Doktorsitesi.com

NEDEN EKMEKTEN VAZGEÇEMİYORUZ?

Dyt. Dilehan Kaya
Dyt. Dilehan Kaya
26 Ekim 2017156 görüntülenme
Randevu Al
NEDEN EKMEKTEN VAZGEÇEMİYORUZ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ekmek Tüketim Alışkanlığının Arkasındaki Bilimsel Gerçekler

Toplum olarak ekmeği temel bir besin kaynağı ve sofralarımızın vazgeçilmez bir parçası olarak kabul ediyoruz. Yapılan araştırmalar, sağlık açısından ekmek miktarının azaltılması ve tam tahıllı çeşitlere yönelinmesi gerektiğini gösterse de, yerleşik alışkanlıklar bu değişimin önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Peki, ekmeği bırakmak neden bu kadar zor?

Hacettepe Üniversitesi'nden Uluslararası Literatüre Giren Araştırma

Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vural Gökmen ve ekibi, bu sorunun cevabını bulmak amacıyla uluslararası çapta ses getiren bir çalışmaya imza attı. Bilim dünyasına duyurulan bu araştırmaya göre, ekmeğin mayalanma ve kabarma süreci sırasında melatonin hormonu en üst seviyeye ulaşıyor.

Mayalanma Sürecinde Melatonin Oluşumu

Ekmek yapımında kullanılan maya, işlevini yerine getirebilmek için karbon ve azota ihtiyaç duyar. Bu süreçte maya, karbonu şekerden, azotu ise aminoasitlerden alarak hamurun kabarmasını sağlar. Prof. Dr. Vural Gökmen, bu biyokimyasal dönüşümün detaylarını şu şekilde açıklamaktadır:

  • Karbon ve azotun dönüşümü sırasında melatonin ve diğer nöroaktif maddeler açığa çıkar.
  • Kabarma esnasında hamurdaki melatonin seviyesi zirve noktasına ulaşır.
  • Pişirme sırasında ekmek kabuğundaki melatonin miktarı bir miktar azalsa da, ekmeğin iç kısımlarında bu seviye korunur.

Melatoninin Sinir Sistemi ve Karar Verme Mekanizması Üzerindeki Etkisi

Melatonin, genellikle uyku sırasında salgılanan ve mutluluk altyapısını oluşturan kritik bir molekül olarak tanımlanır. Araştırma sonuçları, ekmek tüketildiğinde kanda artan melatonin seviyesinin nörotransmitter özellik göstererek kan-beyin bariyerini geçtiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, bireylerin karar verme mekanizmalarını doğrudan etkileyebilmektedir.

BileşenKaynakSonuç
MayaKarbon ve AzotKabarma ve Melatonin Üretimi
MelatoninMayalanma SüreciNöroaktif Etki ve Keyif
Ekmek İçiPişirme SonrasıKorunan Melatonin Seviyesi

10 Bin Yıllık Alışkanlığın Nörolojik Temeli

Ekmeğin 10 bin yılı aşkın süredir insanlık tarihinin en temel besini olmasının ardında, içerdiği bu keyif verici maddeler yatıyor olabilir. Bilimsel veriler, ekmek tüketim alışkanlığının sağlıklı ya da sağlıksız olmasından bağımsız olarak, sinir sisteminin bu hormon tarafından uyarılmasıyla devam ettiğini göstermektedir.

Dünyaca ünlü epifiz araştırmaları uzmanı Prof. Reiter, Hacettepe Üniversitesi'nin bu bulgularını "çok önemli bir sonuç" olarak nitelendirerek çalışmaların devam etmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ekmek ve melatonin arasındaki bu ilişki, söz konusu çalışma ile bilimsel literatüre ilk kez girmiş durumdadır. Bu önemli keşif, mayalanan diğer besin maddeleri üzerindeki araştırmalar için de yeni bir kapı aralamaktadır.

Etiketler

Ekmek yemekEkmeğin zararlarıSağlıklı beslenmeNeden ekmek yiyoruzEkmek yemenin zararları

Yazar Hakkında

Dyt. Dilehan Kaya

Dyt. Dilehan Kaya

Dyt. Dilehan KAYA, 1994 yılında doğmuştur. Selçuk Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.