Doktorsitesi.com

NADİR HASTALIKLARDA GENETİK TANI

Prof. Dr. Duran Canatan
Prof. Dr. Duran Canatan
21 Ekim 2019228 görüntülenme
Randevu Al
NADİR HASTALIKLARDA GENETİK TANI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Nadir Hastalıklar (Orphan Disease) Nedir?

Nadir hastalıklar veya literatürdeki adıyla Orphan Disease, toplumda görülme sıklığı 1/2000’den az olan hastalıklar olarak tanımlanmaktadır. Bu hastalık grubu, genellikle birden fazla sistemi aynı anda etkileyen oldukça heterojen bir yapıya sahiptir. Tıbbi açıdan karmaşık süreçler içeren bu rahatsızlıkların yaklaşık %80’i genetik nedenlere dayanırken, geri kalan %20’lik dilim çevresel faktörlerden veya henüz belirlenememiş nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Nadir Hastalıkların Genetik Temelleri ve Çeşitliliği

Nadir hastalıklar, temel olarak tek bir gende meydana gelen mutasyonlar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Günümüz tıp literatüründe tanımlanmış 6000’in üzerinde farklı nadir hastalık türü bulunmaktadır. Bu çeşitlilik, hastalıkların teşhis ve takip süreçlerinde uzmanlık gerektiren spesifik yaklaşımları zorunlu kılmaktadır.

Dünya ve Türkiye Ölçeğinde Görülme Sıklığı

Küresel ölçekte her 15 kişiden 1’i nadir hastalıklardan etkilenmektedir. Bu durum, dünya genelinde yaklaşık 400 milyon insanın bu hastalıklarla mücadele ettiği anlamına gelmektedir. Bölgesel dağılıma bakıldığında şu veriler dikkat çekmektedir:

  • Avrupa: 30 milyon hasta
  • Amerika: 25 milyon hasta
  • Türkiye: Yaklaşık 5 milyon hasta

Ülkemizde nadir hastalıkların görülme sıklığı %6-8 ile dünya ortalamasının üzerindedir. Bu yüksek oranın temel nedenleri arasında Türkiye’nin kültürler arası bir geçiş noktasında bulunması ve akraba evliliklerinin %25 gibi yüksek bir oranda seyretmesi yer almaktadır.

Klinik Tablo ve Yeni Doğan Döneminde Tanının Önemi

Nadir hastalıklar klinik açıdan oldukça heterojen bir seyir izlediği için doğru tanı, uygun tedavi ve prognoz tayini süreçlerinde genetik tanı yöntemleri vazgeçilmez bir unsurdur. Özellikle vakaların %25’i yeni doğan döneminde belirti vermeye başlar.

Tamamen sağlıklı görünen bebeklerde, doğum sonrası erken dönemde hızlı bir kötüleşme yaşanabilmektedir. Bu aşamada ortaya çıkan klinik bulgular genellikle non-spesifik (belirgin bir hastalığa işaret etmeyen) özelliktedir. Hızlı ve doğru tanı konulmadığı takdirde yüksek mortalite (ölüm oranı) riski mevcuttur. Post mortem (ölüm sonrası) incelemelerin tanı koymada yetersiz kalabilmesi, genetik tanının yeni doğan dönemindeki hayati önemini bir kez daha kanıtlamaktadır.

Genetik Tanının Sağladığı Avantajlar

Nadir hastalıklarda genetik yöntemlerle kesin tanıya ulaşılması, hastanın yanlış teşhis almasını ve uygun olmayan tedavi uygulamalarını engeller. Bu süreç, hastaların doğru tedaviye zamanında ulaşmasını sağlayarak komplikasyon riskini minimize eder. Genetik tanının diğer kritik avantajları şunlardır:

  • Genetik Danışmanlık: Aileye sonraki gebelikler için risk analizi yapılmasına olanak tanır.
  • Prenatal ve Preimplantasyon Tanı: Sağlıklı bebeklerin dünyaya gelmesi için gebelik öncesi veya sırasında tanı imkanı sağlar.
  • Taşıyıcılık Tayini: Yakın akrabalarda riskli bireylerin saptanmasını sağlar.
  • Bilimsel Gelişim: Yeni tedavi hedeflerinin belirlenmesine ve moleküler yöntemlerle kesin tanı süreçlerinin kolaylaşmasına katkıda bulunur.
  • Psikolojik Destek: Kesin tanı konulması, hasta, aile ve sağlık profesyonelleri üzerindeki belirsizliği gidererek psikolojik rahatlama sağlar.

Genotip-Fenotip İlişkisi ve Karmaşık Yapı

Nadir hastalıklar sadece monogenik (tek gen kaynaklı) değil, aynı zamanda oligogenik (birden fazla gen defekti) yapıda da olabilir. Modifiye edici genlerin patojenik genlerle etkileşime girerek fenotipi değiştirebildiği düşünülmektedir. Bu nedenle, genotip-fenotip ilişkisini doğru analiz edebilmek adına ilgili tüm gen yollarının araştırılması büyük önem taşımaktadır.

Güncel İstatistikler ve Tedavi Olanakları

Nadir hastalıklarla ilgili mevcut tablo, erken teşhisin önemini vurgulayan çarpıcı veriler içermektedir:

Parametreİstatistiksel Veri
Tedavisi bulunmayan hastalık oranı%95
Çocukları etkileme oranı%75
5 yaşından önce hayatını kaybetme oranı%30

Veri Tabanı ve Merkezimizdeki Başarı Oranları

Dünya genelinde nadir hastalıklar için kısıtlı sayıda veri tabanı bulunurken, ülkemizde henüz kapsamlı bir veri tabanı mevcut değildir. Merkezimiz bu alandaki boşluğu doldurmak adına ileri teknolojik analizler sunmaktadır.

Son iki yıl içerisinde merkezimize başvuran 138 olguya aşağıdaki analizler uygulanmıştır:

  1. Tüm Ekzom Analizi (WES)
  2. Tüm Genom Analizi (WGS)
  3. Mitokondrial Genom Analizi

Bu kapsamlı çalışmalar neticesinde 88 olgunun (%64) tanısı kesinleştirilmiştir. Nadir hastalıklar konusunda daha ayrıntılı bilgi ve uzman görüşü almak için merkezimizle iletişime geçebilirsiniz.

Etiketler

Genetik tanınadir hastalıklarda genetik tanı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Duran Canatan

Prof. Dr. Duran Canatan

Prof. Dr. Duran Canatan, 1979 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. Görevine Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda kurum doktoru olarak başlamıştır. 1980 yılında Ankara Üniversitesi  Antalya Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda asistan olarak başladığı görevini, kurucu olarak gittiği Antalya’da 1984 yılında  Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak tamamlamıştır. Askerlik görevini Foça Üs Komutanlığı'nda ve zorunlu hizmet görevini Elbistan Devlet Hastanesi'nde tamamladıktan sonra, 1990 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı'nda yan dal ihtisasına başlamıştır. 1992 yılında moleküler genetik tekniklerini öğrenmek için, İsviçre Basel Üniversitesi Moleküler Genetik Merkezi'nde 6 ay süreyle çalışmıştır.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler