Menopoz kelimesinin anlamına bakacak olursak, yunanca ‘aylık’ anlamına gelen ‘men’ ve ‘kesilme’ anlamındaki ‘pause’ kelimelerinden oluştuğunu görürüz. Menopoz bir hastalık değil, her normal ve sağlıklı kadının vakti geldiği zaman yaşayacağı yeni bir sürecin başlangıcıdır. Menopoz sürecini anlayabilmek için önce adet olgusunun nasıl geliştiğini bilmeliyiz. Bir kız çocuğunun yumurta sayısı, daha anne rahmine düştüğü anda matematiksel olarak belirlenmiştir.


Gebeliğin hemen başında 6 -7 milyon olan bu rakam, doğum esnasında doğal seçilim yoluyla 400 bin – 500 bin civarına düşer. Bu seçilimle birlikte kız çocuğundaki yumurta sayısı artık sabittir ve geri sayım başlamıştır. Ergenlik çağına kadar sakin, sessiz bekleyen yumurtalar, ergenlik çağıyla birlikte salgılanan hormonların etkisiyle olgunlaşır ve adet başlar. Düzenli adetler, her ay kadın vücudunun gebeliğe hazırlığını gösterir. Her adet döneminde yaklaşık 900 – 1000 yumurta olgunlaşma çabasına girişir, ancak bunlardan sadece biri, pek nadiren de ikisi yeni bir canlı oluşturabilecek kadar olgunlaşır ve döllenmek üzere yumurtalık dışına atılır. Geri kalanlar, yani seçilemeyenler bulundukları yerde telef olurlar. Bu durumda sayısal verirler göz önünde bulundurulursa, kadınların yaşamları boyu ortalama 400-500 adet kanaması geçireceği sonucu çıkar, çünkü yumurta sayısı ancak bu kadarına izin verir. Bu sayısal verileri zaman bazında hesaplarsak yaklaşık 30-40 yıllık bir adet döngüsü ortaya çıkar. Yani ortalama 10 -12 yaşlarında başlayan adet döngüsü 50’li yaşlarda son bulacaktır. Sigara içen hanımlarda bu durum daha önce gelişir. İşte bu yaşlarda kadının son kez yaşadığı adet kanaması, menopozun başlangıcıdır… Menopozla gelen değişiklikler Yavaş yavaş menopoz dönemi yaklaşan bayanların hissedecekleri değişimleri, menopozal dönemleri gözden geçirerek irdeleyelim: Premenopoz: 40 yaş civarında başlar, genellikle belirti vermez. Sadece çok küçük hormonal değişimler gözlenebilir, menopoz ile sonlanır.



Adet araları normal sınırlar içinde kalmak üzere (örneğin 21-25 günde bir adet görme) kısalır. Üreme yeteneğindeki ilk yaşlanma bulguları folikül stimüle edici hormon (FSH) salgısındaki artıştır. Luteinize edici hormon (LH) bundan etkilenmez, çünkü östrojen ve progesteron normal düzeylerdedir. Klimakterium: Genellikle 45 yaş civarında başlar ve yaşlılık (senil) döneminin başlangıcı kabul edilen 65 yaşa kadar devam eder. Adet düzensizlikleri, sıcak basmalarının ortaya çıkması gibi bulgu ve belirtiler, klimakterik dönemin başladığını gösterir. Perimenopoz: Klimakterium ile birlikte başlar ve menopozdan 1 yıl sonra biter. Yoğun şikayetlerin olduğu dönemlerden biridir.



Perimenopoz döneminde adet araları çok değişkendir, ( 20 - 35 gün) ve % 40 oranındaki kadında artık yumurta üretimi yoktur. FSH ve daha az olmak üzere LH düzeyleri genellikle yüksek, östrojen ve progesteron seviyeleri genellikle düşüktür. Menopoz: Geçirilen son adet kanamasını niteleyen bir kavramdır. Menopoz bir dönem değil sadece görülen son adet kanamasının adıdır, sayısı belli olan yumurtalar tükenir. Menopoz yaşını etkileyen en önemli dış etken sigara içimidir. Postmenopoz: Menopozal geçiş döneminin son fazıdır. Son adet kanamasından yani menopozdan 1 yıl sonra başlar ve yaşlılık dönemi başlangıcına kadar sürer. Postmenopozal dönemde terleme, sıcağa tahammülsüzlük, uykusuzluk gibi belirtiler ve psikolojik şikayetler ağırlık kazanacaktır. Hormon eksikliği nedeni ile kemik kaybı ve ilgili şikayetler, kalp ve damar hastalıklarına yatkınlığın ortaya çıkması ve dış genitalde atrofi sıklıkla izlenir.

Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!