Doktorsitesi.com

MESANE KANSERİ TEDAVİSİNDE İMMÜNOTERAPİ DÖNEMİ

Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman
Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman
29 Ocak 2018246 görüntülenme
Randevu Al
MESANE KANSERİ TEDAVİSİNDE İMMÜNOTERAPİ DÖNEMİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Mesane Kanseri Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Mesane kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında 9. sırada yer alırken, Türkiye'de erkeklerde akciğer ve prostat kanserinden sonra en sık rastlanan 3. kanser türüdür. Hastalık genellikle ağrısız pıhtılı kanama ile kendini belli etmekte ve erken teşhis hayati önem taşımaktadır. Memorial Hizmet Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, mesane kanserinin gelişimi ve modern tedavi yaklaşımları hakkında kritik bilgiler paylaştı.

İdrardaki Kanı Ciddiye Alın: Temel Belirtiler

Mesane kanseri, kadınlara oranla erkeklerde çok daha yüksek bir sıklıkla görülmektedir. Hastalığın en karakteristik belirtisi, idrarda gözle görülen ancak herhangi bir ağrıya yol açmayan pıhtılı kanamalardır. Bunun yanı sıra hastalar aşağıdaki şikayetleri de yaşayabilmektedir:

  • Ani idrar sıkışması hissi
  • İdrar kaçırma problemleri
  • İdrar yaparken zorlanma

Mesane Kanseri Türleri ve Sınıflandırılması

Mesane kanserlerinin yaklaşık %90'ı, mesane iç yüzeyini kaplayan ve ürotelyum adı verilen değişici hücrelerden köken alır. Hastalığın evrelemesi ve saldırganlık düzeyi tedavi planını doğrudan etkiler. Teşhis konulan hastaların dağılımı ve riskleri şu şekildedir:

  • Noninvaziv (Yüzeyel) Mesane Kanseri: Hastaların üçte ikisini oluşturur; kanser henüz kas tabakasına ulaşmamıştır.
  • İnvaze Mesane Kanseri: Hastaların üçte birinde görülür; kanser kas dokusuna işlemiştir.
  • Dönüşüm Riski: Başlangıçta yüksek dereceli yüzeyel tanısı alan hastaların %15-30'u takipler sırasında invaziv kansere dönüşebilir.

Tanı Yöntemleri: Sistoskopi ve Patolojik İnceleme

Mesane kanseri şüphesinde ilk tetkik genellikle ultrasonografi olsa da kesin tanı için altın standart sistoskopi yöntemidir. Bu işlemde, dış idrar yolundan ışıklı özel bir cihazla girilerek mesane içi direkt olarak incelenir. İnceleme sırasında saptanan tümörler özel cihazlarla kesilerek (TUR-M) kesin tanı için patolojiye gönderilir.

Geleneksel Tedavi Yöntemleri ve Cerrahi Müdahale

Tümörün tekrarlayıcı veya çok sayıda olması durumunda, hastanın bağışıklığını güçlendirmek amacıyla mesane içine canlı tüberküloz aşısı (BCG) veya doğrudan kemoterapi ilaçları uygulanabilir. Kanser kas tabakasına ilerlediğinde ise en sık başvurulan yöntem, kemoterapi desteği ile birlikte mesanenin tamamen alınması işlemi olan sistektomi cerrahisidir.

İmmünoterapi: Tedavide Bağışıklık Sistemi Dönemi

Yayılmış mesane kanserinde kullanılan geleneksel kemoterapi ilaçları, kalp ve böbrek hastalarında ciddi kısıtlamalara neden olabilmektedir. Bu noktada devreye giren immünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini yok etme kabiliyetini artırarak yeni bir umut ışığı olmuştur. Bu tedavi yöntemi, kanser hücrelerinin bağışıklık sistemini baskılamak için ürettiği sinyalleri engelleyerek çalışır.

Bağışıklık Kontrol Noktası İnhibitörleri

Bağışıklık sistemindeki "frenleri" serbest bırakmayı hedefleyen bu ilaçlar, özellikle T hücrelerinin (beyaz kan hücreleri) kansere karşı tekrar aktifleşmesini sağlar. Tedavide öne çıkan iki temel etken madde şunlardır:

Etken MaddeMekanizmaHedef
AtezolizumabT hücrelerini baskılayan proteini bloke eder.PD-L1 Kontrol Noktası
PembrolizumabAktif T hücrelerinin yüzeyindeki proteini hedefler.PD-1 Kontrol Noktası

Bu modern immünoterapi ilaçları, her yıl dünya genelinde yaklaşık 145 bin kişinin ölümüne yol açan yayılmış mesane kanseri tedavisinde, sınırlı seçeneklerin ötesine geçerek umut verici yepyeni bir dönem başlatmıştır.

Etiketler

Mesane kanseriMesane kanseri tanısıMesane kanseri tedavisiMesane kanseri teşhisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman

Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman

Prof. Dr. Ramazan Yavuz AKMAN, 1965 yılında Uşak'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1984 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1990 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1990 - 1995 yılları arasında Ankara Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaparak Üroloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.