Doktorsitesi.com

MİGREN VE BESLENME TEDAVİSİ

Dyt. Duygu Kopan
Dyt. Duygu Kopan
27 Ekim 2017217 görüntülenme
Randevu Al
  • Migren, beyindeki kan damarlarının değişiminden kaynaklanan kronik bir nörolojik hastalıktır ve Türkiye'de kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülmektedir.
  • Stres, düzensiz uyku ve beslenme alışkanlıkları gibi faktörlerin yanı sıra tiramin, histamin ve MSG içeren besinler migren ataklarını tetikleyen temel unsurlar arasındadır.
  • Beslenme düzeninde magnezyum ve zencefil kullanımı, besin intoleranslarının tespiti ve yaşam tarzı değişiklikleri migren ataklarının sıklığını ve şiddetini önemli ölçüde azaltabilir.
MİGREN VE BESLENME TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Migren Nedir? Belirtileri ve Toplumdaki Görülme Sıklığı

Migren, beyindeki kan damarlarının genişlemesi ve daralması sonucu ortaya çıkan, genellikle ataklar halinde seyreden kronik bir nörolojik hastalıktır. Bu ataklar, bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyerek 4 saatten 72 saate kadar sürebilen şiddetli baş ağrılarına yol açar. Türkiye'deki istatistiklere bakıldığında, her 3 kadından birinde ve her 6 erkekten birinde migren görülmektedir. Kadınlarda görülme oranının erkeklere kıyasla iki kat fazla olmasının temel nedeni ise hormonal faktörler olarak tanımlanmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre migren, iş gücü kaybına en çok neden olan hastalıklar arasında üst sıralarda yer almaktadır. Veriler, bu hastalığın dünya genelinde yılda yaklaşık 1 milyon okul günü ve 150 milyon iş günü kaybına yol açtığını göstermektedir.

Migren Ataklarını Tetikleyen Temel Faktörler

Migren ağrılarının kesin nedeni tam olarak saptanamasa da, belirli çevresel ve biyolojik etkenlerin atakları tetiklediği bilinmektedir. Bu tetikleyiciler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Yaygın tetikleyiciler şunlardır:

  • Stres ve duygusal değişimler,
  • Düzensiz uyku alışkanlıkları,
  • Yoğun ışık, gürültü ve ani iklim değişiklikleri,
  • Hormonal değişiklikler ve aşırı fiziksel aktivite,
  • Kafein alımının aniden kesilmesi,
  • Yanlış beslenme alışkanlıkları (öğün atlama, yetersiz su tüketimi).

Migren ağrısı başlamadan önce vücut bazı sinyaller verir. Uyuşukluk, göz kararması, ışık çakmaları, huzursuzluk ve keyifsizlik bu belirtilerin başında gelir. Atak ilerledikçe ışığa ve kokuya karşı aşırı hassasiyet, mide bulantısı ve anksiyete tabloya eşlik edebilir.

Migreni Tetikleyen Besin Maddeleri ve İçerikleri

Beslenme düzeni, migren yönetiminde kritik bir rol oynar. Bazı besinlerin içeriğindeki bileşenler, damar yapısını etkileyerek ağrıyı başlatabilir. Aşağıdaki tabloda tetikleyici bileşenler ve bulundukları besin grupları yer almaktadır:

BileşenBulunduğu Besinler
TiraminPeynir, şarap, bira, salamura ve fermente gıdalar
TirozinPeynir ve çikolata
FeniletaminTurunçgiller, kakao, kırmızı şarap
HistaminMuz, domates, ıspanak, çilek, deniz ürünleri, kırmızı et
Nitrit / NitratSalam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünleri
MSG (Monosodyum Glutamat)Hazır çorbalar, dondurulmuş gıdalar, soya sosu
AspartamTatlandırıcı içeren light ürünler ve içecekler

Besin İntoleransı ve Migren İlişkisi

Migren, immünolojik mekanizmalar ile doğrudan ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, migren hastalarının %90'ında besin intoleransı (Ig G reaksiyonu) olduğunu saptamıştır. Besin intoleransı iki şekilde atağa neden olur:

  1. Vücut, tolere edemediği besini yabancı bir madde olarak algılar ve bağışıklık sistemini sürekli çalıştırarak atakları tetikler.
  2. İntoleranslar, beyindeki serotonin seviyesini düşürür. Serotonin eksikliği ise migren ağrılarının en temel nedenlerinden biridir.

Migren Ataklarını Azaltmak İçin Beslenme Önerileri

Beslenme alışkanlıklarında yapılacak değişiklikler, atak sıklığını %30 oranında azaltabilmektedir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Magnezyum Desteği: Magnezyum eksikliği baş ağrısını tetikler. Badem, karabuğday, ton balığı ve keten tohumu gibi magnezyum zengini besinler tüketilmelidir.
  • Zencefil Tüketimi: Antienflamatuar etkisi sayesinde zencefilin atakları hafiflettiği bilinmektedir.
  • Güvenli Besinler: Sebzeler, yumurta, elma, armut, kivi ile melisa ve papatya çayları genellikle güvenli kabul edilir.
  • Alkol Tercihi: Kırmızı şarap, beyaza oranla daha fazla histamin içerdiği için daha güçlü bir tetikleyicidir.

Migren Yönetimi İçin Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Migrenle başa çıkmak için sadece beslenmeyi düzenlemek yeterli olmayabilir; bütünsel bir yaklaşım gereklidir:

  • Düzenli Uyku ve Egzersiz: Haftada en az 3 gün hafif egzersiz yapılmalı ve uyku saatleri sabitlenmelidir.
  • Migren Günlüğü Tutun: Hangi besinin veya durumun ağrıyı tetiklediğini anlamak için günlük tutmak, kişisel analiz için hayati önem taşır.
  • Hidrasyon: Vücudun susuz kalması atağı tetikleyebilir, gün içinde yeterli su tüketilmelidir.
  • Tıbbi Destek: Mutlaka bir nöroloji uzmanına danışılmalıdır. Ayrıca obezite ve diyabet gibi hastalıkların tedavisi migreni hafifletir.
  • Botoks Uygulamaları: Kaslara uygulanan botoks enjeksiyonlarının atakları %50'den fazla azalttığı gözlemlenmiştir.

Etiketler

DiyetisyenMigren tedavisiMigreni tetikleyen yiyeceklerBeslenme tedavisiDiyetBeslenmeMigrenMigrende beslenme

Yazar Hakkında

Dyt. Duygu Kopan

Dyt. Duygu Kopan

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.