Lupus tanısı nasıl konur?
Lupus tanısı nasıl konur?

Lupus tanısı bulgularınıza, doktorunuzun yaptığı muayene ve kan sonuçlarına göre konur. Lupusta görülen pek çok bulgu diğer hastalıklarda da olabileceğinden doktorunuzun diğer hastalıkların olup olmadığı konusunda incelemeler yapması gerekebilir.

Tanıya ulaşmada pek çok farklı kan testi kullanılır:

Anti Nükleer Antikor (ANA):

Lupus hastalığı olan bireylerin %95’inde ANA testi pozitif saptanır. Ancak bazı sağlıklı bireylerde de düşük titrelerde ANA pozitif olabileceği için hastalığa kesin tanı konmasını sağlamaz. Ayrıca Lupus hastalığının da dahil olduğu “Bağ Dokusu Hastalığı” denen ve farklı bulgularla seyreden bir grup hastalıkta da ANA (+) bulunabilir.

Anti Çift Zincir DNA (Anti-dsDNA) Testi:

Lupus hastalığı olan bireylerin %70’inde pozitif bulunur. Bu testin pozitif olması lupus hastalığının olduğu ihtimalini iyice güçlendirir, çünkü lupus olmayan bireylerde genelde bu test pozitif bulunmaz. Bu testin yükseliyor olması sıklıkla daha aktif seyreden hastalıkla ilişkilidir ve bazen tedavi yoğunluğu buna göre düzenlenir. Bu nedenle düzenli takiplerde zaman zaman anti-dsDNA bakılması gerekebilir.

Anti-Ro Antikor Testi:

Bu testiniz pozitifse daha çok raş denen cilt bulgularının olması ve göz ile ağız kuruluğu bulguları ile seyreden Sjögren Sendromu denen durumun hastalığa eşlik etmesi beklenir. Hamilelikte ise bu antikorlar anneden bebeğe geçebilir ve bu açıdan hamilelik sürecinin daha yakın takip edilmesi gerekir.

Antifosfolipid Antikor Testi:

Bu testin pozitif olması damar içinde pıhtı oluşumu ve hamilelikte düşük riskinin artması ile ilişkilidir.

Kompleman Düzeyleri (C3 ve C4):

Komplemanlar, kanda bulunan ve bizi mikrobik enfeksiyonlardan koruyan bir grup proteindir. Lupus hastalığı alevlendiğinde kandaki kompleman düzeyleri düşer.

Eritrosit Sedimantasyon Düzeyi (ESR): Kan hücrelerinin test tüpünde çökme hızının değerlendirilerek iltihabi süreci değerlendiren testtir. ESR lupusta genelde yüksek bulunur.

Böbrek ve Karaciğer Fonksiyon Testleri:

Bir grup kan ve idrar testi ile yapılır. Bu şekilde hastalığa veya tedavide kullanılan ilaçlara bağlı ortaya çıkabilecek sorunların saptanması ve tedavinin buna göre düzenlenmesi sağlanır.

Kan Sayımı:

Bu testle kandaki hücreler değerlendirilir. Bu hücreler alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositlerdir. Tüm bu hücreler kemik iliğinde yapılır ve bu test yoluyla kemik iliğini hastalık veya ilaç etkisine bağlı etkilenip etkilenmediği tespit edilebilir.

Diğer Testler:

Diğer bazı testler etkilendiği düşünülen organa göre istenebilir. Röntgen, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans gibi tetkikler zaman zaman hastalığın değerlendirilmesi için kullanılabilir.

İdrar testi ile böbrekte hasar varlığı değerlendirilebilir. İdrarda artmış protein atılımı veya kan hücresi varlığı ile böbreklerin hastalıktan etkilenmesi erken olarak tespit edilip ciddi böbrek hasarı olmadan tedavi başlanması mümkün olabilir.

Bazı zamanlarda da etkilendiği düşünülen doku veya organdan biyopsi yoluyla örnek alınıp değerlendirilmesi ve tedavinin buna göre düzenlenmesi gerekebilir.


İzmir Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!