Doktorsitesi.com

İYİ HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİ (BENİGN PROSTAT HİPERPLAZİSİ, BPH)

Doç. Dr. Orhan Ünal Zorba
Doç. Dr. Orhan Ünal Zorba
20 Haziran 2023247 görüntülenme
Randevu Al
Prostat işemeyi nasıl bozar? 40 Yaşından sonra prostat iç kısmı hormonal, metabolik ve genetik faktörlerin etkisiyle büyümeye başlar. Az veya çok her erkekte bu büyüme görülür. Bazı erkeklerde bu büyüme idrar yolunu daraltarak idrar akışında yavaşlamaya yol açabilir. Bu hastalık iyi huylu prostat büyümesi (benign prostat hiperplazisi) olarak adlandırılır.
İYİ HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİ (BENİGN PROSTAT HİPERPLAZİSİ, BPH)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Prostat Nedir? Görevi ve Anatomik Yapısı

Prostat, mesanenin hemen altında konumlanan ve içinden idrar yolunun geçtiği kritik bir organdır. Temel görevi, spermin kadın üreme sistemi içerisinde hayatta kalmasını ve hareket etmesini kolaylaştıran özel maddeleri salgılamaktır. Anatomik olarak prostatı iki ana bölüme ayırmak mümkündür: Dış kısım (periferik zon) ve idrar yolunu çevreleyen iç kısım (transizyonel zon).

Prostat Büyümesi İdrar Akışını Nasıl Etkiler?

Erkeklerde 40 yaşından itibaren prostatın iç kısmı; hormonal, metabolik ve genetik faktörlerin etkisiyle büyümeye başlar. Bu büyüme süreci, az veya çok her erkekte gözlemlenen doğal bir durumdur. Ancak bazı vakalarda bu büyüme idrar yolunu daraltarak idrar akışının yavaşlamasına neden olur. Tıbbi literatürde bu durum İyi Huylu Prostat Büyümesi (Benign Prostat Hiperplazisi - BPH) olarak tanımlanır.

Prostat Büyümesinin Belirtileri ve Şikayetleri

Prostat büyümesi, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çeşitli semptomlara yol açar. Bu şikayetler genellikle her işemede hissedilse de sabah ilk işemede en şiddetli seviyeye ulaşır. Yaygın görülen belirtiler şunlardır:

  • İdrar akış hızında belirgin azalma,
  • İşemeye başlamadan önce bir süre bekleme,
  • Kesik kesik idrar yapma,
  • Mesaneyi tam boşaltamama hissi,
  • Ani idrar sıkışması ve tuvalete yetişemeden damlatma,
  • Gece sık idrara kalkma.

Semptomların şiddetini objektif olarak değerlendirmek için Uluslararası Prostat Semptom Skoru (IPSS) hesaplama formu kullanılmaktadır.

Tanı Süreci: Muayene ve Gerekli Tetkikler

İşeme şikayetiyle başvuran hastalarda tanıyı kesinleştirmek için multidisipliner bir yaklaşım izlenir. Prostat, kalın bağırsağın son kısmının hemen önünde yer aldığı için rektal tuşe (parmakla muayene) yöntemiyle değerlendirilir. Bu muayene sayesinde prostat yüzeyindeki küçük düzensizlikler ve kanser şüphesi uyandırabilecek sertlikler kolayca fark edilebilir.

Tanı sürecinde kullanılan diğer önemli tetkikler şunlardır:

Tetkik AdıKullanım Amacı
UltrasonProstat büyüklüğünü ölçmek, mesane ve böbrek yapısını incelemek.
İdrar Tahliliİdrar yolunda kanama veya enfeksiyon varlığını tespit etmek.
Kan Kreatinin DüzeyiBöbrek fonksiyonlarının sağlığını kontrol etmek.
PSA TestiBüyümenin iyi veya kötü huylu olduğu hakkında fikir edinmek.
Üroflovmetriİşeme hızını ve etkilenme derecesini objektif ölçmek.

