Sevgili okuyucularım, arkadaşlarım, hastalarım bu yazımda size neden morbid obezite yani ölümcül obezite tedavisinde en etkili yöntemin, ameliyat (altın standart) olduğunu, neden en çok sevilen ve uygulanan yöntemin tüp mide ameliyatı olduğunu anlatacağım. Yeri gelmişken yazımı okuyan meslektaşlarıma da buradan sesleneyim bu blog tamamen tıp dünyası dışındaki insanların bilgilenmesi için yazılmaktadır.

Öncelikle kime ameliyat olmasını öneriyoruz onu konuşalım; bir örnek vermek gerekirse 35 yaşında bir hastamız olsun, boy:158cm kilo:101kg olsun bu hastamızın vücut kitle indeksi BMI:40.1 çıkmaktadır, şimdi bu hasta üzerinden konuşmak gerekirse hastamızın ideal kilosu ortalama 57kg ve maksimum olması gereken kilosu ise 62kg olarak hesaplanmaktadır. Maksimumu üzerinden bile hesaplayacak olursak hastamızın 39kg fazlası var, şimdi bu hastamız diyet + spor ile uzun bir konsantrasyon sonrasında (yaklasik 1 yıl) bu fazla kilosunu verebilirmi? evet verebilir. Ama malesef insan oğlu bukadar uzun süreli konsantrasyon gerektiren uğraşları kolay kolay başaramaz, başaran varmı? tabiki var, onlarıda buradan tebrik etmek isterim. Ayrıca diyet + spor ile zayıfladıktan sonra ortalama 1 yıl da o kilosunu koruması gerekirki buda yine başarması zor bi konudur. İşte bizim ameliyat olmasını önerdiğimiz hasta grubu da bu şekilde vermesi gereken 35-40-50 kg fazlası olan hastalar, ama sanmayınki biz buna hastanın kilosuyla karar veriyoruz, tam aksine hastanın kilosu değil boy/kilo oranı bize "sizin mutlaka ameliyat olmanız gerekiyor" dedirtiyor. Gelelim ameliyat olacak hastanın taşıması gereken özelliklere.

Hastamız;

Ameliyat sonrası ona vereceğimiz beslenme listesi ve egzersiz programına uyumlu olmalı, kontrollerine zamanında gelmeli, bazı beslenme kurallarına ömür boyu uymayı kabul etmelidir.

Ameliyatın muhtemel risklerini ve yan etkilerini çok iyi anlamış olmalıdır.

Obezitesinin sebebinin aşırı yemeğe bağlı olduğu kanıtlanmış olmalı.Yani obezitenin başka bir hormonal sebebi olmamalı.(Her hastamıza ameliyat öncesi gerekli hormon testleri yapılmaktadır.)

Önceden mutlaka zayıflamak için en az iki kez diyet yapmış ve en az 6’şar ay süre ile denemiş ancak uzun dönemde sonuçsuz kalmış olmalıdır.

Genel anestezi altında birkaç saat sürebilecek bir ameliyat olmaya mani bir kalp, akciğer hastalığı ya da başka bir ciddi “kronik” rahatsızlık bulunmamalıdır.

Ameliyatta ne yapıyoruz, neden yapıyoruz?

Bu ameliyatı kapalı yöntem (laparoskopik) olarak yapıyoruz. Mideyi boylu boyunca kesip tüp haline getiriyoruz, zaten ameliyatın adıda buradan geliyor. Şimdi burada yanlış bilinen bir konudan bahsedeceğim, bu ameliyatın birincil amacı mideyi küçültmek değildir, asıl amacı büyümüş mideden aşırı salgılanan iştah hormonunu (Ghrelin hormonunu) uzaklaştırmaktır. İkincil kazancı ise midenin küçülmesidir.

Neden Tüp Mide Ameliyatını daha çok seviyoruz?

Midenin çıkarılan kısmından salgılanan iştah hormonu azalır ve hasta hızla zayıflamaya başlar.

Mide küçülür ve az miktrada gıda ile doygunluk sağlanır.

Bu ameliyattan sonra hasta tüm gıdaları yiyebilir.

Gıdaların mide-barsak aksındaki doğal seyri değişmez (gastrik by-pass ameliyatından farkı budur) dolayısı ile ciddi vitamin, mineral eksiklikleri görülmez.

Bu Ameliyattan Sonra Tekrar Kilo Alırmıyım?

Bu ameliyat ile hastalarımıza ikinci bir şans veriyoruz, onlardan ricamız bu şansı iyi değerlendirmeleridir. Yaşam şekillerini değiştirmeleri, beslenme alışkanlıklarını değiştirmeleri, günlük hayatlarına yürüyüş gibi basit egzersizler eklemeleri ve yaşam boyu bizim önerilerimize uymaları gerekmektedir. Aksi durumda evet tekrar kilo alabilirler.

Sözümüzü bitirirken hatırlatamızıda yapalım, bu makale tamamen tıp dünyası dışındaki insanların bilgilenmesi için yazılmaktadır.


Ankara Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!