Doktorsitesi.com

Meme Alındıktan Sonra Yenisi Yapılmalı mı?

Prof. Dr. Ege Özgentaş
Prof. Dr. Ege Özgentaş
15 Temmuz 2022567 görüntülenme
Randevu Al
Meme(lerin) alınması kadınlar üzerinde çok derin bir yıkım yaratır. Vücut bütünlüklerinin kaybolduğunu ve kendilerinin “eski ben” olmadıklarını düşünürler. Pek çoğu meme(leri)nin alınmış olduğunu kimsenin bilmemesini ister ve bu durumu saklamak veya kamufle etmeye çalışırlar. Cinsel yaşamlarında olumsuzluklar ortaya çıkar.
Meme Alındıktan Sonra Yenisi Yapılmalı mı?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri ve Mastektomi Sonrası Meme Onarımı

Meme kanseri, tıp dünyasındaki tüm gelişmelere rağmen ciddiyetini koruyan ve tedavi süreci sonunda memede belirgin şekil bozukluklarına yol açabilen bir hastalıktır. Bazı klinik durumlarda, tedavi protokolünün bir parçası olarak bir veya her iki memenin tamamen alınması gerekebilir. Mastektomi olarak adlandırılan bu işlem, hastanın fiziksel görünümünde kalıcı bir değişiklik meydana getirir.

Memenin Psikolojik, Fizyolojik ve Cinsel Fonksiyonları

Memeler, biyolojik olarak bebeklerin beslenmesinde hayati bir rol oynayan anne sütünün kaynağıdır ve tüm memeli canlılarda neslin devamı için en sağlıklı besini sağlar. Fizyolojik işlevinin ötesinde memeler, pek çok kültürde dişiliğin, üretkenliğin ve estetik bütünlüğün sembolü olarak kabul edilir. Kadınlar için dik ve dolgun memelere sahip olmak, özgüven ve vücut memnuniyeti açısından kritik bir öneme sahiptir.

Cinsel sağlık açısından bakıldığında, memeler yaygın olarak sekonder cinsel organ şeklinde tanımlanmaktadır. Bu durum, memelerin hem bireyin kendi vücut algısı hem de partner ilişkileri üzerindeki etkisini artırmaktadır. Dolayısıyla meme kaybı, sadece fiziksel bir eksiklik değil, aynı zamanda psikoseksüel bir değişim sürecidir.

Meme Kaybının Nedenleri: Genetik ve Cerrahi Faktörler

Meme yokluğu veya kaybı, genetik faktörlere bağlı olarak doğuştan (unilateral veya bilateral) gelişebilir. Ancak günümüzde bu durumun en yaygın nedeni, meme kanseri tedavisi kapsamında uygulanan cerrahi müdahalelerdir. Özellikle prophylactic mastectomy (koruyucu meme alınması) ameliyatları, genetik risk taşıyan kadınlarda iki taraflı meme kaybına yol açan önemli bir unsurdur.

Bir dönem oldukça popüler olan koruyucu cerrahiler, günümüzde eski yoğunluğunu kaybetmiş olsa da hala uygulanmaya devam etmektedir. Bu ameliyatlar, kanser riskini minimize etmeyi hedeflerken, hastayı ciddi bir estetik ve ruhsal değişim süreciyle karşı karşıya bırakmaktadır.

Mastektominin Ruhsal ve Sosyal Etkileri

Memelerin alınması, kadınlar üzerinde derin ve sarsıcı ruhsal etkiler yaratabilmektedir. Hastalar genellikle vücut bütünlüklerinin bozulduğunu ve eski kimliklerini kaybettiklerini hissederler. Bu süreçte yaşanan travma, sosyal ve cinsel yaşamda çeşitli olumsuzlukları beraberinde getirebilir.

Birçok kadın, operasyon sonrası durumu çevrelerinden gizleme veya çeşitli yöntemlerle kamufle etme eğilimi gösterir. Bu psikolojik yük, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve profesyonel destek gerektirebilen bir durumdur.

Meme Rekonstrüksiyonu (Yeni Meme Yapımı) Süreci

1980’li yıllardan itibaren plastik ve rekonstrüktif cerrahlar, kanser nedeniyle memesi alınan kadınlara kendi dokularından yeni meme yapmaya başlamıştır. Zamanla cerrahi tekniklerin gelişmesiyle birlikte, daha az deri ve doku kaybı yaşanarak yapılan ameliyatlar yaygınlaşmıştır. Bu teknolojik ilerleme, silikon meme implantları ile rekonstrüksiyonun daha kolay ve sık uygulanmasına olanak tanımıştır.

