Doktorsitesi.com

Meme Kanseri Hakkında Yanlış Bilinen Doğrular

Prof. Dr. Berrin Pehlivan
Prof. Dr. Berrin Pehlivan
24 Ağustos 2021221 görüntülenme
Randevu Al
Meme Kanseri Hakkında Yanlış Bilinen Doğrular
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri Hakkında Yanlış İnanışlar ve Bilimsel Gerçekler

Meme kanseri, dünya genelinde kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen, hastalık hakkında toplumda pek çok yanlış bilgi dolaşmaktadır. Bu dezenformasyon, erken teşhis süreçlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Meme kanseri risk faktörleri, belirtileri ve tanı yöntemleri hakkında doğru bilgilere sahip olmak, sağlığın korunması açısından kritik bir öneme sahiptir.

Meme Kanseri Sadece Genetik mi?

Toplumdaki en yaygın inanışlardan biri, meme kanserinin sadece ailesinde bu hastalık öyküsü olanlarda görüleceğidir. Ancak istatistikler durumun çok daha farklı olduğunu göstermektedir:

  • Ailesel Geçiş: Meme kanserlerinin sadece %10-15’i birinci derece akrabasında kanser öyküsü olanlarda görülür.
  • Genetik Faktörler: Vakaların yaklaşık %10’u BRCA 1 ve BRCA 2 gibi spesifik kanser genlerini taşıyan bireylerde ortaya çıkar.
  • Sporadik Vakalar: Meme kanserlerinin %75’i herhangi bir aile öyküsü olmaksızın, diğer faktörlere bağlı olarak gelişir.

Bu noktada, kadın olmak ve ileri yaşta bulunmak meme kanseri için en temel ve en önemli risk faktörleri olarak kabul edilmektedir.

Memede Ele Gelen Her Kitle Kanser midir?

Memede bir kitle fark edilmesi her zaman kanser teşhisi anlamına gelmez. Aslında, memede ele gelen kitlelerin büyük bir çoğunluğu memenin kendi doğal dokusundan veya fibroadenom ile fibrokist olarak adlandırılan iyi huylu yapılardan oluşmaktadır.

Yapı TürüÖzellikleri
Fibroadenom / Fibrokistİyi huylu yapılardır, kansere dönüşüm riskleri yoktur.
BelirtilerMemede ağrı, büyüme veya gerginlik hissine yol açabilirler.
Kanser RiskiBu yapıların kanserleşme eğilimi bulunmamaktadır.

Kanserli Kitleler Her Zaman Ağrısız mıdır?

Genel kanının aksine, bir kitlenin ağrılı olması onun kanser olmadığına dair kesin bir kanıt değildir. Kansere bağlı kitlelerin çoğu ağrısız seyretse de, ağrı varlığı durumunda da mutlaka uzman bir doktor tarafından değerlendirme yapılmalıdır.

Cerrahi Müdahalede Her İki Memenin Alınması Gerekir mi?

Her iki memenin alınması (bilateral mastektomi), sadece çok yüksek riskli hastalara önerilen bir yöntemdir. Tek memede kanser tespit edilmesi, hastanın otomatik olarak yüksek risk grubuna girdiği anlamına gelmez.

Bilimsel çalışmalar, uygun hastalarda meme koruyucu cerrahi ve ardından uygulanan radyoterapi yönteminin; sağkalım ve hastalığın nüks etme riski açısından tüm memenin alınmasıyla eşdeğer sonuçlar verdiğini göstermektedir. Bu süreçte hastanın psikolojik durumu ve kendini güvende hissetme isteği de karar mekanizmasında önemli bir rol oynar.

Erkeklerde Meme Kanseri Görülür mü?

Erkeklerde de az miktarda meme dokusu bulunduğu için meme kanseri görülme ihtimali vardır. Kadınlara oranla çok daha nadir rastlansa da erkeklerde şu belirtilere dikkat edilmelidir:

  1. Memede ele gelen kitle (en yaygın belirti),
  2. Meme başında akıntı veya kanama,
  3. Meme başında çekilme veya şekil bozuklukları,
  4. Koltuk altında hissedilen şişlikler.

Gebelik ve Estetik Operasyonların Risk Durumu

Gebelik süreci, meme kanseri riskini artırmanın aksine bu riski düşüren bir faktördür. Ancak gebelik dönemindeki fizyolojik değişimler, olası bir kanser tanısının konulmasını zorlaştırabilir.

Öte yandan, meme büyütme operasyonlarında kullanılan silikonların kansere yol açtığına dair bilimsel bir veri bulunmamaktadır. Yapılan kapsamlı çalışmalar, estetik amaçlı kullanılan silikonların kanser tetikleyici bir unsur olmadığını kanıtlamıştır.

Mamografi ve Radyasyon Riski Hakkında Gerçekler

Günümüz teknolojisiyle çekilen bir mamografi sırasında alınan radyasyon miktarı oldukça düşüktür. Bu miktar, doğal kaynaklardan sadece birkaç hafta içinde alınan radyasyona eş değerdir. Geçmiş yıllardaki yüksek radyasyon raporları güncel cihazlar için geçerli değildir. Kanserin erken teşhisi noktasında mamografinin sağladığı hayati fayda, alınan minimal radyasyon riskinden çok daha üstündür. Bu nedenle, zamanı geldiğinde mamografi çektirmekten kaçınılmamalıdır.

Etiketler

Meme kanseri ve tedavisiMeme kanserinden korunmakMeme kanseri ameliyatlarıMeme kanseri tanısıMeme kanseri nedir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Berrin Pehlivan

Prof. Dr. Berrin Pehlivan

Prof. Dr. Berrin Pehlivan, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu… Aile ve çevresinde sıklıkla rastladığı Kanser vakalarının motivasyonuyla Onkoloji alanına yönelen Pehlivan, staj dönemini geçirdiği Boston Üniversitesi’nde Radyasyon Onkolojisi Bölümünde gözlemlerde bulundu. Ardından Hacettepe Üniversitesi’nde tamamladığı Radyasyon Onkolojisi uzmanlık eğitiminin ardından uzun süre yurt dışında kaldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.