Lenf sistemi

Lenfatik sistem lenf damarları, lenf sıvısı, lenf dokusu ve lenf organlarından oluşan bir sistemdir.

Vücudu enfeksiyonlara karşı korumak ve dokular arasında yer alan sıvının bir bölümünün kan dolaşımına geri dönüşünü sağlamak olmak üzere iki görevi vardır.

Lenf damarlarını vücutta dağılımı sistemli bir şema şeklindedir. Ve kesin çizgilerle ayrılmıştır. Lenf sisteminin görevi fazla sıvının, proteinlerin, bakterilerin, virüslerin ve vücut hücreleri ile dokular arasındaki boşluklarda oluşan işe yaramayan maddelerin atılmasıdır.

Lenfödem nasıl oluşur?

Lenfödem lenfatik sistemdeki bozukluktan dolayı dokulardaki lenf sıvısının boşaltılamaması sonucu dokularda birikmesi nedeniyle, ilgili vücut bölgesinin (genellikle bacaklar ve kollar) şişmesidir.Bu durum yüzde , boyunda, karında ve akciğerlerde de görülebilir. Lenf damarlarının hasar görmesi, tıkanması yada tahrip edilmesi durumunda o bölgeden merkeze doğru lenf akışı olamayacağı için ödem gelişir. Bu durum büyük çoğunlukla ağırlık hissine, kozmetik deformasyona, rahatsızlık hissine, tekrarlayan enfeksiyon olaylarına ve kötü huylu dejenerasyona neden olmaktadır. İlerleyen aşamalarda da cilt değişiklikleri, kol ve bacaklarda sertleşme, lenf sızıntısı ve aşırı ödem görülür.

Dünyada lenfödemli hasta sayısı hiç de anımsanmayacak düzeydedir. 140 milyon primer lenfödem (doğuştan gelen lenfödem) ve 250 milyon sekonder lenfödem (sonradan lenf yollarının tahrip edilmesiyle oluşan kanser vb.) hastası vardır. Birçok hekimin lenfödemin yaygın olmadığını düşünmesine rağmen kabaca nüfusun %1’i bu hastalıktan etkilenmektedir. Özellikle kanser sonrası cerrahi geçiren hastaların % 25’inde lenfödem görülmektedir. Eğer hasta radyoterapi aldıysa bu oran % 45’e ulaşmaktadır. Bu da ciddi bir hasta grubunu temsil eder.

Lenfödem kronik ilerleyen bir durum olmasına rağmen iyi bakım ve hastaların bazı kurallara dikkat etmesiyle genellikle kontrol altına alınabilir.

Lenfödem çeşitleri:

2 tip lenfödem vardır.

- Primer lenfödem (doğuştan gelen)

- Sekonder lenfödem (sonradan oluşan )

Primer Lenfödem:

Genelde belirgin bir sebep olmadan ortaya çıkar. Bebeğin anne karnında gelişimi sırasında lenf damarlarının yeterli gelişmemesi sonucunda gelişebilir. Ya da ileriki yıllarda oluşabilir. Sebebi tam olarak bilinmemektedir. Bayanlarda daha sık görülür ve genelde bacaklar etkilenir.

Sekender lenfödem:

Sekonder lenfödemde lenf sistemi önceden sağlıklıyken sonradan zarar görür ve işlevini yapmada yetersiz kalır.Bunun pek çok nedeni olabilir: yaralanmalar, kanser sonrası cerrahiyle lenf nodüllerinin alınması (göğüs kanseri, prostat/mesane/rahim kanseri), yanıklar, obesite, kronik venöz yetmezlik, filariasis lenfödem ( Tropik bölgelerde bir çeşit sinek ısırığıyla oluşan lenfödem)

Lenfödem 4 aşamada sınıflandırılır:

1. Evre 0 ( Ön evre):

Latent evre de denir. Doku normaldir ancak dokuda patofizyolojik değişiklikler başlamıştır. Ödem yoktur. Fakat hasta sıvı birikimi ve fibrotik değişikliklerden dolayı rahatsızlık ve ağırlık hissi duyar. Bu süre aylarca yıllarca sürebilir ve hasta bu seviyede kalabilir.

2. Evre 1:

Ödem yumuşak hissedilir ve proteinden zengin bir ödem mevcuttur. Hasta kolunu yada bacağını yukarı kaldırınca ödem azalır hatta yok olur. Ödemli kol yada bacağa parmakla basılınca çukurluk( gode) oluşur.

3. Evre 2:

Cilt serttir ve fibrötik değişiklikler mevcuttur. Ödem kol yada bacağın yukarda tutulmasıyla inmez. Parmakla çok kuvvetli basıldığında gode oluşur.

4. Evre 3:

Çok ciddi konnektif doku artışı vardır. Cilt daha derin tabakalarına kadar etkilenmiştir. Bu evreye fil hastalığı (elefanthiasis) da denir. Ciltte çatlaklar, yaralar oluşur ve bakterilerin bu çatlaklardan içeri girerek enfeksiyona neden olma riski artar. Yaralardan lenf sıvısı dışarı sızar.

