Doktorsitesi.com

Kırılan Duvarlar, Kırılan Ruhlar: Depremin Psikolojik Yüzü

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
16 Ağustos 2025151 görüntülenme
Randevu Al
Afetler, özellikle depremler, bireylerin yaşamında derin psikolojik izler bırakabilir. Ani oluşları, can ve mal kayıpları, zorunlu göç ve maddi sıkıntılar; travma, kaygı, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu gibi ruhsal sorunlara yol açabilir. Çocuklar, yaşlılar, engelliler ve önceden psikolojik sorun yaşayanlar bu etkilerden daha fazla etkilenir. Afet sonrasında uzman desteği almak iyileşme süreci için kritik önem taşır. Yüz yüze terapinin yanı sıra online terapi de kolay erişim imkânı sunarak, mekân ve zaman sınırlamalarını ortadan kaldırır ve toparlanma sürecini hızlandırır.
Kırılan Duvarlar, Kırılan Ruhlar: Depremin Psikolojik Yüzü
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Afet Kavramı ve Toplumsal Etkileri

Afet, belirli bir bölgede beklenmedik bir anda ortaya çıkan; orada yaşayan bireyleri psikolojik, sosyolojik ve ekonomik açıdan çok yönlü etkileyen olaylardır. İnsan eliyle veya doğal süreçlerle meydana gelen bu felaketler, dünya genelinde yıkıcı etkilere yol açmaktadır. Kişilerin doğal hayat akışını sekteye uğratan afetler, yaşamda derin izler bırakmakta ve oluşan tahribatın iyileştirilmesi genellikle uzun bir zaman dilimine yayılmaktadır.

Türkiye'de Deprem Gerçeği ve Risk Faktörleri

Deprem, yeryüzünde her yıl yüzlercesi gerçekleşen ve tarih boyunca milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine neden olan en kritik afet türlerinden biridir. Türkiye, hem yer aldığı deprem kuşağı hem de jeolojik yapısı nedeniyle bu doğa olayına sıklıkla maruz kalmaktadır. Canlı fay hatlarına sahip olan ülkemizde, ortalama her iki yılda bir can ve mal kaybına yol açan depremler yaşanmaktadır.

Hareketli deprem kuşağı, yerleşim biçimleri ve yapı özellikleri nedeniyle depremlerin sonuçları oldukça ağır olabilmektedir. Deprem, hayatları etkileme oranı bakımından dünyada ve ülkemizde ilk sıralarda yer alırken; can ve mal kaybının yanı sıra şu travmalara sebebiyet vermektedir:

  • Toplumsal ve fiziksel yaralanmalar
  • Derin ruhsal travmalar
  • Bireylerin baş etme becerilerinin sarsılması

Travmatik Bir Deneyim Olarak Deprem

Travma, bireyin hayatını doğrudan etkileyen, onu aşırı korkutan ve tanık olduğu olaylar karşısında çaresiz bırakan deneyimlerdir. Bu yaşantılar, günlük hayatta karşılaşılabilecek olumsuzluklardan çok daha dehşet vericidir. Deprem, bireyleri kendileri ve sevdikleri için ciddi bir tehdit ile yüz yüze getirdiği için büyük bir travmatik yaşantı olarak kabul edilir.

Depremin Psikolojik Tahribatı ve Kronik Etkileri

Depremin ansızın meydana gelmesi, insan psikolojisi üzerinde kalıcı etkiler bırakır. Sarsıcı anlar ve sonrasında gelişen kayıplar, bireyleri uzun süre kurtulamayacakları psikolojik sıkıntılara sürükleyebilir. Depremi diğer travmalardan ayıran temel farklar şunlardır:

  1. Tahribatın Boyutu: Büyük çaplı can ve mal kayıpları.
  2. Artçı Sarsıntılar: Devam eden sarsıntıların yarattığı kronik stres.
  3. Yaşam Değişiklikleri: Zorunlu göç, iş ve okul değişikliği gibi radikal dönüşümler.
  4. Maddi Kayıplar: Ekonomik güvencenin yitirilmesi.

