Doktorsitesi.com

Kanser Nedenleri

Prof. Dr. H. Armağan Arıcan
Prof. Dr. H. Armağan Arıcan
8 Haziran 2017284 görüntülenme
Randevu Al
  • Kanser oluşumu; kimyasal maddeler, viral enfeksiyonlar, fiziksel etkenler ve genetik yatkınlık olmak üzere dört temel kategori altında incelenmektedir.
  • Tütün ve alkol kullanımı kanser riskini katlayarak artırırken, uygunsuz saklanan gıdalardaki aflatoksin ve çeşitli virüsler belirli organ kanserlerine yol açmaktadır.
  • Radyasyon ve asbest gibi çevresel faktörlerin yanı sıra liften fakir beslenme alışkanlıkları da kanser gelişiminde kritik rol oynamaktadır.
Kanser Nedenleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kanser Oluşumuna Neden Olan Temel Etkenler

Güncel bilimsel veriler ışığında, kanser oluşumunu tetikleyen unsurlar belirli ana kategoriler altında incelenmektedir. Kanser oluşturan etkenler; kimyasal, viral, fiziksel ve genetik faktörler olmak üzere dört temel başlıkta toplanabilir. Bu faktörlerin her biri, vücuttaki hücre yapısını farklı mekanizmalarla etkileyerek kontrolsüz hücre çoğalmasına zemin hazırlayabilmektedir.

1. Kimyasal Etkenler ve Kanserojen Maddeler

Kanser vakalarının önemli bir kısmında kimyasal maddelere maruziyet kritik bir rol oynamaktadır. Başlıca kimyasal kanserojenler arasında şunlar yer almaktadır:

  • Tütün ve tütün türevleri
  • Alkol tüketimi
  • Aflatoksin
  • Arsenik
  • Benzen
  • Vinil klorid

Tütün ve Alkol Kullanımının Etkileri

Tütün kullanımı, maruziyet süresine bağlı olarak kanser riskini doğrudan artırmaktadır. Tütündeki temel kanser yapıcı madde katran olarak tanımlanmaktadır. Sigarayı bırakan ağır içicilerde riskin, hiç içmeyen bir bireyin seviyesine inmesi için yaklaşık 15 yıllık bir süre geçmesi gerekmektedir.

Alkol tüketimi ise özellikle baş-boyun bölgesi kanserlerinde tütünün olumsuz etkisini katlamaktadır. Hem tütün hem de yüksek miktarda alkol kullanan bireylerde kanser gelişme riski, hiç kullanmayanlara oranla 35 kat daha fazladır.

Gıda Güvenliği ve Aflatoksin

Aflatoksin, uygun olmayan depo koşullarında saklanan besinlerde üreyen mantarların ürettiği son derece güçlü bir zehirdir. Bu madde, özellikle karaciğer kanseri oluşumunda başlıca sorumlu etkenlerden biri olarak kabul edilmektedir.

2. Viral Etkenler ve Kanser İlişkisi

Bazı virüslerin hücre DNA'sına müdahale ederek kanser oluşumunu tetiklediği bilinmektedir. Aşağıdaki tabloda, belirli virüsler ve bunlarla ilişkilendirilen kanser türleri özetlenmiştir:

Virüs Türüİlişkili Olduğu Kanser Türleri
İnsan RetrovirüsleriErişkin T hücreli lösemi ve lenfomalar
Hepatit B VirüsüKaraciğer kanseri
Epstein-Barr VirüsüBurkitt lenfoma ve nazofarinks (geniz) kanseri
Papillom VirüsleriRahim ağzı (serviks) ve üst solunum yolu kanserleri

3. Fiziksel Etkenler ve Mesleki Risk Faktörleri

Fiziksel etkenler, çevresel ve mesleki maruziyetler yoluyla kanser riskini artırabilmektedir. Bu kategoride iyonizasyon oluşturan radyasyon, ultraviyole (UV) ışınları, asbestoz ile elektrik ve manyetik alanlar öne çıkmaktadır.

Radyasyon ve Güneş Işınları

Güneşten gelen ultraviyole radyasyon, uzun süre korunmasız güneş altında çalışanlarda cilt kanseri riskini artırır. Ayrıca radyasyon güvenliğinin henüz standartlaşmadığı dönemlerde; uranyum madencilerinde akciğer kanseri, radyumlu boya işçilerinde kemik tümörleri ve atom bombası mağdurlarında başta lösemi olmak üzere çeşitli tümörler gözlemlenmiştir. Tedavi amaçlı ışınlamalar da lösemi, tiroid ve meme kanseri riski taşıyabilmektedir.

Mesleki Maruziyetler

Belirli iş kollarında çalışan bireyler, kimyasal ve fiziksel etkenlere daha fazla maruz kalmaktadır. Ağaç ve deri işçiliği, nikel rafinericiliği ve asfalt işçiliği bu riskli gruplar arasındadır. Özellikle asbestozis, larinks (gırtlak) kanseri başta olmak üzere solunum ve sindirim sistemi kanserlerine yol açabilmektedir. Arsenik, benzen ve vinil klorid gibi maddelerin ise karaciğer, akciğer, cilt kanserleri ve lösemi ile bağlantısı kanıtlanmıştır.

4. Genetik Eğilim ve Hücresel Mekanizmalar

Kanser oluşumunda genetik altyapı önemli bir belirleyicidir. Örneğin, sigara dumanındaki kanserojenleri aktive eden aril hidrokarbon hidroksilaz enzimi, larinks kanserli hastalarda daha yüksek seviyelerde bulunmaktadır. Kanserlerin gelişiminde, onkojen adı verilen tümör oluşturucu genlerin varlığı veya tümör baskılayıcı mekanizmaların yetersiz kalması temel rol oynamaktadır.

5. Beslenme Alışkanlıklarının Rolü

Beslenme düzeni, kanserden korunmada veya riskin artmasında doğrudan etkilidir. A vitamini ve beta karoten, bazı epitel kanserlerinin gelişimini önleyici bir rol üstlenmektedir; bu maddelerin eksikliği ciddi bir risk faktörüdür.

  • Kalın bağırsak kanseri: Bitkisel liften fakir, taze meyve ve sebzenin az tüketildiği beslenme düzeniyle ilişkilidir.
  • Mide kanseri: Turşu ve aşırı baharatlı yiyeceklerin yoğun tüketimi bu riski artırmaktadır.

Etiketler

Radyasyona maruz kalmakKanser nedenleriAflatoksin kansere yol açar mı?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. H. Armağan Arıcan

Prof. Dr. H. Armağan Arıcan

Prof.Dr Armağan ARICAN, 1959 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1983 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1994 yılında Radyasyon Onkolojisi Uzmanı olmuştur. 1999 yılında Doçent ünvanı, 2012 yılında ise Profesör ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.