Lenfödem tedavisi

Lenfödem mevcut tedavi yöntemleriyle kalıcı olarak tedavi edilememekte ancak semptomları azaltılarak kontrol altına alınabilmektedir. Hastaların bu hastalıkla yaşamaları sağlanıp kol yada bacaklarının şişmesi önlenmektedir. Hastalar şişen kol yada bacaklarının nasıl kontrol altında tutulacağını öğrenip dikkat etmeleri gerekenleri uyguladıktan sonra normal hayatlarına devam edebilirler.

Lenfödemin en etkin tedavisi Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapi (KBF)’dir. Tedaviye erken dönemde başlanırsa ödemin o bölgede yaratacağı değişikliklerin önüne geçilebilir ve hastalık kontrol altına alınarak tedavide başarı şansı artırılır.

  1. Kompleks boşaltıcı fizyoterapi(KBF)

4 ana komponentden oluşur.

  • Manuel lenf drenajı
  • Cilt bakımı
  • Kompresyon (basınç uygulaması)
  • Egzersiz

Kompleks boşaltıcı fizyoterapi her türlü ödem durumunda ödemi gidermek için uygulanabilir.Kompleks boşaltıcı fizyoterapi 2 fazda uygulanır.

  • Faz 1(İyileştirme fazı):

Mevcut ödemin inmesi için yoğun bir tedavi uygulamasının yapıldığı fazdır. Hasta hergün tedaviye alınır. Manuel lenf drenajı, cilt bakımı, bandajlama ve özel egzersizler yapılır.

  • Faz 2 (Koruma fazı):

Bu fazda, faz 1’de elde edilen ödemdeki azalma devam ettirilip tekrar ödem artışı engellenmeye çalışılır. Fizyoterapist kontrolünde hasta tarafından yürütülen süreçtir. Hasta bası giysisi giyer ve egzersizlerini yapar. Yapması ve yapmaması gerekenlere dikkat eder. Ömür boyu devam eden bir süreçtir.

Manuel lenf drenajı

Lenf yolları takip edilerek hasta taraftaki ödemin sağlam tarafa aktarılması prensibine dayanan boşaltım işlemidir. Hastalığa özel el tutuşları ve tekniklerle yapılır. Önce sağlam taraftaki lenf nodları uyarılır. Sonra hasta taraftaki ödem sağlam taraftaki lenf nodlarına yönlendirilerek buradan drene olması sağlanır. Manuel lenf drenajı bu konuda eğitim almış uzman fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır. Klasik masajdan çok farklıdır. Klasik masajda el yada ayaktan masaja başlanır ve yukarıya doğru ilerlenir. Bu da lenfödemde daha fazla ödem artışına neden olur. Bu yüzden kesinlikle klasik masaj yaptırılmaz.

Cilt bakımı

Lenfödemli hastalarda zamanla orada bulunan ödemin meydana getirdiği cilt değişiklikleri vardır. Konnektif doku sertleşir. Cilt katlantılarının arasında mantarlar oluşur. Ciltte nasır/siğil oluşumu (papilloma) görülür. Cilt çok hassaslaşır ve her türlü enfeksiyona açık hale gelir. En ufak bir yaralanmada hemen kızarıklık oluşur ve sonrasında kişinin antibiyotik kullanması gerekebilir. Lenfödem hastalarına özel, sorununa uygun cilt bakımı yapılmalıdır.Cilt bakımıyla mantar ve bakteri oluşumuna engel olunur. Hastaya hassas cilt ve tırnak bakımı öğretilir.

Kompresyon (Bandajlama)

Manuel lenf drenajı ile üst merkezlere doğru hareketlendirilen ödemin geri dönmesini engellemek ve lenf damarları tarafından emilimini artırmak için kompresyon uygulaması yapılır. Kompresyon uygulaması faz 1’de yani iyileşme fazında bandajlamayla sağlanır. Faz 2’de yani koruma fazında ise bası giysisiyle sağlanır.

Egzersiz

Lenfödemli hastalara uygun özel egzersizler ödemin iletilmesini hızlandırmak ve kas-eklem pompasından faydalanmak için uygulanır. Egzersizlerin lenf sisteminin sıvıyı dokulardan uzaklaştırma kapasitesini artırdığı için tedavide önemli bir yeri vardır. Bandaj veya çorap kullanımı eşliğinde yapılmalıdır.Hastaya özel olarak, tedaviyi yürüten fizyoterapist tarafından hazırlanmalıdır.

Lenfödem tedavisinde başka tedavilerin etkinliği

Lenfödem tedavisinde etkili bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Sıklıkla diüretik ilaçlar reçete edilir ama bunlar uzun süreli veya yararlı bir etki göstermemektedir.

Doktorlar tarafından sıklıkla önerilen pnömotik kompresyon cihazları ödemi yüksek bir basınçla merkeze doğru iter ancak buradaki lenf kanallarında problem olduğu için ödem genelde daha yukarda bir bölgede toplanır ve zamanla ödem daha da artar.

Hastalara önerilen bası giysileri yada varis çorapları da tek başına etkili bir tedavi şekli değildir.

Hastalara uygulanan çeşitli cerrahi yöntemler vardır. Mikrocerrahi yöntemiyle lenfödem tedavi edilmeye çalışılsa da başarılı olunamamıştır.

Uluslar arası Lenfoloji Birliğinin 2003 yılında yayınladığı sonuç bildirgesinde ‘’Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapi (KBF) lenfödem tedavisinde en etkili yöntem’’olarak deklare edilmiştir.


Konya Fizyoterapist uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!