Doktorsitesi.com

Mesane kanseri

Prof. Dr. Hasan Biri
Prof. Dr. Hasan Biri
1 Nisan 2015604 görüntülenme
Randevu Al
Mesane   kanseri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Mesane Kanseri Nedir?

Mesane (idrar torbası), böbrekler tarafından üretilen idrarın süzülerek toplandığı, karın içerisinde göbek deliğinin alt seviyesinde yerleşmiş bir kesedir. Anatomik olarak mesane; dış yüzeyindeki bir zar, idrarın dışarı atılmasını sağlayan üç sıralı kas tabakası ve en iç yüzeyi döşeyen mukoza tabakasından oluşur. Mesane kanseri, genellikle bu iç yüzeyi döşeyen hücrelerden gelişen ve çoğunlukla kötü huylu seyreden tümörlerdir.

Bu hastalık, zamanında tespit edilip tedavi edilmediği takdirde önce kas tabakasına, ardından çevre organlara ve tüm vücuda yayılma eğilimi gösterir. Bu nedenle, hastalığın erken evrede yakalanması, tedavinin başarısı ve uygulanacak yöntemin belirlenmesi açısından hayati önem taşımaktadır.

Mesane Kanseri Neden Oluşur? Risk Faktörleri

Günümüzde mesane kanseri gelişiminde rol oynayan birçok risk faktörü tanımlanmıştır. Bilimsel olarak en net bilinen risk faktörleri şunlardır:

  • Sigara kullanımı
  • Kimyasal maruziyet: Lastik, tekstil veya boya sanayisinde kullanılan belirli kimyasal maddelerle çalışmak.
  • Genetik ve demografik faktörler: Ailesel hikaye, beyaz ırk mensubu olmak ve erkek cinsiyet.
  • Beslenme alışkanlıkları: Kızarmış ve aşırı yağlı yiyeceklerin yoğun tüketimi.
  • Enfeksiyonlar: İdrar kesesine yerleşen ve tedavi edilmeyen çeşitli paraziter enfeksiyonlar.

Mesane Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Mesane kanserinin en sık karşılaşılan ve en tipik belirtisi kanlı idrar (hematüri) durumudur. İdrardaki kanama hafif pembemsi bir renkte olabileceği gibi, yoğun kırmızı ve hatta pıhtılı bir yapıda da görülebilir. Bunun yanı sıra, diğer ürolojik hastalıklarla benzerlik gösterebilen şu belirtilere de dikkat edilmelidir:

  • İdrar yaparken yanma veya ağrı hissi
  • Sık sık idrara çıkma ihtiyacı
  • Göbek altında (pelvik bölgede) hissedilen ağrı

Mesane Kanseri Tanısı Nasıl Konulur?

Mesane kanseri şüphesinde; tam idrar analizi, ultrasonografi, tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır. Ancak kesin tanı için altın standart, anestezi altında gerçekleştirilen sistoskopi işlemidir.

Sistoskopi, ince bir kamera sistemiyle idrar kanalından girilerek mesane içerisinin doğrudan gözlemlenmesidir. Bu işlem sırasında görülen tümörden alınan doku parçalarının (biyopsi) patolojik incelemesi sonucunda kesin teşhis konulur.

Mesane Kanseri Tedavi Yöntemleri

Mesane kanserinde tedavi planlaması, hastalığın evresine ve tümörün agresiflik derecesine göre değişiklik gösterir. Tedavi yaklaşımları temel olarak iki ana başlıkta incelenir:

1. Erken Evre Tedavisi (Yüzeyel Mesane Kanseri)

Tümörün henüz mesane kas tabakasına ulaşmadığı durumlarda uygulanan yöntemdir. İlk adım, tümörün endoskopik olarak çıkarılması işlemidir; bu işleme Transüretral Mesane Tümörü Rezeksiyonu (TUR-MT) denir. Patoloji sonucuna göre ek tedavi süreci şu şekilde ilerler:

  • İlaç Tedavisi: Tekrarlama riskini azaltmak için mesane içerisine 6 hafta boyunca ince bir sonda yardımıyla ilaç (kemoterapötik veya BCG - zayıflatılmış tüberküloz mikrobunu) uygulanır.
  • Uygulama Süreci: Ağrısız olan bu işlem 5-10 dakika sürer ve hastanede yatış gerektirmez. Hasta, ilaç uygulandıktan bir saat sonra idrarını yaparak ilacı tahliye eder.
  • Takip: Mesane tümörü tekrarlama riski yüksek bir hastalık olduğu için doktorun belirlediği aralıklarla düzenli sistoskopi kontrolleri yapılmalıdır.

2. İleri Evre Tedavisi (Kas Tabakasına Yayılmış Tümörler)

Tümör kas tabakasına yayılmışsa veya çok agresif seyredip sık tekrarlıyorsa, Radikal Sistektomi ameliyatı gereklidir. Bu operasyonda mesane tamamen çıkarılır. Hastanın durumuna göre iki farklı yöntemle idrar çıkışı sağlanır:

YöntemAçıklama
Yapay MesaneBağırsaktan yeni bir mesane yapılarak normal yolla idrar çıkışı sağlanır.
Ürostomi (Torba)İdrar kanalları karın duvarına ağızlaştırılır ve idrar dışarıdaki bir torbaya birikir.

Sistektomi ameliyatları kliniğimizde açık cerrahi veya kapalı yöntemler olan laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleriyle başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hasan Biri

Prof. Dr. Hasan Biri

Prof. Dr. Hasan BİRİ, tıp eğitimini 1981-1987 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1988-1992 yılları arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve Üroloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.