Doktorsitesi.com

Kuru tİp sarı nokta hastalığı ybmd

Prof. Dr. Merih Banu Soylu
Prof. Dr. Merih Banu Soylu
24 Kasım 2015244 görüntülenme
Randevu Al
  • Kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu, özellikle 75 yaş üstü bireylerde ciddi görme kaybına yol açabilen ve toplumda %0.6 oranında görülen bir hastalıktır.
  • Hastalığın yönetiminde makula pigmenti için kritik olan lutein ve zeaksantin gibi karotenoidlerin yanı sıra antioksidan vitaminler ve çinko takviyesi önemli rol oynar.
  • Retina sağlığı için zorunlu olan Omega-3 yağ asitleri ile mikrobesin takviyeleri, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için güncel tedavi protokollerinin temelini oluşturur.
Kuru tİp sarı nokta hastalığı ybmd
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kuru Tip Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (YBMD) Nedir?

Kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD), toplumda %0.6 oranında görülen ve görme kaybıyla sonuçlanabilen ciddi bir göz hastalığıdır. İstatistiksel verilere göre, YBMD kaynaklı körlük vakalarının %12-21’inden bu tip sorumludur. Özellikle 75 yaş üstü bireylerde %3.5 oranında ciddi görme kaybına yol açması, hastalığın klinik önemini artırmaktadır.

Kuru Tip YBMD’de Güncel Tedavi Yaklaşımları

Günümüzde kuru tip YBMD yönetiminde kullanılan tedavi yöntemleri, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya ve retina sağlığını korumaya odaklanmaktadır. Bu kapsamda uygulanan güncel tedavi protokolleri temel olarak üç ana grupta toplanmaktadır:

  1. Karotenoidler
  2. Antioksidanlar
  3. Omega-3 yağ asitleri

Karotenoidlerin Göz Sağlığındaki Rolü

Doğada tanımlanmış 600 karotenoidden yaklaşık 40-50 adedi insan beslenmesinde yer almaktadır. Bu bileşenler; ß-/a-karoten, lutein ve zeaksantin (ksantofiller) gibi alt gruplardan oluşur. Özellikle lutein ve zeaksantin, insan makula pigmentinde bulunan temel karotenoidler olarak öne çıkmaktadır.

Lutein; ıspanak, karalahana ve Brüksel lahanası gibi yeşil yapraklı sebzelerde bolca bulunurken; zeaksantin ise mısır, mango ve şeftali gibi besinlerde yüksek oranda mevcuttur. Sağlıklı bireyler için günlük 6 mg alım yeterli görülürken, YBMD hastaları için günlük 12 mg alım tavsiye edilmektedir.

Tablo 1: 12 mg Lutein Desteği İçin Gereken Besin Miktarları

MiktarBesin
100 gSalatalık
120 gIspanak, Maydanoz
600 gBrokoli
700 gBrüksel Lahanası
1200 gMısır
48 AdetYumurta

Antioksidan Desteği ve Vitaminler

Hastalığın ilerlemesini durdurmada antioksidanların etkisi bilimsel olarak kabul görmüştür. Bu süreçte özellikle Vitamin C, Vitamin E ve Çinko (Zn) takviyeleri, retina hücrelerini oksidatif strese karşı korumada kritik bir rol oynamaktadır.

Omega-3 Yağ Asitlerinin Önemi

Çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) grubunda yer alan Omega-3, vücutta sentezlenemeyen veya çok kısıtlı sentezlenen esansiyel bir bileşendir. Poliansatüre yağ asitleri iki ana aileye ayrılmaktadır:

  • Omega-3 Yağ Asitleri: Alfa-linolenik asit (ALA), Dokosahekzaenoik asit (DHA) ve Eikosapentaenoik asit (EPA).
  • Omega-6 Yağ Asitleri: Linoleik asit (LA) ve Araşidonik asit (AA).

Omega-3 yağ asitleri, retinanın gelişimi ve sağlıklı fonksiyon görmesi için zorunludur. Yapılan çalışmalar, Omega-3 desteği alan prematüre bebeklerin görme fonksiyonlarında belirgin iyileşme olduğunu kanıtlamıştır. Ayrıca Amerikan Kalp Birliği (AHA), kardiyovasküler koruma için günlük 1 g DHA ve EPA alımını önermektedir.

Gelecek Perspektifi ve Mevcut Mikrobesin Tedavisi

Kuru tip YBMD tedavisinde gelecekte geliştirilecek yeni yöntemlerle hastalık oluşumunun tamamen önlenmesi hedeflenmektedir. Mevcut klinik uygulamalarda ise mikrobesin takviyeleri en etkili koruma yöntemidir. Güncel tedavi protokolü; 10 mg lutein, 500-1000 mg Omega-3 ve uygun dozda antioksidan kullanımını içermektedir.

Etiketler

Kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonuKuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu kimlerde olurKuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu hakkındaKuru tip yaşa bağlı sarı nokta

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Merih Banu Soylu

Prof. Dr. Merih Banu Soylu

Prof. Dr. Merih Banu SOYLU, lise öğrenimini 1976 yılında TED Ankara Koleji'nde bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1982 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.  İhtisasını ise Çukurova üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yapmış ve 1986 yılında ‘Otoimmün Oküler Yüzey ve Uvea Hastalıklarında Kornea Epiteline Karşı Antikorlar  ve Dolaşan İmmün Kompleksler’ başlıklı tezini sunarak Göz Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.