Doktorsitesi.com

Meme büyütme ameliyat teknikleri

Op. Dr. Azimet Özdemir
Op. Dr. Azimet Özdemir
28 Temmuz 2015264 görüntülenme
Randevu Al
Meme büyütme ameliyat teknikleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Büyütme Ameliyatı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Meme büyütme, yapısal nedenlerle veya yaşamın ilerleyen dönemlerinde meydana gelen hacim kayıplarını gidermek amacıyla uygulanan estetik bir cerrahi işlemdir. Gebelik, emzirme, yaşlanma veya meme tümörü operasyonları sonrasında memeler formunu kaybedebilir. Bu durumlarda, silikon protezler kullanılarak memeye ideal hacim ve estetik bir görünüm kazandırılır. Dünyada 1962 yılından bu yana 2 milyondan fazla hastaya güvenle uygulanan bu işlem, meme dokusu veya kas altına yerleştirilen implantlar ile gerçekleştirilir.

Operasyon öncesinde plastik cerrah tarafından yapılan ayrıntılı muayene kritik öneme sahiptir. Cerrah; memenin mevcut büyüklüğünü, cilt yapısını ve göğüs kafesinin anatomisini değerlendirerek hastayı bilgilendirir. Özellikle belirgin sarkma olan vakalarda, protez uygulamasına ek olarak fazla cildin alınması (meme dikleştirme) gerekebilir.

Meme Protezi Yerleştirme Teknikleri ve Kesi Bölgeleri

Meme büyütme ameliyatlarında yaygın olarak kullanılan dört farklı cerrahi teknik bulunmaktadır. Her yöntemin kendine özgü avantajları ve dezavantajları mevcuttur:

  • İnframammarian (Meme Altı Kesisi): En sık tercih edilen yöntemdir. Meme altı kıvrımına yapılan 3-4 cm'lik kesi ile protez ideal konuma yerleştirilir. Dezavantajı, kesi izinin diğer yöntemlere göre daha belirgin olabilmesidir.
  • Periareolar (Meme Başı Kesisi): Meme başındaki koyu renkli derinin alt kısmına yarım ay şeklinde yapılır. İzler daha az belirgindir ancak meme ucunda kalıcı hissizlik riski taşır.
  • Aksilla (Koltuk Altı Kesisi): Memede iz bırakmaması en büyük avantajıdır. Ancak cerrahın görüş alanı kısıtlı olduğu için protezin yukarıda kalma riski vardır.
  • Umblikus (Göbek Çevresi Kesisi): Endoskopik olarak yapılan bu işlem cerrahlar arasında nadiren tercih edilmektedir.

Ameliyat Öncesi Planlama ve Simülasyon

Hastalar genellikle beklentilerini sütyen ölçüleri üzerinden ifade ederler. Cerrah, hastanın beklentilerini anlamak için standart ölçümler yapar ve uygun protezi seçer. Günümüzde üç boyutlu bilgisayar programları sayesinde hastalar, ameliyat sonrası görünümü önceden görebilmektedir. Ayrıca operasyon sırasında "sizer" (deneme protezi) kullanılarak en doğru boyuta karar verilebilir.

Meme İmplantlarının Yerleşimi ve Çeşitleri

Meme implantı yerleşimi üç farklı bölgeye yapılabilir: Meme dokusunun altına, göğüs duvarı kasının altına veya her ikisinin kombinasyonu olan plana. Cerrah, muayene bulgularına göre en uygun bölgeyi belirler.

Protez Çeşitleri Tablosu

ÖzellikSilikon Jel ProtezlerSerum Fizyolojik Protezler
İçerikKoheziv (akışkan olmayan) JelTuzlu Su (Serum)
Şekil SeçenekleriAnatomik (Damla) veya YuvarlakGenellikle Yuvarlak
Tercih OranıPlastik cerrahların %95'i tercih ederDaha nadir kullanılır
GüvenlikKesilse dahi dışarı akmazSızıntı durumunda vücut tarafından emilir

Meme Protezi ve Kanser İlişkisi

Bilimsel araştırmalar, meme protezlerinin kansere neden olmadığını net bir şekilde ortaya koymuştur. 20-40 yıllık uzun süreli takiplerde, protez kullanan kadınlarda kanser oranının normal popülasyondan farklı olmadığı, hatta rutin kontroller nedeniyle daha erken teşhis avantajı sağlandığı görülmüştür. Yaklaşık 50 yıldır güvenle kullanılan bu materyallerin alerjik veya toksik etkisi saptanmamıştır.

Ameliyat Hazırlığı ve İyileşme Süreci

Başarılı bir operasyon için hastaların dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır:

  1. İlaç Kullanımı: Ameliyattan 10 gün önce aspirin, E vitamini, alkol ve doğum kontrol hapları kesilmelidir.
  2. Tetkikler: Rutin testlerin yanı sıra cerrah; meme ultrasonu, mammografi veya MR isteyebilir.
  3. Operasyon Süresi: Ameliyat genellikle 1-2 saat sürer.
  4. Hastanede Yatış: Genellikle 1 gün hastanede kalmak yeterlidir.
  5. Sonrası: Ameliyat sütyeni takılır; cerrahın tercihine göre 1. gün alınan drenler kullanılabilir.

Riskler ve Olası Komplikasyonlar

Her cerrahi işlemde olduğu gibi meme büyütme ameliyatının da belirli riskleri vardır:

  • Hematom ve Enfeksiyon: Hematom oranı %0.5-3, enfeksiyon oranı %2.2'dir.
  • Kapsül Kontaktürü: %5-30 oranında görülebilen bu durum, vücudun protez etrafında sert bir doku oluşturmasıdır. Steril şartlar ve masaj ile bu risk azaltılabilir.
  • Duyu Kaybı: Meme uçlarında %15 oranında geçici duyu kaybı olabilir; genellikle zamanla düzelir.
  • İzlerin Durumu: Ameliyat izleri 6 ay ile 1 yıl içerisinde belli belirsiz hale gelir.

Sıkça Sorulan Sorular

Meme protezi emzirmeye engel olur mu? Hayır, protez sonrası hastalar güvenle süt verebilirler. Yapılan çalışmalar, protezli annelerin sütündeki silikon oranının normal kadınlarla aynı olduğunu kanıtlamıştır.

Protezlerin yırtılma riski var mıdır? FDA, protezlerin teorik kullanım ömrünü 10 yıl olarak belirtse de, günümüz teknolojisi ile üretilen protezler çok daha uzun ömürlüdür. Yırtılma riski birikimseldir ve her yıl yaklaşık %2 civarındadır; ancak pratikte çok daha uzun süre sorunsuz kullanılabilmektedir.

Etiketler

Meme büyütme operasyonuMeme estetiğiMeme büyütme estetiğiMeme büyütme ameliyatıMeme büyütme ameliyatı nasıl yapılırMeme büyütme ameliyatına neden gerek duyulmaktadırMeme asimetrisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Azimet Özdemir

Op. Dr. Azimet Özdemir

Op. Dr. Azimet ÖZDEMİR, 1975 yılında Elbistan'da (K.Maraş) doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerini Elbistan’da tamamlamıştır. Ardından Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2001 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 2 yıl süreyle Erzurum/Hınıs’ta çalışmıştır. 2003 yılında ise İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimine başlamıştır. 2004 yılının sonunda bu görevinden ayrılarak askerlik vazifesini yerine getirmeye başlamıştır. İstanbul Askerlik Daire Başkanlığı sorumlu hekimi olarak sınavı kazanmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.