Doktorsitesi.com

Miyom tedavisi!

Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu
Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu
26 Haziran 2015373 görüntülenme
Randevu Al
Miyom tedavisi!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Miyom Nedir ve Kimlerde Görülür?

Miyomlar, kadın genital organlarında en sık karşılaşılan selim (iyi huylu) tümörlerdir. İstatistiksel verilere göre, üreme çağındaki kadınların yaklaşık %25’i bu tümörlerden etkilenmektedir. Genellikle iyi huylu bir seyir izleseler de hastanın yaşam kalitesini etkileyen çeşitli semptomlarla kendilerini gösterirler.

Miyomların neden olduğu temel şikayetler şunlardır:

  • Anormal uterin kanamalar
  • Pelvik bölgede bası hissi ve ağrı
  • Sık idrara çıkma ihtiyacı
  • İnfertilite (kısırlık) ve gebelikle ilgili komplikasyonlar

Miyom Tedavisi Ne Zaman Gereklidir?

Her miyom vakasında cerrahi müdahale veya ilaç tedavisi gerekmemektedir. Muayene sırasında tesadüfen saptanan, hastada herhangi bir şikayete yol açmayan ve hızlı büyüme eğilimi göstermeyen miyomlar düzenli olarak izlenebilir. Ancak belirli kriterler oluştuğunda tedavi kaçınılmaz hale gelir.

Tedavi gerektiren durumlar:

  • Şiddetli ve anormal kanamaların varlığı
  • Çevre organlarda baskı ve ağrı oluşması
  • Gebeliğe engel teşkil eden infertilite durumları
  • İzlem sürecinde hızlı büyüme tespit edilmesi

Miyomlarda Medikal Tedavi Seçenekleri

Kanama bozuklukları ve adet ağrısı (dismenore) yaşayan hastalarda öncelikle medikal tedavi yöntemleri değerlendirilmelidir. Bu süreçte progestin preparatları ve oral kontraseptifler (doğum kontrol hapları) yaygın olarak kullanılır. Yapılan çalışmalar, bu ilaçların kanama miktarını azalttığını ve miyom kitlesinde bir miktar küçülme sağladığını kanıtlamıştır.

Anemik (kansızlık yaşayan) ve operasyon öncesi zaman kazanılması gereken vakalarda, en fazla 3 ay süreyle GnRH agonistleri tercih edilebilir. Ancak bu tedavinin uzun süreli kullanımı tıbbi açıdan uygun değildir.

Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Miyomların geleneksel ve en kesin çözüm yolu cerrahidir. Uygulanacak cerrahi yöntem; hastanın yaşına, miyomun yerleşimine, büyüklüğüne, sayısına ve hastanın çocuk sahibi olma isteğine göre belirlenir.

Tedavi YöntemiUygulama Amacı ve Kapsamı
Histerektomi40 yaş üstü, doğurganlığını tamamlamış hastalarda rahmin bütünüyle alınmasıdır.
MiyomektomiGenç ve doğurganlığını korumak isteyen hastalarda sadece miyomların çıkartılmasıdır.

Abdominal Miyomektomi (Açık Cerrahi)

Özellikle 8-10 cm’den büyük veya çok sayıda olan miyomların çıkartılmasında en sık başvurulan yöntemdir. Karın alt bölgesinden yapılan bir kesi ile gerçekleştirilir. Eğer miyom 15 cm’den büyükse, cerrah dikey kesi tercih edebilir. Bu operasyonda mikrocerrahi prensiplerine uyulması, ameliyat sonrası yapışıklık riskini minimize etmek için kritiktir.

Laparoskopik Miyomektomi (Kapalı Cerrahi)

Deneyimli bir ekip ve uygun teknolojik donanım varlığında, çok büyük olmayan ve sayıca az miyomlar için laparoskopik yöntem tercih edilir. İyileşme süreci açısından avantajlı olan bu yöntemin sonuçları, abdominal miyomektomi ile benzer başarı oranlarına sahiptir.

Histeroskopik Miyomektomi

Rahim boşluğuna doğru gelişen submuköz miyomlar için en ideal yöntemdir. Herhangi bir kesi yapılmadan, vajinal yoldan rahim içine girilerek uygulanır. Operasyonun adet bitimini takip eden ilk hafta yapılması, rahim içinin daha net görülmesini sağlar. Hasta genellikle işlemden 2-3 saat sonra taburcu edilerek günlük hayatına dönebilir.

Cerrahi Sonrası Bilinmesi Gerekenler ve Yeni Teknolojiler

Miyomektomi ameliyatı olan hastaların dikkat etmesi gereken bazı önemli hususlar bulunmaktadır:

  • Ameliyat sonrası ilk 5 yıl içinde tekrar miyom oluşma riski %50 civarındadır.
  • 10 yıl içinde yeniden cerrahi müdahale gerekme ihtimali %10'dur.
  • Miyomektomi sonrası gerçekleşen gebeliklerde doğumun sezaryen ile yapılması önerilir.

Günümüzde cerrahiye alternatif olarak Uterin Arter Embolizasyonu ve Miyolizis gibi girişimsel radyolojik yöntemler de mevcuttur. Bu işlemler, miyomu besleyen damarların tıkanması prensibine dayanır. Ancak bu yöntemlerin uzun vadeli sonuçları üzerine henüz yeterince geniş vaka serileri bulunmamaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu

Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu

Prof. Dr. Hasan SERDAROĞLU, Sivas’ta doğmuştur. Tıp tahsilini İstanbu'da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Yine aynı fakültede Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığını almış ve Akademik kariyerine aynı anabilim dalında devam etmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.