Doktorsitesi.com

Lazer Epilasyon ( Diod Lazer, Alexandrite Lazer )

Uzm. Dr. Ahu Özbilen
Uzm. Dr. Ahu Özbilen
9 Ekim 20151620 görüntülenme
Randevu Al
  • Lazer epilasyon, çevre dokulara zarar vermeden kıl kökündeki pigmentler tarafından emilen enerjiyle kökleri tahrip ederek kalıcı azalma sağlar.
  • Tedavi süreci kişinin kıl yapısı, hormonal durumu ve uygulama bölgesine göre değişmekle birlikte, seanslar sonunda tüylerde %70-90 oranında azalma hedeflenir.
  • Uygulama öncesinde kıl köklerini koparan işlemlerden kaçınılmalı, işlem sonrasında ise cilt güneşten korunmalı ve nemlendiricilerle desteklenmelidir.
Lazer Epilasyon ( Diod Lazer, Alexandrite Lazer )
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Lazer Sistemlerinin Etki Mekanizması Nedir?

Lazer sistemlerinde temel amaç, çevre dokulara zarar vermeden doğrudan kıl kökünde kalıcı hasar oluşturmaktır. Cilt yüzeyinden gönderilen lazer enerjisi, kıl kökünde bulunan pigment (renk hücreleri) tarafından emilir. Bu enerji emilimi sonucunda oluşan ısı, çevre deriye zarar vermeden kıl kökünü yakarak tahrip eder.

Zarara uğrayan kıl köklerinden büyük olasılıkla tekrar kıl çıkışı gözlenmez. Ayrıca lazer epilasyon yöntemleri, batık kıl tedavisinde de son derece etkili sonuçlar vermektedir. İşlem sırasında yanan tüylerin bir kısmı anında dökülürken, bir kısmı ise 2-3 hafta içerisinde deri dışına atılarak temizlenir.

Elektrikli epilasyondan farklı olarak lazer sistemleri, her atışta düzinelerce kıl kökünü hedef alabilir. Bu özellik; sırt, omuz, bacak ve yüz gibi geniş alanların kısa sürede tedavi edilmesine olanak tanır. Ayrıca meme ucu, üst dudak ve bikini bölgesi gibi hassas alanlarda da güvenle uygulanabilir. Uzman hekiminiz; cilt tipiniz, kıl renginiz ve beklentileriniz doğrultusunda Hybrid Diode veya Alexandrite lazer seçeneklerinden size en uygun olanı belirleyecektir.

Tedavi Sonrası Tüyler Tamamen Yok Olur mu?

Lazer epilasyon uygulamalarında her seansta, ilgili bölgedeki kılların yaklaşık %15-20'sinde kalıcı veya uzun süreli yok olma beklenir. Seanslar tamamlandığında çoğu hastada kıl miktarında %70-90 oranında azalma sağlanır. Geriye kalan tüylerin ise renkleri açılır ve kalınlıkları azalır.

İnsan organizması yaşayan bir yapı olduğu için tamamen tüysüz kalma durumu beklenmemelidir. Tedavinin nihai etkinliği, seanslar bittikten sonraki 6 ay içinde değerlendirilmelidir. Tekrar çıkma eğilimi gösteren kıllar bu 6 aylık süreçte kendisini belli edecektir.

Seans Sayısını Belirleyen Faktörler

Lazer epilasyon sürecinde ihtiyaç duyulan seans sayısı kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Bu durumu etkileyen temel faktörler şunlardır:

  • Kıl Rengi: Açık renkli tüyler daha fazla seans gerektirir.
  • Etnik ve Genetik Yapı: Koyu tenli bireylerde seans sayısı artabilir.
  • Hormonal Durum: Kişinin hormon dengesi süreci doğrudan etkiler.
  • Uygulama Bölgesi: Vücudun farklı bölgeleri farklı tepkiler verebilir.
  • Tüy Yoğunluğu ve Yaş: Kıl kökü sıklığı ve yaş faktörü önemlidir.
  • Kilo Durumu: Fazla kilo tüy gelişimini artırabilen bir unsurdur.
  • İlaç Kullanımı: Dilantin ve cyclosporine gibi ilaçlar tüy gelişimini tetikleyebilir.

