Kısırlık Sebebi: Endometriozis
- Endometriozis, rahim içini döşeyen dokunun rahim dışında konumlanarak hormonlara bağlı kanama, kist ve yapışıklıklara yol açtığı kronik bir hastalıktır.
- Üreme çağındaki kadınların %5-10'unu etkileyen bu hastalık, özellikle şiddetli adet ağrısı, kronik kasık ağrıları ve kısırlık gibi ciddi klinik belirtilere neden olur.
- Kesin tanısı laparoskopi ile konulan hastalığın tedavisinde, hastanın şikayetlerine göre ağrıyı dindirmeye ve üreme potansiyelini artırmaya yönelik tıbbi veya cerrahi yöntemler uygulanır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Endometriozis Nedir?
Endometriozis, üreme çağındaki kadınları etkileyen ve oldukça sık karşılaşılan kronik bir hastalıktır. Normal şartlarda rahim içini döşeyen endometrium tabakasının, rahim dışındaki başka bir bölgede konumlanması olarak tanımlanır. Bu durum, kadın sağlığını ve üreme potansiyelini doğrudan etkileyen önemli bir klinik tablodur.
Rahim dışına yerleşen bu doku, adet döngüsü boyunca östrojen ve progesteron hormonlarındaki değişimlere duyarlılık gösterir. Hormonların etkisiyle kalınlaşan doku, döngü sonunda kanama yapabilir; ancak rahim içindeki dokunun aksine bu kanın vücut dışına atılacağı bir yol yoktur. Sonuç olarak kan birikerek kistleşebilir veya çevre dokularda ciddi yapışıklıklara yol açabilir. Endometriozis, tamamen östrojen hormonuna bağımlı bir hastalık olarak kabul edilir.
Görülme Sıklığı ve Yerleşim Yerleri
Endometriozis tanısı kesin olarak cerrahi yöntemlerle konulduğu için gerçek görülme sıklığını tam olarak saptamak zordur. Güncel veriler, kadınların yaklaşık %5-10 oranında bu hastalıktan etkilendiğini göstermektedir. Hastalık en sık yumurtalıklarda (%75) görülmekle birlikte, vücudun pek çok farklı noktasında ortaya çıkabilir.
Endometriozisin en sık görüldüğü bölgeler şunlardır:
- Yumurtalıklar (Overler)
- Douglas poşu (Rahmin arkasındaki boşluk)
- Rahmi yerinde tutan bağlar
- Tüpler ve bağırsaklar
- Mesane, rahim ağzı ve vajina
- Cerrahi yara izleri ve doğum kesileri
Nadir durumlarda göbek deliği veya burun zarı gibi uzak organlarda da görülebilen bu hastalık, literatürde erkeklerde dahi rapor edilmiştir. Her yaş grubunda saptanabilse de temel olarak üreme çağındaki kadınların hastalığıdır.
Endometriozis Kötü Huylu Bir Hastalık mıdır?
Endometriozis doğası gereği kötü huylu (malign) bir hastalık değildir. Ancak yapılan araştırmalar, bu hastalığa sahip kadınlarda meme, yumurtalık ve bazı dolaşım sistemi kanserlerinin görülme oranında bir artış olduğunu saptamıştır. Bu ilişki henüz tam olarak açıklığa kavuşmamıştır.
Bazı uzmanlar bu durumu, hastaların kullandığı ilaçlara veya hastalığın yakından takip edilmesi nedeniyle kanserin erken teşhis edilmesine bağlamaktadır. Dolayısıyla endometriozis doğrudan kanser demek olmasa da hastaların düzenli kontrol altında olması tavsiye edilir.
Hastalığın Oluşum Nedenleri
Endometriozisin kesin oluşum nedeni bilinmemekle birlikte, tıp dünyasında çeşitli teoriler öne sürülmektedir. En yaygın kabul gören teori, adet kanının tüpler aracılığıyla karın boşluğuna geri kaçmasını ifade eden retrograd menstrüasyon teorisidir. Ancak bu teori, hastalığın neden her kadında veya neden erkeklerde görüldüğünü açıklamakta yetersiz kalmaktadır.
Diğer önemli oluşum teorileri şunlardır:
- Kan Yoluyla Yayılım: Endometrial hücrelerin kan dolaşımı ile uzak organlara taşınması.
