NARSİST KİŞİLİK BOZUKLUĞU ÖZELLİKLERİ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Psikanalitik Literatürde Narsisizm ve Heinz Kohut’un Katkıları
Narsisizm, psikanalitik literatürde oldukça kritik bir yere sahiptir. Bu kavramı ve narsistik bozukluğu kuramsal bir zemine oturtmaya çalışan pek çok teorisyen bulunsa da, konuya en büyük katkıyı Heinz Kohut sağlamıştır. Kohut’un kendilik psikolojisi kuramı ile birlikte narsisizm, belirli koşullar altında sağlıklı bir durum olarak kabul edilmeye başlanmıştır.
Kohut, narsisizmi sağlıklı bir gelişimsel yapı olarak benimserken; patolojik narsisizmi normal gelişim hattında meydana gelen bir gelişimsel duraklama olarak tanımlar. Bu yaklaşım, narsisizmin sadece bir bozukluk değil, aynı zamanda bir gelişim süreci olduğunu ortaya koymuştur.
Narsistik Gelişimin İki Temel Hattı
Kohut, narsistik gelişimi ilk çalışmalarından itibaren iki paralel hat üzerinden değerlendirmiştir. Bu hatlar, çocuğun gelecekteki değer, amaç ve ideallerinin oluşmasında hayati rol oynar:
- Büyüksemeci Kendilik Hattı: Çocuğun onaylanma ve aynalanma ihtiyacını temsil eder.
- İdealleştirilmiş Ebeveyn İmagosu Hattı: Çocuğun dış dünyada güçlü bir figürle bütünleşme ihtiyacını kapsar.
Eğer aile, çocuğun bu gelişimsel ihtiyaçlarını zamanında ve uygun şekilde karşılamazsa, travmatik kırıklıklar ve buna bağlı gelişimsel duraksamalar meydana gelir. İdealleştirilmiş ebeveyn imagosu hattındaki kırılmalar, bireyin gelecekte dışarıda sürekli bir güç kaynağı aramasına neden olurken; büyüklenmeci kendilik hattındaki aksaklıklar, gerçek dışı kendilik değeri ve aşağılık duyguları ile sonuçlanır.
Narsistik Kişilik Bozukluğunun Klinik Belirtileri
Narsistik bireyler, kendilerini fiziksel ve ruhsal açıdan aşırı beğenen, üstün gören ve sürekli onay ile ilgi bekleyen bir yapı sergilerler. Bu bireylerin temel özellikleri şu şekilde özetlenebilir:
- Kendilerinin her zaman en başarılı, en güzel veya en parlak kişi olduğuna inanırlar.
- Gittikleri her yerde özel bir ilgiyi hak ettiklerini düşünürler.
- Eleştiriye karşı aşırı duyarlıdırlar ve sürekli övülmek isterler.
- Başkalarının duygu ve ihtiyaçlarına karşı eşduyum (empati) yoksunluğu sergilerler.
- İlişkilerinde bencil ve benmerkezci bir tutum içindedirler.
Beklentileri karşılanmadığında özsaygıları hızla düşer; bu durum kırgınlık, bunaltı ve çökkünlüğe yol açabilir. Aslında bu bireyler, kendilerini tehdit altında hissettikleri durumlardan korunmak amacıyla narsistik bir savunma mekanizması geliştirmişlerdir.
Ayırıcı Tanı: Narsistik, Borderline ve Obsesif Kompulsif Yapılar
Narsistik kişilik özellikleri sıklıkla borderline (sınırda) kişilik yapısıyla birlikte görülür. Her iki yapı da nesne ilişkileri ve özbenlik psikolojisi kuramlarının ana konuları arasındadır. Ayrıca, narsistik bozukluk ile obsesif kompulsif kişilik bozukluğu arasında mükemmeliyetçilik açısından benzerlikler olsa da temel bir fark mevcuttur.
| Özellik | Narsistik Kişilik Bozukluğu | Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu |
|---|---|---|
| Mükemmeliyetçilik | Mevcuttur | Mevcuttur |
| Kendini Eleştirme | Görülmez / Aranmaz | Yoğun şekilde görülür |
| Suçlama Eğilimi | Dışsal odaklıdır | Kendine yöneliktir |
Varlık ve Hiçlik: Sahte Kendilik Karşısında Gerçek Kendilik
Bir narsisti tanımlayan en iyi iki kavram varlık ve hiçliktir. Narsist birey, iki farklı kendiliği tek bir bedende barındırır ancak bu iki yapı hiçbir zaman bütünleşmez:
- Büyüklenen Sahte Kendilik: Dış dünyaya gösterilen, büyüleyen, çevrenin beklentilerine göre şekillenmiş ve savunmacı olan yöndür.
- Değersiz Gerçek Kendilik: Yüzeyde görülmeyen, bastırılmış, yadsınmış ve narin olan asıl yöndür.
Narsist birey, gerçek kendiliğini yadsıyarak ebeveynlerinin isteklerine boyun eğmek zorunda kalmış bir mazlumdur. Bu bireyler genellikle yeteneklerinin farkına varamaz, gerçek bir neşe ve keyif yaşayamazlar. Ayrışamama ve ebeveyn beklentilerine hapsolma, bu patolojinin temelini oluşturur.
Freudyen Bakış ve Boşluk Depresyonu
Sigmund Freud, narsisizmi dış dünyadan çekilen libidonun benliğe yöneltilmesi olarak tanımlar. Freud'a göre bu durum, birincil narsisizm üzerine eklenen ikincil bir süreçtir. Güncel araştırmalar ve Rorschach testi sonuçları, narsistik bireylerin reddedilme karşısında bütünlüklerini kaybetmiş hissettiklerini ve yoğun öfke sergilediklerini doğrulamaktadır.
Bu bireyler, çocuklukta tamamlanamamış kendilik bütünlüğü nedeniyle yetişkinlikte boşluk depresyonu yaşarlar. Bu boşluktan kurtulmak için aşırı düzeyde işe odaklanabilir veya kendilerini değerli hissetmek için idealize ettikleri kişileri arayıp bulmaya çalışırlar.
Normal ve Patolojik Narsisizm Ayrımı
Psikiyatri uygulamalarında normal ve patolojik narsisizmi ayırmak her zaman kolay değildir. Winnicott, gerçek benliği biyolojik rahatlık ve yaşama hevesi olarak tanımlar. Eğer anne, bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak yerine kendi ihtiyaçlarına göre tepki verirse, çocukta yapay benlik gelişmeye başlar.
Yapay benliğin aşırı gelişmesi, gerçek benliğin tamamen kaybedilmesi riskini taşır. Psikoterapi süreçlerinde sadece yapay benlikle ilişki kurulması, tedavinin sonuçsuz kalmasına neden olan en büyük problemlerden biridir.
Kaynakça
- Erol Ozan, İ. K. (2008). Narsistik Kişilik Bozukluğu: Gelişim Süreçleri ve Yaşamları. RCHP, Psikiyatride Derlemeler, Olgular ve Varsayımlar Dergisi, 24-37.
- Geçtan, E. (2003). Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar. İstanbul: Metis.
- İrem Anlı, G. B. (2007). Kendilik Psikolojisine göre Narsistik ve Sınır Kişilik Bozuklukları. Psikoloji Çalışmaları Dergisi.
- Meryem Karaaziz, İ. E. (2013). Narsisizm ve Narsisizmle İlgili Araştırmalar Üzerine Bir Gözden Geçirme. Nesne Psikolojisi Dergisi, 44-59.
- Prof. Dr. Orhan Öztürk, P. U. (2016). Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Ankara: Bayt.




