Doktorsitesi.com

Kemik Sağlığı İçin Vitamin ve Mineral Takviyeleri Neden ve Nasıl Kullanılmalıdır?

Prof. Dr. Erol Bolu
Prof. Dr. Erol Bolu
6 Şubat 202610 görüntülenme
Randevu Al
Kemik sağlığının korunması için kalsiyum, D vitamini, magnezyum ve vitamin K gibi temel vitamin ve mineraller büyük önem taşır. Kalsiyumun yeterli alımı kemik kaybını önlerken, D vitamini emilimini artırır ve kemiklerin güçlenmesini sağlar. Takviye gereksinimi bireyin beslenme durumu ve risk faktörlerine göre değerlendirilmelidir. Klinik uygulamada öncelik beslenme düzenlenmesine verilmeli, gerekli durumlarda takviyeler hekim kontrolünde kullanılmalıdır.
Kemik Sağlığı İçin Vitamin ve Mineral Takviyeleri Neden ve Nasıl Kullanılmalıdır?

Kemik Sağlığı İçin Vitamin ve Mineral Takviyeleri

Neden ve Nasıl Kullanılmalıdır?

1. Kemik sağlığı için hangi vitamin ve mineraller önemlidir?

Kemiklerinizin güçlü kalması için en önemli besin öğeleri şunlardır:

Kalsiyum

D vitamini

Vitamin K

Magnezyum

Fosfor

Bu vitamin ve mineraller kemik yapımını destekler, kemik yıkımını azaltır ve vücudun mineral dengesini düzenler.

2. Kalsiyum neden gereklidir?

Kalsiyum, kemiklerin ana yapı taşıdır. Yetersiz alındığında vücut kemiklerden kalsiyum çekmeye başlar ve bu durum kemik erimesine (osteoporoz) yol açabilir.

3. Günlük ne kadar kalsiyuma ihtiyacım var?

Yetişkinler: 1000 mg/gün

Kadınlar (50 yaş üstü): 1200 mg/gün

Erkekler (70 yaş üstü): 1200 mg/gün

Bu miktarın öncelikle besinlerle karşılanması önerilir.

4. Kalsiyum hangi besinlerde bulunur?

Süt, yoğurt, peynir

Sardalya, somon

Badem, susam

Brokoli, lahana

Kalsiyum ile zenginleştirilmiş ürünler

5. Kalsiyum takviyesi almam gerekir mi?

Aşağıdaki durumlarda kalsiyum takviyesi gerekebilir:

Süt ve süt ürünlerini tüketemiyorsanız

Günlük kalsiyum alımınız 500–600 mg’ın altındaysa

Osteoporoz tedavisi görüyorsanız

D vitamini eksikliğiniz varsa

Menopoz sonrası dönemdeyseniz

6. Kalsiyum takviyeleri kalp krizi riskini artırır mı?

Bazı çalışmalarda kalsiyum takviyelerinin kalp krizi riskinde hafif bir artışla ilişkili olabileceği gösterilmiştir. Ancak bu risk, besinlerle alınan kalsiyum için geçerli değildir.

7. Kalsiyum böbrek taşı yapar mı?

Diyetle alınan kalsiyum, böbrek taşı riskini azaltır.

Takviye olarak alınan kalsiyum, özellikle yemek dışında alındığında, bazı kişilerde böbrek taşı riskini artırabilir.

8. D vitamini neden önemlidir?

D vitamini, kalsiyumun bağırsaklardan emilmesini sağlar. Eksikliğinde kemikler zayıflar ve kırık riski artar.

9. D vitamini eksikliğinde hangi belirtiler görülür?

Kas güçsüzlüğü

Kemik ağrısı

Yorgunluk

Sık düşme

Çocuklarda bacak eğrilikleri

10. Vitamin K kemiklere nasıl yardımcı olur?

Vitamin K, kemik proteinlerinin aktif hâle gelmesini sağlar. Bazı çalışmalarda kırık riskini azaltabileceği gösterilmiştir; ancak rutin kullanım için henüz yeterli kanıt bulunmamaktadır.