- Embryonik Hücre Dönüşümü: Embriyo döneminden kalan hücrelerin zamanla endometrial hücrelere dönüşmesi.
- Bağışıklık Sistemi Bozuklukları: Savunma sistemindeki aksaklıkların bu dokuların yerleşmesine zemin hazırlaması.
Patolojik Gelişim ve Çikolata Kisti (Endometrioma)
Erken dönem lezyonlar genellikle küçük, mavi-siyah renkli ve "barut yanığı" görünümündedir. Bu odaklar zamanla çevre dokularda reaksiyona neden olarak anatomik yapıyı bozan yapışıklıklara yol açar. Yumurtalıklara yerleşen doku her adet döneminde kanayarak kist oluşturur.
Kist içerisinde biriken kan zamanla koyulaşır, kahverengi ve yapışkan bir hal alır. Bu özel yapıya halk arasında çikolata kisti, tıbbi literatürde ise endometrioma adı verilir. Bu kistler 10-15 santimetre gibi büyük boyutlara ulaşabilir.
Endometriozis Belirtileri ve Klinik Tablo
En sık karşılaşılan şikayet, şiddeti giderek artan ağrılı adet görme (dismenore) durumudur. Ağrının nedeni, odaklardan salgılanan prostaglandin maddesinin rahimde yarattığı kasılmalardır. İlginç bir şekilde, ağrının şiddeti ile hastalığın evresi arasında doğrudan bir korelasyon bulunmayabilir.
Hastalığın temel klinik belirtileri şunlardır:
- Kronik kasık ve bel ağrıları
- Disparonia (Cinsel ilişki sırasında ağrı)
- Adet öncesi kahverengi lekelenme şeklinde kanamalar
- Bacaklara yayılan ağrılar
Kısırlık (İnfertilite) ile İlişkisi
Kısırlık şikayeti ile doktora başvuran kadınların yaklaşık %10-20'sinde endometriozis saptanmaktadır. Şiddetli vakalarda oluşan yapışıklıklar ve anatomik bozukluklar üreme fonksiyonlarını doğrudan engeller. Hafif vakalarda ise karın içindeki inflamasyonun yumurta gelişimi ve döllenme üzerindeki olumsuz etkileri üzerinde durulmaktadır.
Tanı ve Evreleme
Endometriozisin kesin tanısı için lezyonların cerrahi olarak görülmesi ve patolojik incelemesi şarttır. Bu noktada tanısal laparoskopi altın standarttır. Ultrasonografi ise özellikle yumurtalıklardaki çikolata kistlerinin saptanmasında oldukça başarılıdır.
| Evre | Hastalık Düzeyi |
|---|---|
| Evre 1 | Minimal |
| Evre 2 | Hafif |
| Evre 3 | Orta |
| Evre 4 | Şiddetli |
Tanı sürecinde ayrıca Ca12-5 adı verilen bir kan markerı da kullanılabilir. Bu değer endometriozis varlığında yükselse de kanser vakalarındaki kadar yüksek seviyelere ulaşmaz.
Tedavi Yöntemleri
Endometriozisin kesin ve kalıcı bir tedavisi bulunmamaktadır; tedavide temel amaç ağrıyı dindirmek ve kısırlığı ortadan kaldırmaktır. Tedavi planı hastanın şikayetlerine ve çocuk sahibi olma isteğine göre şekillendirilir.
Tıbbi Tedavi
İlaç tedavileri, hastalığın östrojen bağımlı olması prensibine dayanır. Doğum kontrol hapları gebelik benzeri bir durum yaratırken, GnRH analogları vücudu geçici bir menopoz durumuna sokarak odakları baskılar. Ancak tıbbi tedavilerin kısırlık üzerinde olumlu bir etkisi saptanmadığı için çocuk isteyen hastalarda tercih edilmez.
Cerrahi Tedavi ve Yardımcı Üreme Teknikleri
Şiddetli olgularda ve kısırlık durumunda laparoskopik cerrahi en etkili yaklaşımdır. Çikolata kisti operasyonu sonrası hastaların %50'si ilk 6 ay içinde doğal yolla hamile kalabilmektedir. Cerrahi sonrası gebelik oluşmazsa aşılama veya tüp bebek (IVF) gibi yardımcı üreme tekniklerine başvurulur.


