Korkunç sonuç ( intihar )

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
İntihar Düşüncesi ve İnsan Psikolojisi Üzerine Bir Bakış
Gündelik hayatta her birey zaman zaman kendini yalnız, mutsuz, üzgün ve çaresiz hissedebilir. Yaşamın getirdiği zorluklar karşısında bu tür duyguları hissetmemek neredeyse imkansızdır. Bazı noktalarda tükendiğimizi ve bir çıkmaza girdiğimizi düşünmek, insan doğasında mevcut olan oldukça doğal bir durumdur.
Zaman zaman bireyler yaşadıkları acıdan kurtulmak adına intiharı bir çözüm yolu olarak düşünebilirler. Bu noktada kritik olan, bu düşünceye sahip bir kişinin gerçekten intihara meyilli olup olmadığını anlamak ve eğer böyle bir risk mevcutsa bunu engellemektir. Bazı görüşler intiharı kişisel bir seçim olarak değerlendirse de, çağdaş tıp ve psikoloji bilimi bu durumu patolojik (hastalıklı) bir durum olarak nitelendirmektedir.
İntihar Riski ile İlişkili Psikolojik Rahatsızlıklar
İntihar, birçok hastalığın bir yan ürünü olabileceği gibi çeşitli fiziksel rahatsızlıkların sonucu olarak da karşımıza çıkabilir. Ancak bilimsel veriler, intihar ile en güçlü ilişkinin psikiyatrik bozukluklar arasında olduğunu göstermektedir. Psikolojik bozukluğu olan kişilerde intihar riski, diğer bireylere oranla kat kat daha fazladır.
Depresyon ve İyileşme Sürecindeki Riskler
Bilimsel araştırmalar, depresyon tanısı almış kişilerin intihara diğer bireylerden çok daha yatkın olduğunu ve ölümle sonuçlanan girişimlerde bulunabildiğini kanıtlamaktadır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken en can alıcı bilgi; depresif semptomlar gösteren kişilerin intihar etme olasılığının "iyileşme" sürecinde artış göstermesidir.
Manik Depresif (Bipolar) Bozukluk
Bipolar bozukluk tanısı alan kişiler, hastalıklarının doğası gereği yüksek risk grubundadır. Bu bireyler belirli dönemlerde depresyon, belirli dönemlerde ise mani (taşkınlık) özellikleri sergilerler. Bu süreçlerin özellikleri şu şekildedir:
- Depresyon Dönemi: Düşük özgüven, kendine karşı olumsuz tutumlar ve yoğun çaresizlik hissi hakimdir. Kişi tek çözüm yolunun ölüm olduğunu düşünebilir.
- Mani Dönemi: Kişi kendini sebepsiz yere çok güçlü ve akıllı hissederek tehlikeli işlere girişebilir. Örneğin; uçabileceğini düşünerek yüksekten atlayabilir veya aşırı hız yaparak kaza riskini göz ardı edebilir.
Şiddet Mağdurları ve Travma Sonrası Süreç
Şiddet; duygusal, fiziksel ve cinsel olmak üzere üç ana başlıkta incelenir. Bu tür baskılara ve kötüye kullanımlara maruz kalan kişiler ağır travmalar yaşarlar. Yaşadıkları yükü kaldıramayan bu bireyler intihara sürüklenebilirler. Toplumsal baskılar nedeniyle bu durumu paylaşmaktan kaçınmaları, riskin saptanmasını ve yardım sürecini zorlaştırmaktadır.
Alkol, Madde Bağımlılığı ve Kişilik Bozuklukları
İntihar riski taşıyan diğer önemli gruplar ise bağımlılıklar ve belirli kişilik bozukluklarıdır. Bu gruplara dair veriler şu şekildedir:
| Risk Grubu | Belirgin Özellikler |
|---|---|
| Alkol Bağımlıları | Alkol bağımlısı olan kişilerin %15'inin intihara teşebbüs ettiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. |
| Madde Bağımlıları | Madde kullanımı, muhakeme yeteneğini bozarak intihar riskini artırır. |
| Kişilik Bozuklukları | Özellikle anti-sosyal kişilik bozukluğu ve borderline kişilik bozukluğu olan hastalar intihara oldukça yatkındır. |


