Doktorsitesi.com

Lazerle Cilt Gençleştirme

Op. Dr. Oğuz Kılıç
Op. Dr. Oğuz Kılıç
30 Mayıs 2016146 görüntülenme
Randevu Al
Lazerle Cilt Gençleştirme
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Lazer ile Cilt Gençleştirme ve Yaşlanma Karşıtı Teknolojiler

Günümüz teknolojisindeki ilerlemeler henüz cildin yaşlanmasını tamamen durdurabilecek bir buluş sunmasa da, modern teknikler sayesinde cilt yaşlanmasını geciktirmek artık mümkündür. Ciltteki kolajen üretiminin artırılması, cildin temel yapı taşı olan bağ dokusunun güçlendirilmesi anlamına gelir. Bu yöntemle cildin doğal onarım süreci dışarıdan tetiklenerek, yaşlanma belirtileri belirli bir süre için etkili bir şekilde engellenebilmektedir.

Lazerle Cilt Gençleştirme Nasıl Çalışır?

Lazer ile cilt gençleştirme tedavisi, hedeflenen bölgeye uygulanan lazer ışınları aracılığıyla kolajen üretimini maksimize etmeyi amaçlar. Artan kolajen miktarı, bölgede yeni bağ dokularının oluşmasını sağlar. Bu biyolojik yenilenme süreci sonucunda cilt, çok daha gergin, sağlıklı ve genç bir görünüm kazanır.

Tedavi Sonrası İyileşme Süreci

Uygulama sonrasında cilt yüzeyinde hafif kızarıklıklar şeklinde görülen küçük yaralar oluşabilir. Bu yaralar zamanla kabuk bağlayarak kendiliğinden dökülür; cildin tamamen normal haline dönmesi ise genellikle 1 ile 2 hafta sürer. Tedavinin asıl etkisi, artan kolajen üretimine bağlı olarak 2 – 3 ay sonra belirginleşmeye başlar ve bu olumlu etkiler 12 – 18 ay boyunca devam eder.

Seans Bilgileri ve Uygulama Detayları

Lazerle yüz gençleştirme işlemlerinde genellikle tek bir seans ile başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Ancak hastanın ihtiyacına ve arzu edilen sonuca göre bu süreç 6 seansa kadar planlanabilir. Uygulama detayları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

ÖzellikDetay
Seans SüresiOrtalama 20 – 30 Dakika
Seans Sayısı1 - 6 Seans
Seans Aralığı2 – 4 Hafta
Etki Süresi12 – 18 Ay

Tedavi Öncesi Hazırlık Süreci

Başarılı bir sonuç elde etmek ve komplikasyon riskini en aza indirmek için operasyon öncesinde bazı kurallara uyulması zorunludur:

  • Güneş banyosu ve solaryumdan kesinlikle uzak durulmalıdır.
  • Aspirin gibi kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçların kullanımı bırakılmalıdır.
  • Geçmişte uçuk tedavisi görüldüyse, bu bilgi uzman doktorla paylaşılmalıdır.
  • Cilt soyma ve peeling gibi işlemlerden kaçınılmalı, yapıldıysa doktora bilgi verilmelidir.

Tedavi Sonrası Bakım ve Koruma Protokolü

Operasyon sonrasındaki hassas süreçte cildin korunması, tedavinin başarısını doğrudan etkiler. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  1. Güneşten Korunma: En az 6 ay boyunca doğrudan güneş ışığından ve solaryumdan kaçınılmalıdır.
  2. Koruyucu Ekipman: Yaz aylarında yüksek faktörlü güneş koruyucular, şapka ve gözlük kullanımı ihmal edilmemelidir.
  3. Hijyen ve Duş: İşlemden sonraki ilk gün duş alınmamalı, takip eden ilk hafta boyunca sadece ılık duş tercih edilmelidir.
  4. Cilt Bakımı ve Makyaj: İlk bir ay boyunca cilt soyma işlemlerinden uzak durulmalıdır. Makyaj uygulamasına ise tedaviden 1 hafta sonra başlanabilir.

Etiketler

Lazerle cilt gençleştirmeCilt gençleştirme nasıl yapılırCilt gençleştirme nedirCilt gençleştirme detaylarıCilt gençleştirme işlemleriCilt gençleştirme operasyonlarıCilt gençleştirme yöntemleri nelerdir

Yazar Hakkında

Op. Dr. Oğuz Kılıç

Op. Dr. Oğuz Kılıç

Op. Dr. Oğuz KILIÇ, 18 Ağustos 1978 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini Ankara'da bitirdikten sonra 1995 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2002 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise  Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olmuştur. 2009 yılında ise Dallas'ta Teksas Üniversitesi Southwestern Medical Center'da  Dr. Rohrich ile birlikte araştırma ve klinik çalışmalarında bulunmuştur. 2011 yılında Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği tarafından verilen mikrocerrahi sertifikasını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.