Doktorsitesi.com

Meme kanseri izlerinin silinmesi: geç dönemde meme rekonstrüksiyonu

Prof. Dr. Sıdıka Kurul
Prof. Dr. Sıdıka Kurul
1 Mayıs 20111110 görüntülenme
Randevu Al
Meme kanseri izlerinin silinmesi: geç dönemde meme rekonstrüksiyonu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri Sonrası Meme Rekonstrüksiyonu ve Psikolojik Süreç

Günümüzde meme kanseri tedavisi gören kadınların büyük bir bölümünün meme rekonstrüksiyonu yöntemlerinden haberdar olması memnuniyet vericidir. Modern tıp dünyasında cerrahlar ve onkologlar, rekonstrüksiyon işleminin mevcut hastalığın seyrini olumsuz etkilemeyeceği konusunda fikir birliği içindedir. Onkologlar, adjuvan tedavilerin tamamlanmasının ardından hastaları, meme onarımı seçeneklerini değerlendirmek üzere plastik cerrahi uzmanlarına yönlendirmektedir.

Meme kanseri görülme yaşının düşmesi, tedavi yöntemlerinin sağ kalıma katkısı, estetik değerlerin değişimi ve sosyal güvenlik kurumlarının desteği bu operasyonlara olan talebi artırmıştır. Mastektomi sonrası kadınlar; organ kaybı, vücudunu eksik algılama, protez sütyen kullanma zorunluluğu ve sosyal yaşamda kısıtlanma gibi sıkıntılarını artık daha net ifade edebilmektedir. Aynaya bakmaktan çekinme veya bedensel yakınlıktan korkma gibi durumlar, rekonstrüksiyon ile aşılabilmektedir.

İdeal Meme Rekonstrüksiyonunun Temel Özellikleri

Başarılı bir meme onarımı operasyonu, hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedefler. İdeal bir rekonstrüksiyon yöntemi şu kriterleri taşımalıdır:

  • Doğal meme görünümü ve dokusu oluşturulabilmelidir.
  • Diğer meme ile estetik bir simetri sağlanmalıdır.
  • Uzun dönemde kalıcı ve stabil sonuçlar elde edilmelidir.
  • Hastaya yüklenen cerrahi riskler kabul edilebilir düzeyde tutulmalıdır.
  • Mümkün olan en az sayıda cerrahi girişimle süreç tamamlanmalıdır.

Meme Onarımında Kullanılan Temel Yöntemler

Meme onarımı sürecinde hastanın genel sağlık durumu, yaşı, önceki ameliyat izleri, radyoterapi geçmişi ve beklentileri göz önünde bulundurulur. Bu doğrultuda iki temel yöntem öne çıkar:

1. İmplant (Silikon Protez ve Doku Genişletici) ile Onarım

Geç meme onarımında sıklıkla iki aşamalı bir yol izlenir. Önce doku genişletici balon yerleştirilir, ardından kalıcı silikon meme protezi ile işlem tamamlanır. Bazı durumlarda protez, öz doku aktarımı ile kombine edilebilir.

Avantajları:

  • Basit bir cerrahi uygulamadır.
  • Vücudun başka bir yerinden doku alınmadığı için ek bir iz bırakmaz.
  • İyileşme süreci daha hızlı ve rahattır.

Dezavantajları:

  • Özellikle geç dönem rekonstrüksiyonlarda, implantlara bağlı bazı komplikasyon riskleri mevcuttur.

2. Öz Doku (Otojen Doku) ile Meme Onarımı

Hastanın kendi vücudundan (karın, sırt, kalça veya uyluk) alınan dokularla yapılan onarımdır. Bu yöntemle oluşturulan meme; canlı, yumuşak ve doğal memeye en yakın yapıda olur.

YöntemUygulama BölgesiÖzellikleri
Sırt (Latissimus Dorsi)Sırt kası ve derisiNispeten kolaydır, gerekirse altına protez konulabilir.
Karın (TRAM Flep)Karın alt bölgesiMikrocerrahi veya saplı yöntemle taşınır; aynı zamanda karın germe etkisi yaratır.
Kalça DokusuKalça bölgesiMikrocerrahi gerektirir, donör alanda iz bırakır.

Öz doku ile yapılan onarımlar, kilo alıp vermeye normal meme gibi yanıt verir ve zamanla daha doğal bir duyum kazanır.

Meme Başı Onarımı ve Simetri Operasyonları

Rekonstrüksiyon süreci, meme başı (nipple) onarımı ile nihai formuna kavuşur. İlk ameliyattan yaklaşık 6-8 ay sonra gerçekleştirilen bu işlemde, bölgedeki dokulardan meme ucu yapılır. Çevresindeki koyu alan (areola) için dövme (tatuaj) yöntemi veya vücudun diğer bölgelerinden alınan deri greftleri kullanılabilir.

Bu aşamada, diğer memede sarkma veya boyut farkı varsa; meme küçültme veya meme dikleştirme işlemleri yapılarak tam simetri sağlanır. Meme başı onarımı genellikle lokal anestezi ile yapılırken, simetri operasyonları genel anestezi gerektirebilir.

Sonuç: Uzman Görüşü

Plastik cerrahi teknikleri, günümüzde kaybedilen bir memenin yeniden oluşturulmasına başarıyla imkan tanımaktadır. Başarılı bir sonuç için en temel ilke; doğru hasta seçimi, uygun yöntemin belirlenmesi ve plastik cerrahın tedavi ekibiyle koordineli çalışmasıdır.

Mastektomi geçirmiş her kadın, hayatının herhangi bir döneminde onarım için başvurabilir. Önemli olan, hastanın bu seçenekler hakkında bilgilendirilmesi ve gerekirse psikolojik destek alarak kendi kararıyla bu sürece dahil olmasıdır.

Prof. Dr. Sıdıka Kurul
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı
İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü, Cerrahi Onkoloji Ünitesi

Etiketler

Meme implantıMastektomiMeme rekontsrüksiyonuGeç dönem meme rekonstrüksiyonuMeme kanseri ameliyatı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Sıdıka Kurul

Prof. Dr. Sıdıka Kurul

Prof. Dr. Sıdıka KURUL, 1950 yılında Zonguldak’ta doğmuştur. Tıp eğitimini 1973 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’de tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1980 yılında Genel Cerrahi, 1983 yılında ise Plastik Cerrahi uzmanlık eğitimlerini tamamlamıştır. Ayrıca kendisi Avrupa ve ABD'de ziyaretçi doktor olarak pek çok mesleki kursa katılmıştır.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.