PSA (Prostat Spesifik Antijen) Nedir?

PSA, prostat tarafından salgılanan ve meniyi jel kıvamından akışkan hale getiren bir enzimdir. PSA seviyesinin düşük olması kesin olarak kanser olmadığını kanıtlamadığı gibi, yüksek olması da her zaman kanser anlamına gelmez. PSA; iyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı veya sonda takılması gibi durumlarda da yükselebilir. Bu test, parmakla muayene ile birlikte değerlendirildiğinde anlamlı bir risk göstergesidir.

Yaşam Tarzı ve Diyet Değişiklikleri

BPH şikayeti olan hastaların günlük alışkanlıklarında yapacağı düzenlemeler semptomların hafiflemesine yardımcı olabilir. Özellikle akşam saatlerinde sıvı alımı kısıtlanmalıdır. Kahve, çay ve kola gibi idrar söktürücü etkisi olan içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Ayrıca baharatlı, acı ve ekşi gıdaların tüketilmemesi şikayetlerin artmasını engelleyebilir.

Prostat Büyümesi Tedavi Yöntemleri

İşeme bozuklukları, hastanın durumuna göre ilaçla veya cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir.

İlaç Tedavisi ve Bitkisel Yaklaşımlar

Tedavide temel olarak iki grup ilaç kullanılır:

  1. Alfa Blokerler: Prostat kaslarını gevşeterek idrar akışını artırır.
  2. 5-Alfa Redüktaz İnhibitörleri: Prostatta fiziksel küçülme sağlar.

Hafif şikayetlerde Serenoa repens (Saw Palmetto), Pygeum africanum ve Hypoxis rooperi gibi bitkisel kaynaklı takviyeler de kullanılabilir. Bu bitkilerin karma bir etki mekanizmasına sahip olduğu düşünülse de bilimsel veriler henüz tam olarak yeterli değildir.

Cerrahi Müdahale Ne Zaman Gereklidir?

Aşağıdaki durumların varlığında hastalık ilaçla tedavi aşamasını geçmiş sayılır ve ameliyat zorunlu hale gelir:

  • İlaç tedavisine rağmen şiddetli şikayetlerin devam etmesi,
  • İdrar torbasında taş oluşumu,
  • İdrar yolunun tamamen tıkanması,
  • Mesanenin boşalamamasına bağlı böbrek fonksiyon bozuklukları,
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları,
  • İlaçla durdurulamayan idrar yolu kanamaları.

Güncel Prostat Ameliyatı Yöntemleri

Günümüzde prostat ameliyatları açık veya kapalı yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Lazer teknolojisindeki gelişmeler sayesinde, artık her boyuttaki prostat HoLEP veya ThULEP yöntemleriyle kapalı olarak tedavi edilebilmektedir. Bu yöntemlerde prostatın iç kısmı dış kısmından tamamen ayrılarak çıkarılır.

Bipolar (Plazma Kinetik) TUR-P Teknolojisi

Klasik TUR-P yöntemine göre Bipolar TUR-P teknolojisinin önemli avantajları bulunmaktadır:

  • TUR Sendromu Riski Yoktur: Kanla benzer elementler içeren sıvılar kullanıldığı için hayati tehlike yaratan sıvı emilimi riski ortadan kalkar.
  • Kalp Piline Uyumluluk: Elektrik akımı sadece doku içinden geçtiği için kalp pili olan hastalarda güvenle uygulanır.
  • Daha Az Kanama: Cihaz kesme işlemi yaparken aynı zamanda koagülasyon (kanama durdurma) yaptığı için operasyon daha güvenli ve hızlı tamamlanır.

Etiketler

Prostat hastalığıİyi huylu prostat büyümesiProstate spesifik antigenProstat belirtileri

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Orhan Ünal Zorba

Doç. Dr. Orhan Ünal Zorba

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.