Doktorsitesi.com

Platelet Rich Plasma - PRP

Prof. Dr. Ege Özgentaş
Prof. Dr. Ege Özgentaş
10 Mayıs 2022304 görüntülenme
Randevu Al
PRP is the abbreviation of Platelet Rich Plasma. Among the various application areas, face rejuvenation is an important one. In public facial rejuvenation with PRP also known as the “vampire face lift”.
Platelet Rich Plasma - PRP
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

PRP (Platelet Rich Plasma) Nedir?

PRP, "Platelet Rich Plasma" (Trombositten Zengin Plazma) ifadesinin kısaltmasıdır. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan temel unsurlardan biri olan trombositler, bu tedavinin merkezinde yer alır. 1970'li yıllarda ilk olarak "trombositopeni" hastalığının tedavisinde kullanılan bu yöntem, 1980'lerde ağız ve çene cerrahisinde PRF (Platelet Rich Fibrin) adıyla uygulanmaya başlanmıştır.

Başlangıçta sadece kanama bozukluklarını gidermek için kullanılan bu karışımın, zamanla hücre çoğalmasını kolaylaştırdığı fark edilmiştir. Bu keşif, PRP'nin dermatolojide estetik amaçlarla ve spor hekimliğinde yaralanan sporcuların tedavisinde yaygınlaşmasını sağlamıştır. Günümüzde ise kronik yaraların iyileştirilmesinden kalp cerrahisine, ürolojiden göz hastalıklarına kadar pek çok branşta güvenle kullanılmaktadır.

Trombositlerin Biyolojik Yapısı ve Görevleri

Trombositler, diğer kan hücreleri gibi kemik iliğinde üretilen ve disk şeklinde olan oldukça küçük yapılardır. Sağlıklı bir bireyde mikrolitre başına 150.000 ile 450.000 arasında trombosit bulunur. Her bir trombosit, içerisinde 50 ile 80 arasında değişen granül barındırır.

Trombositlerin temel görevi, damar yaralanmalarında pıhtı oluşturarak kanamayı durdurmaktır. Ancak görevleri sadece pıhtılaşma ile sınırlı değildir; aktive olan trombositler, içlerindeki granüllerden çok sayıda Büyüme Faktörü (Growth Factor - GF) ve sitokin salgılar. Bu maddeler, hücrelerin aktifleşmesini, çoğalmasını ve yeni damar oluşumunu tetikleyerek yara iyileşmesi için kritik olan enflamasyon sürecini başlatır.

PRP Hazırlama Aşamaları

Kişiden alınan kanın özel işlemlerden geçirilmesiyle elde edilen PRP süreci üç temel aşamadan oluşur:

  1. Pıhtılaşmanın Önlenmesi: Damardan alınan kanın doğal yapısının bozulmaması için pıhtılaşma önleyici kimyasallar içeren tüplere konulması gerekir.
  2. Santrifüj İşlemi: Kan dolu tüp, yüksek hızda dönen bir santrifüj cihazına yerleştirilir. Bu işlemle kan bileşenleri ağırlıklarına göre katmanlara ayrılır; en altta kırmızı kan hücreleri, ortada sarımsı PRP tabakası ve en üstte plazma toplanır.
  3. Aktivasyon: Elde edilen trombositlerin işlevine başlaması için aktive edilmesi gerekir. Bu süreçte kalsiyum klorür, kalsiyum glukonat veya trombin gibi maddeler kullanılır.
PRP Hazırlık DurumuKullanım Süresi
Aktive Edilmiş PRPEn geç 10 dakika içinde kullanılmalıdır
Aktive Edilmemiş PRP8 saate kadar yapısını koruyabilir

PRP'nin Plastik Cerrahideki Kullanım Alanları

PRP, doku yenilenmesini tetikleme özelliği sayesinde plastik cerrahide geniş bir uygulama yelpazesine sahiptir:

Cilt Gençleştirme ve Yenileme

Cilt altına enjekte edilen PRP, salgıladığı proteinler sayesinde bölgede yeni damar oluşumunu sağlar. Yeni kolajen salınımı ile cildin elastikiyetini artırarak sıkılaşmasına yardımcı olur. Bu süreç, cildin daha canlı ve taze görünmesini destekler.

İz ve Leke Tedavisi

PRP, iyileşmiş yanık izlerinin, yara izlerinin ve özellikle yüzdeki akne skarlarının belirginliğini azaltmak için kullanılır. Ciltteki renk düzensizlikleri (pigmentasyon bozuklukları) üzerinde de olumlu etkileri gözlemlenmiştir.

Yağ Enjeksiyonunda Kalıcılığı Artırma

Yağ enjeksiyonlarında en büyük sorun, verilen yağ dokusunun bir kısmının vücut tarafından emilmesidir. Yapılan çalışmalar, enjekte edilen yağa belirli oranda PRP eklendiğinde, yağ hücrelerinin hayatta kalma oranının önemli ölçüde arttığını göstermektedir.

Saç Dökülmesi (Kellik) Tedavisi

PRP'nin en somut sonuçlar verdiği alanlardan biri saçlı deridir. PRP, dermal papilla hücrelerini çoğaltarak saç köklerinin büyüme fazını güçlendirir ve süresini uzatır. Ayrıca saç ekimi sırasında köklerin PRP solüsyonunda bekletilmesi, bu köklerin tutunma oranını 5 ile 9 kat arasında artırabilmektedir.

Kronik Yaraların Tedavisi

Şeker hastalığı, damar sertliği veya radyoterapi geçmişi nedeniyle iyileşmeyen kronik yaralarda PRP enjeksiyonları başarılı sonuçlar vermektedir. Bu yöntem, doku onarım mekanizmalarını uyararak iyileşme sürecini hızlandırır.

Uygulama Yöntemleri

PRP tedavisi, uygulama amacına göre farklı tekniklerle gerçekleştirilebilir:

  • Doğrudan Enjeksiyon: İnce uçlu iğnelerle doğrudan hedef bölgeye uygulama yapılır. Saç dökülmesi ve yara tedavilerinde ideal yöntemdir.
  • Mikro İğneleme (Dermaroller/Dermapen): Cilt yüzeyinde mikro kanallar açılarak PRP'nin emilimi kolaylaştırılır. Lazer tedavileri sonrasında da bu yöntem tercih edilebilir.
  • Lazer Terapi Kombinasyonu: Cilt gençleştirme amacıyla yapılan lazer uygulamalarından hemen sonra PRP kullanılması, lazerin etkinliğini artırmaktadır.

Yan Etkiler ve Güvenlik

PRP, kişinin kendi kanından hazırlandığı için oldukça güvenli bir üründür ve alerjik reaksiyon riski taşımaz. Uygulama ve hazırlık aşamasında steril bir ortamda çalışılması esastır. Bilinen yan etkileri sadece uygulama bölgesinde oluşan hafif ödem, kızarıklık ve morluk gibi geçici durumlardır.

Sonuç

Özellikle kozmetik prosedürlerde doku yenilenmesi için yaygın olarak kullanılan PRP, modern tıbbın önemli araçlarından biridir. Hazırlanma protokolleri ve uygulama sıklığı konusunda tam bir standartlaşma henüz oluşmamış olsa da, klinik sonuçlar doku onarımı ve estetik iyileşme konusundaki başarısını kanıtlamaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ege Özgentaş

Prof. Dr. Ege Özgentaş

Hacettepe Tıp Fakültesini Bitirdi

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.