Doktorsitesi.com

miyomlar ve yumurtalık kistleri

Prof. Dr. Alparslan Baksu
Prof. Dr. Alparslan Baksu
2 Kasım 2016397 görüntülenme
Randevu Al
  • Miyomlar rahim duvarındaki kas dokusundan kaynaklanan iyi huylu tümörlerken, yumurtalık kistleri yumurtalıklarda gelişen sıvı veya doku dolu keseciklerdir.
  • Miyomlarda genetik yatkınlık belirgin bir rol oynarken, iyi huylu yumurtalık kistlerinde doğrudan bir genetik geçişten söz edilemez.
  • Tedavi süreci miyomun konumuna ve büyüme hızına göre cerrahi veya ilaçla yönetilirken, fonksiyonel yumurtalık kistleri genellikle kendiliğinden veya ilaç tedavisiyle kaybolur.
miyomlar ve yumurtalık kistleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Miyom ve Yumurtalık Kisti Arasındaki Temel Farklar

Kadın sağlığında en sık karşılaşılan patolojiler arasında yer alan yumurtalık kistleri ve miyomlar, benzer şikayetlere yol açabildikleri için sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Ancak bu iki oluşum, tamamen farklı organlardan köken alan farklı yapılardır. Miyom, rahim duvarındaki kas ve bağ dokusundan kaynaklanan iyi huylu tümörler iken; yumurtalık kisti, adından da anlaşılacağı üzere kadının yumurtalıklarında gelişen sıvı veya doku dolu keseciklerdir.

Miyom ve Kistlerde Genetik Yatkınlık Faktörü

Bu iki rahatsızlığın oluşumunda genetik faktörlerin rolü farklılık gösterir. Miyomlarda ailesel yatkınlık oldukça belirgindir; birinci derece akrabalarında miyom öyküsü olan kadınlarda bu patolojinin görülme riski çok daha yüksektir. Öte yandan, iyi huylu yumurtalık kistlerinde doğrudan bir genetik yatkınlıktan söz edilemez. Ancak, yumurtalık kanserinin belirli türlerinde genetik geçişin önemli bir risk faktörü olduğu unutulmamalıdır.

Miyom Belirtileri ve Görülme Sıklığı

İstatistiksel olarak her 4-5 kadından birinde miyom saptanmaktadır. Genellikle 30 – 40 yaş grubunda görülen bu yapılar, çoğu zaman herhangi bir belirti vermez ve rutin jinekolojik muayeneler sırasında fark edilir. Miyomun belirtileri, büyüklüğüne ve rahimdeki konumuna göre değişiklik gösterir. En sık karşılaşılan semptomlar şunlardır:

  • Ara kanamalar ve düzensiz adet döngüsü,
  • Şiddetli pelvik ağrılar,
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni),
  • İdrar torbasına baskı sonucu sık idrara çıkma,
  • Kalın bağırsağa baskı nedeniyle oluşan kabızlık.

Östrojen hormonu ile doğrudan ilişkili olan miyomlar, bu hormonun arttığı gebelik döneminde büyüme eğilimi gösterirken, hormonun azaldığı menopoz sonrası dönemde hızla küçülürler.

Yerleşim Yerlerine Göre Miyom Çeşitleri

Miyomlar, rahimdeki konumlarına göre sınıflandırılır ve bu konumlar klinik tablonun ciddiyetini belirler:

Miyom TürüYerleşim YeriKlinik Özellikleri
Subseröz MiyomRahimin dış yüzeyiGenellikle kanama yapmaz; çok büyürse (8-10 cm) ağrıya yol açar.
İntramural MiyomRahim duvarının ortası4-5 cm üzerine çıktığında ağrı ve şiddetli kanama yapabilir.
Submüköz MiyomRahim boşluğunun içiEn riskli türdür; 1 cm olsa dahi şiddetli kanama, kısırlık ve düşüğe neden olabilir.

Miyom Tedavisi ve Ameliyat Seçenekleri

Miyomların tedavisinde cerrahi müdahale kararı, hastanın şikayetlerine ve miyomun büyüme hızına göre verilir. Şiddetli ağrı, kontrol altına alınamayan kanama veya ultrason takibinde saptanan hızlı büyüme durumlarında ameliyat gereklidir.

Cerrahi operasyonlar açık veya kapalı (laparoskopik) yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Ameliyat sonrası miyomların %20 – %25 oranında tekrarlama riski olduğu bilinmelidir. Cerrahi dışı yöntemlerde ise hormon tedavileri ile geçici küçülme sağlanabilir veya ses dalgaları ile miyom eritme teknikleri kullanılabilir. Ancak ses dalgaları yönteminin gebelik planlayan kadınlar üzerindeki etkisi henüz netleşmemiştir.

Yumurtalık Kistleri: Tanı ve Riskler

Yumurtalık kistleri, ultrasonografik muayene ile değerlendirilerek iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) ayrımı yapılır. Şüpheli durumlarda tanıyı kesinleştirmek için şu yöntemlere başvurulur:

  1. Kan testleri (tümör belirteçleri),
  2. Bilgisayarlı Tomografi (BT),
  3. Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme.

Fonksiyonel ve Fonksiyonel Olmayan Kistler

Fonksiyonel kistler, yumurtalıkların doğal döngüsü sırasında oluşur ve genellikle ilaç tedavisi veya gözlemle 3 ay içinde kaybolur. 8 cm’e kadar olan basit kistlerde cerrahi öncesi mutlaka ilaç tedavisi denenmelidir.

Fonksiyonel olmayan kistler (Endometrioma, dermoid kist vb.) ise genellikle ilaçla geçmez. Bu kistler küçükse ve şikayet yaratmıyorsa takip edilebilir; ancak kötü huylu hastalık şüphesi taşıyan tüm kistler, boyutuna bakılmaksızın cerrahi olarak çıkarılmalıdır.

Kritik Durum: Kist Patlaması (Rüptür)

5-6 cm’den büyük kisti olan hastalar, özellikle cinsel ilişki sonrası gelişebilecek kist patlaması riskine karşı dikkatli olmalıdır. Ani başlayan şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma, soğuk terleme ve bayılma gibi belirtiler acil tıbbi müdahale gerektirir.

Gebelik ve Miyom İlişkisi

Miyomlar gebelik sürecinde; düşük, erken doğum ve bebekte gelişme geriliği gibi ciddi risklere yol açabilir. Bu nedenle gebelik planlayan kadınların önceden jinekolojik muayene olması ve gerekirse belirli boyutun üzerindeki miyomların cerrahiyle alınması önerilir. Gebelik sırasında saptanan miyomlarda ise genellikle cerrahi müdahale (sezaryen dahil) tercih edilmez; çünkü bu dönemde miyomlar büyüyerek şiddetli ağrılara neden olabilir.

Etiketler

Miyomlar geçermiMiyomlar gebeliği etkilermi?Miyomlar ve çeşitleriMiyomlar kansere çevirir miMiyomlar hakkında herşeyMiyomlar neden olur

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Alparslan Baksu

Prof. Dr. Alparslan Baksu

Prof. Dr. Alparslan BAKSU, 1962 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapmış ve 1992 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.