Miyomlar rahimin kas tabakasından gelişen ve çok sık rastlanılan iyi huylu tümörlerdir. 35 yaş üzerindeki her 3 kadının birinde saptanır. Kadının yaşı, sayıları, büyüklükleri, rahimin neresinde yer aldıkları ve en önemlisi kadında yarattığı soruna göre ameliyat gerektirip gerektirmediklerine karar verilir. Dolayısıyla her saptanan miyom ameliyat gerektirmez. Sadece bazı kriterlere haiz miyomlarda ameliyat kaçınılmaz olur.

Miyomlar için ameliyat gerektiren başlıca durumlar şunlardır;

Hastada tedavi ile düzeltilemeyen adet kanamalarının fazla olması veya düzensiz vajinal kanama olması,

Miyomun ilk saptandığında büyük olması (>6 cm) ve/veya çok sayıda olmaları

Takiplerde hızlı büyüme göstermesi,

İdrar toplayıcı sisteme baskı yapmaları,

İnfertilite durumunda saptanabilen başka bir sebep yoksa,

Tekrar eden düşüklerin varlığında rahim içerisinde problem yaratıyorsa,

Ameliyat seçenekleri arasında sadece miyomların alınması veya rahimin miyomlarla beraber komple alınması düşünülmelidir. Eğer kadın menopoza girmişse veya genç bile olsa doğurganlığını tamamladığını düşünüyorsa, yani yeniden bir çocuk dünyaya getirmeme konusunda kesin kararını vermiş ise, rahimin alınması ileride tekrar bir operasyon gerekliliği ihtimalini ortadan kaldırmış olur. Özellikle 40 yaş altındaki bayanların ileride bir pişmanlık yaşamamaları için bu konuda acele etmeden kararlarını vermeleri gerekir.

Kadınların en büyük problemi rahimleri alındığında menopoza girecekleri ve kadınlıklarını kaybedecekleri ön yargısıdır. Özellikle vurgulamak isterim ki menopoza girmemiş fakat miyom sebebiyle sadece rahmini aldığımız kadınlar menopoza girmezler. Yumurtalıklarına dokunmadığımız için hormonal değerlerinde bir değişikli olmaz. Öte yandan rahimlerini aldığımız için adet görmezler ve çocuk sahibi olamazlar. Operasyonun tipine karar verirken dikkat edilmesi gereken en önemli husus budur.

Operasyonlar mümkün olduğunca vajinal yoldan gerçekleştirilmelidir. Çok büyük miyomlar bile uygun vakalarda tek başlarına veya rahimle birlikte vajinal yoldan çıkartılabilir. Operasyonun vajinal yoldan yapılmasının ek bir avantajı da özellikle ileri yaştaki kadınlarda gördüğümüz vajen ve çevre dokularda yaşlanma ve doğum travmalarına bağlı oluşmuş idrar kesesi sarkmaları ve/veya vajen deformasyonu gibi sorunların da eş zamanlı tamir edilebilir olmasıdır. Üstelik hastanın karnında ek bir kesi, dikiş bulunmaz. Toparlanma süreci buna bağlı olarak çok daha hızlı olur.

Eğer operasyon tek başına vajinal yoldan gerçekleştirilemiyorsa ikinci seçenek laparoskopik (yani karından kapalı yöntemle) cerrahi olmalıdır. Laparoskopi karına basit aletler yardımıyla 3-5 adet küçük delikler açılarak ve bu deliklerden kamera ve cerrahi aletler girilerek operasyonun yapılma biçimidir. Bu şekilde yapılan ameliyatlar teknik olarak açık yapılan ameliyatlara göre biraz daha uzun sürebilir. Fakat kan kaybı daha az olur ve hastanın ayağa kalkması ve toparlanması açık ameliyatlara göre çok daha erken olur. Dolayısıyla iş gücü kaybı çok azdır.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!