (National Institutes of Health) konsensusu ile belirlenmiştir. Bu kriterlere göre cerrahi müdahale şu durumlarda değerlendirilir:
- BMI ≥40 kg/m²: Herhangi bir ek hastalık şartı aranmaksızın.
- BMI ≥35 kg/m²: Hipertansiyon, Tip 2 DM, uyku apnesi (OSAS), yağlı karaciğer hastalığı (NASH) veya ciddi eklem sorunları gibi en az bir komorbidite varlığında.
- BMI 30-34.9 kg/m²: Optimal medikal tedaviye rağmen kontrol altına alınamayan Tip 2 DM veya metabolik sendrom varlığında.
Operasyon Öncesi Hazırlık Süreci
Başarılı bir cerrahi sonuç için hastalar; endokrinoloji, göğüs hastalıkları ve psikiyatri uzmanlarından oluşan bir konsey tarafından değerlendirilir. Hazırlık sürecinde dikkat edilen kritik noktalar şunlardır:
- Glisemik Kontrol: HbA1c düzeyinin %6,5-7 aralığında olması ve açlık kan şekerinin ≤110 mg/dl olması istenir.
- Madde Kullanımı: Sigara kullanımı, yara iyileşmesini ve anastomoz ülseri riskini olumsuz etkilediği için operasyondan en az 6 hafta önce kesilmelidir.
- İlaç Düzenlemesi: Tromboemboli riskini azaltmak için doğum kontrol hapları ve hormon replasman tedavileri 3 hafta önceden bırakılmalıdır.
- Gebelik Planlaması: Cerrahi sonrası ilk 12-18 ay boyunca gebelik önerilmez.
En Sık Uygulanan Bariatrik Cerrahi Yöntemleri
Morbid obezite tedavisinde cerrahi dışı yöntemler (diyet, egzersiz) %3-9 oranında başarı sağlarken, bariatrik cerrahi kalıcı ve anlamlı kilo kaybı sağlayan en etkin seçenektir.
1. Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide)
Midenin yaklaşık %80'lik kısmının çıkarıldığı restriktif (kısıtlayıcı) bir yöntemdir. Mide hacmi yaklaşık 100 ml'ye düşürülür. Bu operasyonun en büyük avantajı, iştah hormonu olarak bilinen Ghrelin salgılayan fundus bölgesinin alınmasıyla gıdaya duyulan isteğin azalmasıdır. Pilor ve duodenum korunduğu için dumping sendromu veya ciddi emilim bozukluğu görülmez.
2. Gastrik Bypass (GB)
Hem kısıtlayıcı hem de emilim bozucu bir tekniktir. Midede 30-40 ml'lik küçük bir poş bırakılarak ince bağırsaklara bağlanır. Gıdaların ince bağırsağın ileri bir noktasından geçmesi, GLP-1 ve Peptid-YY gibi tokluk hissi veren hormonların artmasını sağlar. Özellikle glukoz metabolizması üzerinde oldukça etkilidir.
3. İntragastrik Balon (Mide Balonu)
Cerrahi istemeyen veya cerrahi riski yüksek olan hastalar için uygun, geri dönüşümlü bir yöntemdir. Midede dolgunluk hissi yaratarak porsiyonların küçülmesini sağlar. Definitif cerrahi öncesi karaciğer hacmini küçültmek ve anestezi riskini azaltmak amacıyla da kullanılabilir.
4. Transit Bipartisyon (Şeker Ameliyatı)
Özellikle Tip 2 Diyabet hastalarında uygulanan, ince bağırsakların distal kısmının kullanıldığı bir yöntemdir. İnsülin direncini düşürerek pankreas rezervi yeterli olan hastalarda ilaç bağımlılığını ortadan kaldırabilir.
Operasyonların Kilo Kaybı Başarı Oranları (EWL)
Cerrahi yöntemlerin fazla kilolardan kurtulma (Excess Weight Loss - EWL) üzerindeki etkinlik oranları şu şekildedir:
- Roux-en-Y Gastrik Bypass (RYGB): %68.2
- Laparoskopik Sleeve Gastrektomi (LSG): %64
- İntragastrik Balon (İGB): %33



