Doktorsitesi.com

Kilo kontrolü için 5 tavsiye!

Prof. Dr. Mustafa  Şehsuvar Gökgöz
Prof. Dr. Mustafa Şehsuvar Gökgöz
31 Ekim 2018192 görüntülenme
Randevu Al
Kilo kontrolü için 5 tavsiye!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kalıcı Kilo Yönetimi ve Beslenme Disiplini

Kilo vermek oldukça güç ve zahmetli bir süreç olsa da asıl zorluk, ulaşılan hedef kiloyu koruyabilmektir. İstatistiksel veriler, kilo veren bireylerin yüzde 70’inden fazlasının 1 yıl içinde, yüzde 90’ının ise en geç 5 yıl içinde eski kilolarına geri döndüğünü göstermektedir. Bu döngüyü kırmak ve verilen kiloları kalıcı hale getirmek için doğru beslenme alışkanlıklarını sürdürmek ve fiziksel aktiviteyi yaşam tarzı haline getirmek kritik önem taşır.

Kilo kaybının kalıcı olması için beslenme düzeninizi ciddiye almalı ve her gün bıkıp usanmadan egzersiz yapmalısınız. Günlük en az 5.000 adım, mümkünse 7.500 adım hedefini bir görev olarak yerine getirmek, metabolik dengeyi korumanın ilk adımıdır. Peki, bu süreçte dikkat edilmesi gereken diğer hayati unsurlar nelerdir?

1. Protein Tüketimini Stratejik Olarak Artırın

Kilo problemi yaşayan bireylerde, özellikle insülin fazlalığı veya insülin direnci söz konusuysa, proteinden zengin ve karbonhidratı sınırlandırılmış bir beslenme planı uygulamak oldukça akılcı bir yaklaşımdır. Proteinler, tokluk hissini artırarak kilo kontrolüne yardımcı olur.

Protein tüketiminde şu ayrıntılara dikkat edilmelidir:

  • Sadece hayvansal proteinlere odaklanmamalı, bitkisel proteinler de sürece dahil edilmelidir.
  • Daha hızlı kilo verme düşüncesiyle proteinlere aşırı yüklenmekten kaçınılmalıdır.
  • Seçim yaparken biyolojik değeri yüksek proteinler tercih edilerek maksimum verim hedeflenmelidir.

2. Bağırsak Sağlığı ve Probiyotik Gücü

Kilo dengesini korumada ve besinlerin doğru şekilde hazmedilmesinde bağırsaklardaki probiyotik güç son derece etkilidir. Yapılan araştırmalar, probiyotik bakterilerin sadece sindirimi kolaylaştırmakla kalmadığını, aynı zamanda gıdalardan kazanılan enerji ve kalori değerini de belirlediğini ortaya koymaktadır.

Bağırsak florasındaki biyolojik dengenin bozulması, aynı miktar besinden daha fazla kalori kazanılmasına yol açabilir. Örneğin; bağırsak bakteri yükü yetersiz olan bir birey, bir tabak pirinç pilavından normalden daha fazla kalori üretebilir. Bu nedenle kilo sorunu olanların probiyotik desteklerden faydalanması ve bu alandaki gelişmeleri takip etmesi önerilir.

3. Glisemik Yükü Düşürerek İnsülin Direncini Kırın

Tüketilen besinlerin glisemik yükü arttıkça, kan şekerinin yükselme hızı ve seviyesi de artış gösterir. Bu durum; insülin patlamalarına, hiperinsülinemi gelişimine ve neticede insülin direncine bağlı kilo kazanımına neden olur. Karbonhidrat içeren bir besin tüketmeden önce mutlaka glisemik yükü sorgulanmalıdır.

Tercih Edilmesi GerekenKaçınılması GerekenNeden?
Elma (Kabuğuyla)İncirDaha düşük glisemik yük
Kepekli Bulgur PilavıPirinç PilavıDaha az kan şekeri dalgalanması
Meyvenin KendisiMeyve Suyu / PüresiDaha düşük glisemik indeks

4. Posa Tüketimine Ağırlık Verin

Daha yüksek posa tüketimi, daha az şeker kazanımı ve dolayısıyla daha az insülin patlaması anlamına gelir. Bu döngü, vücudun daha az yağ üretmesini sağlar. Posa tüketimini artırmak sadece kilo kontrolü için değil; kolesterol, damar sertliği ve tansiyon gibi problemlerle mücadele etmek için de gereklidir. Bu amaçla bol sebze tüketilmeli ve bakliyatlar beslenme planından ihmal edilmemelidir.

5. Gluteni Sınırlayarak Obezite Riskini Azaltın

Tahıllarda bulunan bir protein olan gluten, bazı bireylerde intolerans veya alerjiye yol açabilmektedir. Güncel bulgular, gluten intoleransı ile kilo sorunu arasında doğrudan bir bağlantı olabileceğini ve bazı kişilerde "gluten obezitesi" gelişebileceğini göstermektedir.

Kilo kontrolünü sağlamak adına beslenme modelindeki gluten oranını minimize etmek önemlidir. Bu doğrultuda şu gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır:

  • Un ve nişasta içeren gıdalar
  • Ekmek ve makarna çeşitleri
  • İşlenmiş tahıl ürünleri

Etiketler

KiloGlutenKilo kontrolügluten sınırıkilo kontrolü nasıl yapılırkilo kontrolü için neler yapılmalı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa  Şehsuvar Gökgöz

Prof. Dr. Mustafa Şehsuvar Gökgöz

Prof. Dr. Mustafa Şehsuvar GÖKGÖZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1988 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1988 - 1994 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

1994 - 2003 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ''Öğretim Görevlisi, Yardımcı Doçent Doktor ve Doçent Doktor'' unvanları ile görev almış olan Prof. Dr. Mustafa Şehsuvat GÖKGÖZ, 2003 - 2005 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Doçent Doktor ve Profesör Doktor unvanları ile hasta kabulü yapmıştır.

1996 yılında Cambridge Üniversitesi Addenbrooke’s Hastanesinde Plastik Cerrahi Fellow, 1997 yılında Philadelphia Thomas Jefferson Üniversitesi’nde Kolon ve Rektum Cerrahisi Bölümünde Visiting Fellow, 2000 yılında Michigan Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrin Cerrahi Bölümünde Research Fellow, 2006 yılında Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkolojik Cerrahi Meme Ünitesi Visiting Proffesor, olarak eğitimlerini tamamlamış olan Prof. Dr. Mustafa Şehsuvar GÖKGÖZ, mesleki çalışmalarına Bursa'da bulunan özel muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.