Lazer Tedavisi Öncesi Öneriler

Uygulamanın başarılı olması için işlemden 2-4 hafta öncesine kadar ağda, cımbız, iğneli epilasyon veya epilasyon cihazları kullanılmamalıdır. Bu yöntemler lazerin hedef alacağı kıl kökünü ortadan kaldırdığı için tedavinin etkinliğini azaltır. Ayrıca tedavi öncesindeki 2-6 haftalık süreçte güneşlenmekten, solaryumdan ve bronzlaştırıcı kremlerden kaçınılmalıdır.

Lazer seansından bir gün önce tüylerin tahriş edilmeden tıraş edilmesi en uygun yöntemdir. Tüylerin alınmaması, lazer enerjisinin deri üstünde emilerek acı vermesine ve kıl köküne yeterli enerjinin ulaşmamasına neden olur. Uygulama günü bölgeye makyaj yapılmamalı ve parfüm sıkılmamalıdır. Makyaj kalıntıları ciltte tahriş veya yanık riskini artırabilir.

Seans Sıklığı ve Süreleri

Lazer epilasyon seansları, kıl köklerindeki pigmentin yeterli seviyeye ulaşması için ortalama 4 haftada bir yapılmalıdır. Bu süre 4 haftadan erken, 12 haftadan geç olmamalıdır. Seans süreleri ise bölgenin genişliğine göre değişir; dudak üstü birkaç dakika sürerken, tüm bacak veya sırt bölgesi 30 ile 60 dakika arasında tamamlanmaktadır.

Lazer Epilasyon Sonrası Bakım

İşlem sonrası oluşabilecek kızarıklıklar genellikle birkaç saat içinde geçer. Ciltte kuruluk hissedilmesi durumunda nemlendirici kullanılabilir. Tedaviyi takip eden ilk iki hafta güneşlenmekten kaçınılmalı ve en az 30 faktörlü güneş koruyucu 4 hafta boyunca düzenli kullanılmalıdır.

Seans aralarında kıl köklerini yerinden çıkaran ağda veya cımbız gibi yöntemlere başvurulmamalıdır. Nadiren görülen su toplama veya kabuklanma durumlarında, kabuklar koparılmadan hekime danışılmalı ve önerilen antibiyotikli kremler sürülmelidir. Uygulama sonrası kolonya gibi tahriş edici maddelerden uzak durulmalıdır.

Hibrit Diode MeDioStar NeXT Teknolojisi

Epilasyonda geleceğin teknolojisi olarak kabul edilen Hibrit Diode MeDioStar NeXT, sunduğu teknik özelliklerle fark yaratmaktadır:

ÖzellikAçıklama
Hibrit Teknoloji800 nm ve 950 nm dalga boylarını aynı anda gönderir.
Hız (SPM)Saniyede 12 Hz atım hızı ile en hızlı diode lazer sistemidir.
EtkinlikBurst modu sayesinde ince ve açık renkli tüylerde de etkilidir.
KonforEntegre alüminyum peltier soğutma ile acısız uygulama sağlar.
Güvenilirlik%100 Alman mühendisliği ve yazılım teknolojisine sahiptir.
Çok YönlülükEpilasyonun yanı sıra akne ve damar tedavisinde de kullanılır.

Bu sistem, tüm cilt ve kıl tiplerinde hızlı, etkili ve acısız uygulama imkanı sunarak hasta konforunu en üst seviyeye taşır.

Etiketler

Lazer epilasyon ne sıklıkta yapılırLazer tedavi sonrası önerilerLazer tedavisi öncesi önerilerLazer sistemlerinin etki mekanizması nedir?

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ahu Özbilen

Uzm. Dr. Ahu Özbilen

Uzm.Dr. Ahu ÖZBİLEN, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 2000 yılında mezun olmuştur. Ardından 2007 yılında Çukurova Üniversitesinde Dermatoloji ihtisası tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.