Günümüzde meme onarımı, hastalar için büyük bir umut kaynağı olsa da dünya genelinde bu operasyonu talep eden kadın sayısı hala beklenen seviyelerin altındadır. Modern cerrahi, hem implantlar hem de otolog dokularla daha doğal sonuçlar elde etmeyi hedeflemektedir.

Yeni Meme Oluşturulmasına Karşı Çıkan Akımlar: "Düz Yaşamak"

Son yıllarda, meme rekonstrüksiyonuna alternatif olarak gelişen ve cerrahi onarımı reddeden çeşitli sosyal akımlar ortaya çıkmıştır. Bu akımlar, kadınların vücutlarıyla barışık bir şekilde, ek bir cerrahi müdahale olmaksızın yaşamlarını sürdürebileceklerini savunmaktadır.

I Don’t Need Two (İki Taneye İhtiyacım Yok)

2017 yılında meme kanseri nedeniyle sol memesi alınan Melissa Jansen tarafından başlatılan bu akım, tek memeli (uniboober) olarak yaşamanın mümkün olduğunu savunur. Jansen, kadınların özel sütyenler veya rekonstrüksiyon olmadan da mutlu ve özgüvenli olabileceğini belirterek sosyal medyada aktif bir farkındalık çalışması yürütmektedir.

Flat Closure Now (Şimdi Düz Kapatma Zamanı)

Bu sivil toplum kuruluşu, cerrahların "hasta ileride fikir değiştirebilir" düşüncesiyle fazla deri bırakmasına karşı çıkarak, pürüzsüz ve düz bir göğüs duvarı görünümünü savunur. Kuruluş, kadınların düz yaşama tercihine saygı duyulması gerektiğini ve cerrahların bu konudaki korumacı yaklaşımlarının ekarte edilmesi gerektiğini vurgular.

Going Flat (Düz Devam Etmek)

Bu akım, sadece rekonstrüksiyonu değil, dıştan takılan protezleri de reddederek yaşamı olduğu gibi sürdürmeyi önerir. Yapılan çalışmalar, bilinçli olarak yeni meme istemeyen kadınların sayısında artış olduğunu, hatta mevcut implantlarını çıkarttırarak bu yaşam tarzını seçenlerin bulunduğunu göstermektedir.

Kadınların Düz Devam Etme Tercih Nedenleri

Kadınların meme rekonstrüksiyonu yerine düz bir göğüs yapısını tercih etmelerinin temel nedenleri şunlardır:

  • Meme alımı sonrası yeni ve zorlu cerrahi süreçlere girmek istememek.
  • Rekonstrüksiyon ameliyatının olası komplikasyonlarından kaçınmak.
  • Yapılan yeni memenin estetik olarak beklentiyi karşılamama ihtimali.
  • Bazı durumlarda onarım ameliyatının, memenin alınmasından daha sancılı olması.
  • Memenin bir seks objesi olarak görülmesine karşı çıkan ideolojik duruş.

Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Açısından Modern Yaklaşımlar

Plastik cerrahide temel prensip, tedaviyi hastanın istekleri doğrultusunda planlamaktır. Hiçbir hasta yeni meme yapımı konusunda zorlanmamalı; ancak talep eden hastalar için en ileri teknikler kullanılmalıdır. Günümüzde uygulanan yöntemler şunlardır:

YöntemAçıklama
Otolog RekonstrüksiyonKarın veya sırt gibi bölgelerden alınan hastanın kendi dokusuyla yapılan onarım.
Silikon İmplantlarDeri koruyucu mastektomi sonrası yerleştirilen protezler.
Yağ EnjeksiyonuHastanın kendi yağ dokusu kullanılarak yapılan, daha doğal sonuçlar veren modern yöntem.

Prof. Dr. Ege Özgentaş, uygun hasta grubunda yabancı madde kullanmadan, vücudun kendi yağ dokusu ile yapılan rekonstrüksiyon yöntemlerini tercih etmektedir. Bu yöntemler, özellikle radyoterapi sonrası gelişebilecek komplikasyon riskini azaltmakta ve daha kalıcı sonuçlar sunmaktadır.

Sonuç

Meme rekonstrüksiyonu bir zorunluluk değil, hastanın yaşam kalitesini artırmak için sunulan bir seçenektir. Her bireyin kendi vücudu üzerindeki kararına saygı duyulmalıdır. Ancak cerrahi teknikler mükemmelleştikçe ve daha doğal sonuçlar alındıkça, rekonstrüksiyonun kadınlar için çok daha tatmin edici bir seçenek haline geleceği öngörülmektedir.

Etiketler

Endoskopik meme büyütme ameliyatıMemekanserimeme

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ege Özgentaş

Prof. Dr. Ege Özgentaş

Hacettepe Tıp Fakültesini Bitirdi

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.