Doktorsitesi.com

Meme Kanseri

Op. Dr. Şebnem İnal
Op. Dr. Şebnem İnal
1 Ağustos 2013604 görüntülenme
Randevu Al
  • Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür ve erken tanı, tedavi başarısı ile yaşam süresini belirgin şekilde artırmaktadır.
  • Hastalığın risk faktörleri arasında ileri yaş, aile öyküsü ve genetik etkenlerin yanı sıra obezite ile alkol tüketimi gibi değiştirilebilir yaşam tarzı alışkanlıkları yer alır.
  • Erken teşhis için 20 yaşından itibaren düzenli kendi kendine muayene, 40 yaşından sonra ise periyodik doktor kontrolü ve mamografi taramaları hayati önem taşır.
Meme Kanseri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri Nedir ve Neden Önemlidir?

Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türüdür ve vakaların %70'i 50 yaş üzerindeki kadınlarda tespit edilmektedir. Kanserli hücrelerin kontrolsüz çoğalımı ile başlayan bu süreçte, hastalığın bir kitle veya lezyon haline gelmeden önce fark edilmesi hayati önem taşır. Erken tanı, hastaların göreceği hasarı minimize ederken yaşam süresini belirgin şekilde uzatır.

Meme kanseri, temel olarak memedeki süt bezlerini veya süt kanallarını döşeyen hücrelerden köken alır. Bu hücrelerin genetik yapısının bozularak kontrolsüz bir şekilde üremesi sonucunda tümör oluşumu gözlenir. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksektir.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Meme dokusunda fark edilen her değişiklik mutlaka bir uzman doktor tarafından değerlendirilmelidir. Aşağıdaki belirtiler meme kanseri açısından şüpheli kabul edilir:

  • Meme derisinde kalınlaşma, şişme veya renk değişikliği,
  • İki haftadan uzun süren sertlik veya kitle hissi,
  • Meme başında meydana gelen kızarıklıklar ve içeri çekilmeler,
  • Özellikle kanlı meme başı akıntısı.

İstatistiksel verilere bakıldığında; ABD'de her 8 kadından biri, Avrupa'da ise her 10 kadından biri bu hastalıkla karşılaşmaktadır. Türkiye'de ise henüz net bir istatistiksel veri bulunmamaktadır.

Meme Kanseri Risk Faktörleri

Meme kanseri gelişiminde rol oynayan çeşitli risk faktörleri bulunmaktadır. Bu faktörlerin bilinmesi, kişiye özel takip protokollerinin oluşturulması açısından kritiktir.

Risk FaktörüAçıklama ve Etki Oranı
YaşVakaların %70'i 50 yaş üstüdür. Yıllık mamografi şarttır.
Kişisel HikayeTek memesinde kanser öyküsü olanlarda risk 3-4 kat artar.
Aile ÖyküsüBirinci derece akrabada kanser olması riski 2-5 kat artırır.
Doğurganlıkİlk doğumunu 30 yaşından sonra yapanlarda risk 2 kat fazladır.
Alkol TüketimiGünde 3 bardaktan fazla alkol alanlarda risk 2 kat artar.

Genetik ve Hormonal Etkenler

Aile öyküsü güçlü olan bireylerde BRCA-1 geni taraması yapılarak risk analizi gerçekleştirilebilir. Gerekli görülen durumlarda koruyucu (proflaktik) mastektomi seçenekleri değerlendirilmektedir. Ayrıca, erken adet görme veya geç menopoza girme gibi uzun fertil çağ süresi, vücudun daha fazla östradiol hormonuna maruz kalmasına neden olarak riski artırır.

Hormon replasman tedavileri de risk faktörleri arasındadır. 10 yıldan uzun süren östrojen tedavilerinin riski artırdığı gözlemlenmiştir. Günümüzde bu tedavilerin sadece perimenopozal dönemde kullanımı uygun görülmektedir. Sosyoekonomik düzeyi yüksek gruplarda ise beslenme alışkanlıklarına bağlı erken adet ve geç doğum gibi nedenlerle riskin arttığı saptanmıştır.

Meme Kanseri Riski Nasıl Azaltılır?

Risk faktörlerinin yarısı kontrol edilebilir yaşam tarzı değişiklikleri ile ilişkilidir. Meme kanseri riskini azaltmak için şu adımlar atılmalıdır:

  • Obezite ile mücadele: İdeal kilonun korunması,
  • Alkol ve sigara: Alkolün bırakılması ve genel sağlığı bozan sigaradan uzak durulması,
  • Fiziksel aktivite: Haftada en az 4 saat tempolu yürüyüş yapılması,
  • Beslenme: Sebze, meyve ve antioksidan (C vitamini, beta-karoten vb.) ağırlıklı beslenme.

Yaş Gruplarına Göre Tarama Protokolleri

Her kadının kendi risk profilini bilmesi ve yaş grubuna uygun tarama testlerini aksatmaması gerekir. Unutulmamalıdır ki; meme kanseri tanısı alan kadınların yarısında hiçbir belirgin risk faktörü bulunmamaktadır.

20 Yaş ve Sonrası

Her ay, özellikle adet bitiminde kendi kendine meme muayenesi yapılmalıdır. Banyoda sabunlu el ile koltuk altı ve meme dokusu kontrol edilmelidir. Herhangi bir şikayet olmasa bile 3 yılda bir hekim muayenesi rutin kontroldür.

40 Yaş ve Sonrası

Kendi kendine muayeneye ek olarak yıllık doktor kontrolü zorunludur. 40-45 yaş arasında bir kez bazal mamografi çekilmeli, 45-50 yaş arasında ise 2 yılda bir (veya doktor önerisiyle yıllık) mamografi tekrarlanmalıdır.

50 Yaş ve Üzeri

Bu yaş grubunda risk en yüksek seviyededir. Bu nedenle yıllık doktor muayenesi ve yıllık mamografi çekimi standart takip protokolüdür.

Mamografi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Mamografi, düşük dozlu bir meme röntgenidir ve elle fark edilemeyecek kadar küçük kitlelerin tespit edilmesini sağlar. İşlem sırasında meme iki plaka arasında sıkıştırılır. Memelerin hassasiyetinin en az olduğu adet sonrası dönem, çekim için en uygun zamandır. Bazı durumlarda tanıyı desteklemek amacıyla ultrasonografi ile birlikte uygulanabilir.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Şebnem İnal

Op. Dr. Şebnem İnal

Op. Dr. Şebnem İNAL, 1969 yılında doğmuştur. Orta öğrenim ve lise eğitimini Bursa Kız Lisesi' nde birincilikle tamamlamıştır. Ardından Hacettepe (İngilizce) Tıp Fakültesi' nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında dereceyle tamamlayıp tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Marmara Üniversitesi' nde yapmış ve 1997 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.