11. Magnezyum eksikliği kemikleri etkiler mi?

Evet. Magnezyum, D vitamininin aktif hâle gelmesi için gereklidir. Eksikliği kemik kalitesini bozabilir. Magnezyum bisglisinat formu genellikle daha iyi tolere edilir.

12. Fosfor takviyesi gerekli midir?

Genellikle gerekli değildir. Fosfor eksikliği nadirdir; fazlalığı ise kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir.

13. Takviyeler ne zaman alınmalıdır?

Kalsiyum karbonat: Yemekle birlikte

Kalsiyum sitrat: Aç veya tok alınabilir

D vitamini: Günün herhangi bir saatinde

Magnezyum: Akşam saatlerinde alınması daha iyi tolere edilir

14. Takviyelerin yan etkileri nelerdir?

Kalsiyum: Kabızlık, şişkinlik, böbrek taşı

D vitamini: Çok yüksek dozlarda kalsiyum yüksekliği

Magnezyum: İshal

Vitamin K: Genellikle iyi tolere edilir (kan sulandırıcı kullananlarda dikkatli olunmalıdır)

15. Klinik pratikte takviye yaklaşımı nasıl olmalıdır?

Öncelikle diyet değerlendirmesi yapılmalıdır.

Eksiklik varsa önce beslenme düzenlenmelidir.

Gerekli durumlarda kalsiyum ve D vitamini birlikte verilmelidir.

Kardiyovasküler hastalığı olan bireylerde yüksek doz kalsiyumdan kaçınılmalıdır.

Böbrek taşı öyküsü olan hastalarda kalsiyum mutlaka yemekle birlikte alınmalıdır.

Prof. Dr. Ş. Erol Bolu

Etiketler

kemik sağlığında vitamin kullanımı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erol Bolu

Prof. Dr. Erol Bolu

Prof. Dr. Şinasi Erol Bolu, 15 Mayıs 1960 doğumlu, evli ve İngilizce bilen, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları ile İç Hastalıkları uzmanı bir tıp profesörüdür; eğitimini 1978-1983 yılları arasında İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nde ve 1983-1984’te Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra, 1985-87 yıllarında Çorlu’da sağlık şube müdürlüğü ve pratisyen hekimlik, 1987-92 GATA İç Hastalıkları, 1992-96 GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları bölümlerinde uzmanlık eğitimi almış, 1995-96 yıllarında University of Texas Southwestern Medical Center (Dallas, ABD)’da post-doktoral çalışmada bulunmuştur; 1998’de doçent, 1999-2013 arası ve 2009’dan itibaren profesör olarak GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapmış, 2003-2013 arasında Ankara’da özel muayenehane çalıştırmış, 2013-2023 arasında Özel Memorial Ataşehir Hastanesi, 2023-2025 arasında Özel Medicana Kadıköy Hastanesi’nde çalışmış ve 2025’ten itibaren İstanbul Caddebostan’da özel muayenehane hekimliği yapmaktadır; GATA Araştırma Bilimsel Kurulu Sekreteri, GATA Tiroid Kanseri Konseyi Sekreteri, TEMD Adrenal Gonad Çalışma Grubu Başkanı, TEMD Yönetim Kurulu ve Yeterlilik Sınav Komisyonu üyesi olarak çeşitli bilimsel görevlerde bulunmuş, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Derneği, Türk Diyabet Cemiyeti, Türk Diyabet Vakfı, The Endocrine Society ve European Society of Endocrinology gibi ulusal ve uluslararası kuruluşa üyedir; başta tiroid ve tiroid kanseri, diyabetes mellitus, obezite, nöroendokrin, adrenal ve gonad hastalıkları ile metabolik kemik hastalıkları olmak üzere geniş bir ilgi alanına sahiptir ve ulusal/uluslararası dergilerde yayınlar, kongre konuşmaları, bildiri sunumları ile sekiz kitap bölümüne imza atmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.