Lateral Epikondilit ( Tenisçi Dirseği) ve Fizyoterapi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Lateral Epikondilit (Tenisçi Dirseği) Nedir?
Dirsek eklemi, omuz ile el bileği arasındaki mekanik bağlantıyı sağlayan ve günlük yaşam aktivitelerinde kritik rol oynayan karmaşık bir yapıdır. El bileğinin uzaydaki pozisyonunu düzenleyen bu eklem, aynı zamanda kuvvetli kavrama becerisine olanak tanır. Lateral epikondilit, ilk kez 1873 yılında Dr. Runge tarafından "yazıcı krampı" veya tenisçi dirseği olarak tanımlanmış, dirseğin dış kısmında ağrı ile seyreden bir rahatsızlıktır.
Genel popülasyonda görülme oranı %1-3 olan bu durum, özellikle 30-60 yaş aralığında %19’a kadar yükselmektedir. Genellikle kadınlarda ve dominant kullanılan kolda daha sık gözlemlenir. 1980 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından iş kapasitesini sınırlaması nedeniyle bir disabilite (özür) olarak sınıflandırılmıştır.
Tenisçi Dirseği Neden Olur? Risk Faktörleri Nelerdir?
Lateral epikondilit vakalarının sadece %5-10’unda tenis ana etkendir. Aktif tenis oyuncularının yarısında bu şikayetlere rastlanırken, endüstri çalışanlarında her 1000 kişiden 59’unda bu hastalık görülmektedir. Hastalığın gelişiminde rol oynayan temel faktörler şunlardır:
- Tekrarlayıcı Hareketler: İş veya spor kaynaklı aşırı kullanım ve sürekli kas kontraksiyonları.
- Fiziksel Koşullar: Kullanılan aletlerin ağırlığı, şekli ve işin mekanik gereklilikleri.
- Yaşam Tarzı: Sigara tüketimi (tendon dolaşımını bozarak iyileşmeyi geciktirir) ve obezite (insülin direnci üzerinden risk artışı).
- Bireysel Faktörler: Kişinin fizyolojik yeteneği ve genel sağlık durumu.
Belirtiler ve Ayırıcı Tanı
Tenisçi dirseği, özellikle kavrama ve elle sıkma gibi aktiviteler sırasında dirseğin lateral (dış) kısmında artan ağrı ile karakterizedir. Bu ağrı; istirahat, hareket ve uyku sırasında da hissedilerek yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Önemli bir detay olarak, lateral dirsek ağrısı sadece dirsekten değil, C5-6 ve C6-7 boyun (servikal) omurları kaynaklı problemlerden de kaynaklanabilir. Kronik vakaların %20-50’sinde boyun bölgesi anormallikleri gözlemlenmektedir.
Dirsek Eklemi Değerlendirmesi ve Tanı Süreci
Doğru bir tedavi planı için kapsamlı bir değerlendirme şarttır. Uzman bir hekim veya fizyoterapist süreci şu aşamalarla yönetir:
- Öykü (Hikaye) Alma: Ağrının başlangıcı, şiddeti, yayılımı ve mesleki ilişkisi sorgulanır.
- Gözlem ve Palpasyon: Bölgedeki ödem, kızarıklık ve hassasiyet elle muayene edilir.
- Eklem Hareket Açıklığı (EHA): Hareket kısıtlılığı olup olmadığı tespit edilir.
- Nörolojik Muayene: Kas gücü, duyu ve derin tendon refleksleri kontrol edilir.
- Özel Ortopedik Testler: Lateral epikondilit tanısını doğrulamak için spesifik testler uygulanır.
- Radyolojik Görüntüleme: Kesin tanı için Röntgen, Ultrasonografi veya MRG yöntemlerine başvurulabilir.
Öykü Alırken Sorgulanan Kritik Noktalar
| Sorgulama Alanı | Detaylar |
|---|---|
| Ağrı Karakteri | Şiddeti, süresi, kalitesi ve başlangıç yeri |
| Tetikleyiciler | Ağrıyı artıran nedenler, mesleki ve sportif alışkanlıklar |
| Ek Bulgular | Sabah tutukluğu, eklemde kilitlenme, kas güçsüzlüğü |
| Geçmiş Hikayesi | Aile öyküsü, kullanılan ilaçlar ve diyet alışkanlıkları |
Lateral Epikondilit Tedavi Yöntemleri
Tedavide temel amaç ağrıyı azaltmak, fonksiyonu geri kazandırmak ve semptomların tekrarlanmasını önlemektir. Tedavi süreci üç ana fazda incelenir:
1. Akut Dönem
Bu aşamada istirahat, soğuk uygulama, ortez kullanımı ve elevasyon ön plandadır. Semptomları artıran aktivitelerden kaçınılmalı, izometrik egzersizlere başlanmalıdır.
2. Kronik Dönem
Manuel tedavi, derin friksiyon masajı, germe ve ilerleyici kuvvetlendirme egzersizleri uygulanır. Ergonomik düzenlemeler ve ön kola binen yükün kontrolü öğretilir.
3. Koruma Fazı
Kuvvet, endurans (dayanıklılık) ve esnekliği geliştiren ev programları uygulanır. Sporcular için teknik analizler ve ekipman (raket sapı ölçüsü, tel gerginliği vb.) düzenlemeleri yapılır.
Egzersiz Tedavisi ve Ortez Kullanımı
Lateral epikondilit tedavisinde en etkili yöntemlerden biri eksantrik egzersizler (kasın boyu uzarken kasılması) ve statik germe egzersizleridir.
- Kuvvetlendirme: Kol destekli şekilde, 3 set ve 10 tekrar olarak planlanmalıdır.
- Germe: En etkin germe 30-45 saniye süreyle yapılmalı ve her tekrar arasında dinlenme verilmelidir.
- Ortezler: En sık lateral epikondilit bandı ve el bileği istirahat splinti kullanılır. Bu araçlar tendona binen yükü azaltarak iyileşmeyi destekler.
Önemli Not: Tedavi sürecinde el sıkışma, ağır kaldırma, tornavida kullanma gibi zorlayıcı aktivitelerden kaçınılmalı ve aktiviteye dönüş kademeli olarak (en az 3 ay dikkat ederek) gerçekleştirilmelidir.
Uzm. Fzt. Halil İbrahim KURMAZ

