Kraniovertebral birleşke anomalileri; platibazi, baziller invaginasyon
- Kraniovertebral bölge, kafatası ile üst omurganın birleştiği kritik bir alan olup burada meydana gelen baziler invaginasyon ve platibazi gibi anomaliler ciddi nörolojik sorunlara yol açabilmektedir.
- Tanı sürecinde kemik yapıların detaylı incelenmesi için bilgisayarlı tomografi ve yumuşak doku değerlendirmesi için MR gibi görüntüleme yöntemlerinin kombine edilmesi hayati önem taşır.
- Tedavi yaklaşımı lezyonun düzeltilebilir olup olmamasına göre belirlenirken, cerrahi müdahalelerde temel amaç basının kaldırılması ve omurga stabilitesinin sağlanmasıdır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Kraniovertebral Bölge Nedir?
Kraniovertebral bölge, kafatasının beyincik kemiğinin (oksipital kemik) alt kısmı ile en üstteki birinci (atlas) ve ikinci (aksis) omurgaların birleşerek oluşturduğu kritik bir anatomik alandır. Bu bölgede meydana gelen doğuştan veya sonradan oluşan hastalıklar, ciddi nörolojik şikayetler ve bulgularla kendini gösterebilmektedir. Bölgenin en sık rastlanan patolojileri arasında platibazi, baziler invaginasyon, romatoid artrit ve Paget hastalığı yer almaktadır.
Kraniovertebral birleşke hastalıklarının tedavi protokolleri, 1939 yılında Chamberline tarafından gerçekleştirilen klasik radyolojik çalışmalar sonrasında kademeli olarak gelişim göstermiştir. Günümüzde nöroradyoloji, nöroanestezi ve mikrocerrahi tekniklerdeki ilerlemeler, bu anomalilerin cerrahi tedavisinde başarı oranını önemli ölçüde artırmıştır.
Baziler İnvaginasyon ve Baziler İmpresyon Ayrımı
Baziler invaginasyon, primer gelişimsel bir bozukluk olup boyun omurgalarının kafa kaidesine doğru yer değiştirmesi durumudur. Bu tabloya genellikle birinci omurganın kapanma defektleri veya birleşik vertebra gibi gelişimsel anomaliler eşlik eder. Baziler invaginasyon vakalarının %25-30'unda beyincik sarkması (Arnold Chiari) ve omurilik içi kist (sirengomyeli) birlikte görülmektedir.
Baziler impresyon terimi ise kafa tası kemiklerindeki yumuşamalar nedeniyle sonradan (sekonder) gelişen durumlara verilen tıbbi addır. Bu durumun başlıca nedenleri şunlardır:
- Romatoid artrit (atlasın lateral kitlesindeki erozyonlar sonucu)
- Osteomalasi ve Rikets hastalığı
- Paget hastalığı ve Hiperparatiroidizm
- Osteogenezis imperfakta
- Spazmodik tortikolis
- Omurga stabilitesini etkileyen iltihabi hastalıklar
Platibazi ve Radyolojik Değerlendirme Kriterleri
Platibazi, anterior kafa kaide planı ile klivusun oluşturduğu bazal açının anormalleşmesidir. Tek başına platibazi genellikle şikayet oluşturmaz; ancak sıklıkla baziler impresyon ile birlikte bulunur. Tanı sürecinde direkt servikal lateral grafilerde şu referans noktaları esas alınır:
| Parametre | Normal Değer / Sınır |
|---|---|
| Bazal Açı (McRae) | 120 - 140 derece |
| Bazal Açı (Boogard) | 118 - 147 derece |
| Odontoid Proçes (Bi-mastoid hat) | 10 mm'den fazla geçmemeli |
| Chamberline Hattı | Odontoid proçes bu hattı 2.5 mm'den fazla geçmemeli |
| Foramen Magnum Sagital Çapı | 19 mm'den az ise nörolojik defisit riski yüksektir |
Kraniovertebral Birleşke Anomalilerinde Tanı Yöntemleri
Kranio-servikal birleşkenin değerlendirilmesinde boyun MR testi oldukça önemlidir; ancak kemik yapıların detaylı incelenmesinde MR tek başına yeterli kalmayabilir. Teşhis sürecinde şu yöntemler kombine edilmelidir:
- Dinamik Grafiler: Boynun fleksiyon ve ekstansiyon pozisyonlarındaki durumu incelenir.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT): Özellikle 3 boyutlu ve ince kesitli BT, kemik yapıların değerlendirilmesinde altın standarttır.
- MR Uyumlu Halo Cihazları: Boyun traksiyonu ile omurga diziliminin düzeltilmesinde ve değerlendirilmesinde kullanılır.
Tedavi Prensipleri ve Cerrahi Yaklaşımlar
Tedavi planlaması, lezyonun redükte edilebilir (düzeltilebilir) olup olmamasına göre şekillenir. Eğer lezyon redükte olabiliyorsa, temel amaç redüksiyon ve stabilizasyondur. Redükte edilemeyen lezyonlarda ise normal dokuların dekompresyonu ve oluşabilecek instabilite için stabilizasyon işlemleri uygulanır.
- Akut Durumlar: Travmatik dislokasyonlar, ligaman yırtıkları ve inflamatuar instabilitelerde genellikle 2-3 aylık immobilizasyon (traksiyon veya halo traksiyon) yeterlidir. Füzyon oluşmazsa cerrahi düşünülür.
- Ventral (Önden) Baskı: Önden bası olan hastalarda transoral ve transfarengeal yaklaşımlar etkilidir. Bu ameliyatları genellikle posterior oksipito-servikal füzyon takip eder.
- Önemli Uyarı: İrredüktabl baziler invaginasyon ve beyincik sarkması olan hastalarda, önce ventral baskı kaldırılmadan yapılan posterior dekompresyonlar nörolojik tabloyu kötüleştirebilir. Öncelikle ventral baskı kaldırılmalı, ardından BOS dolanımı düzeltilmelidir.
Sonuç olarak, kraniovertebral birleşke anomalileri kompleks yapılardır. Doğuştan ve sonradan gelişen nedenlerin ayrımı, kemik basısının yönü ve klinik şikayetlerin varlığı detaylıca incelenmelidir. Şikayet veren baziler invaginasyon vakaları mutlaka uygun cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelidir.

