Doktorsitesi.com

MEVSİMSEL DEPRESYONU TANIYALIM

Psk. Pınar Şimşek
Psk. Pınar Şimşek
17 Ocak 2019136 görüntülenme
Randevu Al
  • Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu, günlerin kısalmasıyla birlikte vücuttaki melatonin artışı ve serotonin düşüşü gibi hormonal değişimlerden kaynaklanan bir depresyon türüdür.
  • Bu rahatsızlık; halsizlik, iştah değişimleri, mutsuzluk ve sosyal çevreden uzaklaşma gibi çeşitli fiziksel ve duygusal belirtilerle kendini gösterir.
  • Hafif belirtiler yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol edilebilirken, uzun süreli durumlarda ilaç tedavisi, psikoterapi ve fototerapi gibi profesyonel yöntemlere başvurulmalıdır.
MEVSİMSEL DEPRESYONU TANIYALIM
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu Nedir?

Yaz aylarının sona ermesiyle birlikte pek çok kişi, tatil döneminin yerini yoğun iş temposuna ve yeni okul dönemlerine bırakmasıyla bir endişe sürecine girmektedir. Güneş ışınlarının yeryüzüne geliş açısının değişmesi ve günlerin kısalması, bireyler üzerinde hem biyolojik hem de psikolojik etkiler yaratabilmektedir. Bu durumun günümüzdeki en somut örneği, tıp literatüründe Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu olarak tanımlanmaktadır.

Hormonal Değişimlerin Psikolojik Etkileri

Depresyonun bir alt dalı olarak kabul edilen bu rahatsızlıkta, vücuttaki hormonal dengeler kritik bir rol oynamaktadır. Güneş ışığının azalmasıyla birlikte, halk arasında uyku hormonu olarak bilinen melatonin seviyesi artarken; mutluluk hormonu olarak adlandırılan serotonin seviyesi düşüşe geçer. Bu hormonal değişim, depresif belirtilerin ortaya çıkmasında oldukça etkilidir.

Melatonin ve Serotonin Dengesi

Alışılmış güneş ışığı miktarının azalması, vücudun daha fazla melatonin salgılamasına yol açarak şu sonuçları doğurur:

  • Sürekli halsizlik ve uyuşukluk hissi
  • Artan uyku hali
  • Enerji düşüklüğü

Diğer yandan, kış aylarında havaların soğuması ve günlerin erken kararması serotonin üretimini kısıtlar. Bu eksiklik ise kişide keyifsizlik, mutsuzluk, gerginlik, ilgisizlik ve isteksizlik gibi duygusal değişimlere neden olabilmektedir.

Mevsimsel Depresyonun Belirtileri

Genellikle sonbahar aylarında tetiklenen bu rahatsızlık, nadir de olsa ilkbahar aylarında "yaz depresyonu" şeklinde de görülebilmektedir. Her iki türde de benzer semptomlar gözlemlenmektedir. Mevsimsel geçişlerde dikkat edilmesi gereken temel belirtiler şunlardır:

Belirti KategorisiGözlemlenen Durumlar
Fiziksel Belirtilerİştah artışı veya azalması, aşırı halsizlik
Duygusal BelirtilerAşırı duygusallık, mutsuzluk, gerginlik
Sosyal BelirtilerSosyal çevreden uzaklaşma, içe kapanma
Psikolojik BelirtilerCinsel isteksizlik, genel isteksizlik hali

Mevsimsel Depresyonla Mücadele ve Tedavi Yöntemleri

Ara dönemlerde görülen hafif belirtiler; stresten uzak durmak, yeterli düzeyde gün ışığı almak, motivasyonu yükseltmek ve depresif unsurlardan kaçınmak gibi önlemlerle kontrol altına alınabilir. Ancak, bu belirtiler en az iki yıl boyunca üst üste aynı dönemlerde tekrar ediyorsa, mutlaka bir uzman yardımı alınması gerekmektedir.

Profesyonel Tedavi Seçenekleri

Uzmanlar tarafından uygulanan başlıca tedavi yöntemleri şunlardır:

  1. İlaç Tedavisi: Psikiyatr kontrolünde kullanılan anti-depresanlar, serotonin seviyesini artırarak iyileşme sağlar.
  2. Psikoterapi: Sorunun kaynağına inilerek depresyonla ilişkili diğer faktörler çözümlenir ve kişide rahatlama sağlanır.
  3. Fototerapi (Işık Tedavisi): Günde 20-30 dakika boyunca yapay veya doğal güneş ışığına maruz kalınarak yeterli ışık alımı sağlanır. Bu yöntemle melatonin hormonunun aşırı salınımı önlenerek kısa sürede iyileşme hedeflenir.

Etiketler

PsikolojikDepresyon ilaçlarıPsikolojik destekPsikoterapiPsikolojik belirtilerPsikiyatrik hastalıklarDepresif yakınmalarDepresyon nedirDepresyon tedavisiDepresyonda cinsellikDepresyonda cinsel isteksizlikDepresyon belirtileriDepresyonda ilaçsız tedaviDepresyon nedenleriDepresyon eğilimiDepresyon kimlerde görülürDepresyon türleriDepresyonun evreleriDepresyon tedavisinde beslenmeDepresyon tedavisi sonrasıDepresyon terapisiDepresyon riskiDepresyonu tetikleyen faktörlerDepresyonu tetikleyen nedenlerDepresyonu tetikleyen hastalıklarDepresyonun iyleşme süreciPsikologPsikoterapi nerede ve ne zamanPsikoterapi çeşitleriPsikoterapi süreciPsikoterapilerPsikoterapi kişiye ne kazandırırPsikoterapPsikoterapi desteğiizmir psikologizmir psikolojik danışmanizmirpsikologizmir psikoterapiizmir terapi merkeziizmr psikoterapist

Yazar Hakkında

Psk. Pınar Şimşek

Psk. Pınar Şimşek

Pınar Şimşek, ilkokul,ortaokul ve lise öğrenimini mersinde tamamlamıştır.
Ardından Ege Üniversitesi psikoloji bölümünde hazırlık eğitiminin devamında 4 yıllık lisans programını tamamlayarak onur derecesiyle mezun olmuştur.

Eğitim süresince İzmir Alzheimer derneğiyle ortak çalışmalar yürüterek Alzheimer hastaları ve yakınlarının psikolojik destek programında aktif görev almıştır.
Ege Üniversitesi Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Anabilim Dalında madde bağımlılığı servisinde bulunduğu staj dönemi boyunca grup terapilerine katılım ve test değerlendirme aktivitelerinde destekleme programında görev almıştır.

Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde şizofreni, kişilik bozuklukları vakalarıyla ilgili anket, raporlama çalışmaları yaparak stajını tamamlamıştır. Canlı ve kadavra organ bağışı konusunda üniversite öğrencilerinin tutumuna yönelik derleme çalışması bulunmaktadır.

Çeşitli anaokulları ve rehabilitasyonlarda edindiği çalışma hayatında çocuklara yönelik gelişim envanterleri uygulamaları, Otizmli, down sendromlu çocuklarda gelişimsel davranışlar konulu seminerler düzenleyerek ebeveyn destek projeleri oluşturmuştur. Çeşitli gazetelerde psikoloji başlıklı yazılar yazmakta, radyo programlarında birçok konuyla ilgili canlı veya yayından katılım sağlayarak güncel psikoloji konularında söyleşiler yapmaktadır.

Üye olduğu derneklerde ve özel okullarda seminerler düzenleyerek gelişimsel ve psikolojik destek şemalı uygulamalar yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.