Deprem Sonrası Görülen Ruhsal ve Fiziksel Rahatsızlıklar

Afet sonrası psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkmasında; ülkenin gelişmişlik düzeyi, hazırlıksız yakalanma, sosyal destek eksikliği ve görsel tahribatın süresi gibi faktörler rol oynar. Depremden kurtulan bireylerde fiziksel olarak kalp ve solunum sorunları gözlemlenebilirken, ruhsal alanda şu tablolarla karşılaşılmaktadır:

Rahatsızlık TürüBelirtiler ve Bulgular
TSSBTravma sonrası stres bozukluğu (Araştırmalara göre %3-87 oranında görülebilir)
Duygusal TepkilerKorku, hissizlik, uyuşukluk, öfke ve sürekli depremi düşünme
Bilişsel SorunlarDikkat ve odaklanma sorunları, travmatik anıyı tekrar yaşama
Klinik TablolarDepresyon, anksiyete, madde bağımlılığı ve uyku bozuklukları

Risk Altındaki Gruplar ve İyileşme Süreci

Depremin etkileri travmanın şiddetine ve kişiye göre değişse de bazı gruplar için süreç çok daha zorlayıcıdır. Bebekler, çocuklar, yaşlılar, kadınlar, engelliler ve deprem öncesinde psikopatolojik sorunları olan bireyler, yüksek riskli ve kırılgan gruplar arasında yer alır.

Uzman Desteği ve Online Terapi

Afetlerin ardından ruhsal iyileşme sürecini güçlendirmek için profesyonel destek almak hayati önem taşır. Günümüzde yalnızca yüz yüze terapi değil, online terapi imkanları da erişilebilirliği artırmaktadır. Çevrim içi destekler, yer ve zaman engelini ortadan kaldırarak bireylerin travma, kaygı ve depresyon gibi sorunlarla başa çıkmalarına ve iyileşme yolculuklarına hızla başlamalarına yardımcı olur.


Kaynakça: Ayşegül Ülker, Selahattin Avşaroğlu, Hülya Avşaroğlu, Enayat Elyan (SSS Journal)

Etiketler

Psikolojik destekAnksiyete ve stresOnline terapiOnline psikolojik danışmanlıkTravma sonrası stres bozukluğu nedir

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Veysel Hasan Gül, Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı üniversitede Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü de tamamlayarak çift anadal yapmıştır. Ayrıca Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü yandal programını bitirmiştir. Lisans eğitimini takiben, Millî Eğitim Bakanlığı Ankara Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nden "Özel Eğitim Alan Uzmanlığı" almıştır. Aile Danışmanlığı eğitimini ise doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı'nın akreditasyonu ve yetkilendirmesi ile tamamlamıştır. Psikoloji alanında kuramsal eğitimlerine varoluş psikoterapi üzerine doktor Erkan Kalem'den temel eğitim ve süpervizyon eğitimlerini almış olup, vaka süpervizyonlarını sürdürmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini Prof. Dr. Şükrü Uğuz'dan almıştır. Çocuk ve ergenlerde gelişim alanında ilkel refleks eğitimi ve öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu üzerine Brainfit eğitimini Dr. Mehmet Engin Uysal'dan almıştır, süpervizyonlarına devam etmektedir. Birçok özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kuruculuk, eğitim koordinatörlüğü, okul psikolojik danışmanlığı görevlerinde bulunmuştur. Ayrıca Adana UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği) Rehabilitasyon Başkanlığı görevinde bulunmuştur. 2013 yılından bu yana aktif olarak sahada görev yapan Gül, 10 yılı aşkın mesleki deneyime sahiptir. Kariyeri boyunca bireysel danışmanlık, çocuk ve ergen danışmanlığı, aile danışmanlığı ve ruh sağlığı alanlarında çeşitli çalışmalar yürütmüştür. Hâlen Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan Varlık Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde hizmet vermeye devam etmektedir. Poyep Çocuk ve Ergen Gelişim markasının kurucusudur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.