Doktorsitesi.com

Kekemeliği tanıyalım

Kekemeliği tanıyalım
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kekemelik Nedir? Konuşma Akışındaki Kesintilerin Tanımı

Kekemelik, en temel ifadesiyle konuşma akışının veya ritminin kesintilerle ya da blok gibi engellerle bozulması durumudur. Bu durum, konuşma sırasında nefes alma, fonasyon (sesleme) ve sesletim koordinasyonlarını doğrudan etkileyen istemsiz nöromotor bozulmalar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Kekemelik, bireyin iletişim kurma sürecinde yaşadığı karmaşık bir akıcılık bozukluğudur.

Kekemelik olgusu, her zaman aynı şekilde seyretmemekle birlikte genellikle şu üç temel boyutta kendini gösterir:

  • Kişinin sözcükleri ifade ederken yaşadığı istemsiz kontrol kaybı.
  • Aşırı veya anormal düzeydeki ses/hece tekrarları, uzatmalar, sesli veya sessiz bloklar ya da bu davranışlardan kaçınma çabaları.
  • Çeşitli psikolojik stres ve olumsuz duygularla olan bağlantısı veya bu faktörler tarafından tetiklenmesi.

Kekemeliğin Görülme Sıklığı ve İstatistiksel Veriler

Bilimsel araştırmalar, dünya genelinde bir toplumun yaklaşık %1'inin hayatının herhangi bir döneminde kekemelik yaşadığını göstermektedir. Bu veriler ışığında, Türkiye'de yaklaşık 700.000 kekemelik vakası bulunduğu tahmin edilmektedir. Kekemelik, genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkan bir durumdur.

Çocukluk dönemindeki istatistikler, durumun gelişimsel sürecine dair önemli ipuçları sunmaktadır:

DurumOran
Çocukluk döneminde kekemelik görülme sıklığı%5
Kendiliğinden iyileşme gösteren vakalar%80
Kekemeliği devam eden çocukların oranı%1

Bu verilere göre, kekemelik yaşayan her 5 çocuktan 4'ü ilerleyen dönemlerde akıcı konuşmaya başlarken, %1'lik bir kesimde bu durum devam etmektedir.

Kekemeliğe Ne Neden Olur? Fizyolojik ve Psikolojik Faktörler

Kekemeliğin ortaya çıkmasında tek bir nedenden bahsetmek mümkün değildir. Yapılan araştırmalar, çocuklukta başlayan tipik kekemeliğin temelinde fizyolojik faktörlerin yattığını kanıtlamıştır. Özellikle kekemeliği olan bireylerin yaklaşık %50'sinde genetik etkiler tespit edilmiştir.

Toplumda yaygın olan bir yanlış inanışın aksine, kekemeliğin nedeni doğrudan psikolojik değildir. Psikolojik faktörler, kekemeliği tetikleyebilir veya mevcut durumu daha belirgin hale getirebilir; ancak ana neden olarak kabul edilmezler. Ayrıca, öğrenme süreçleri ve alışkanlıklar da bu süreçte rol oynar. Örneğin, bireyler kekeledikleri anlarda kendilerine yardımcı olacağını düşündükleri ayak vurma veya göz kırpma gibi ikincil hareketler geliştirebilirler.

Konuşma Terapisi ve Destek Süreçleri

Dil veya konuşma bozukluğu yaşayan her yaştan birey, bu alanda uzmanlık eğitimi almış bir dil ve konuşma terapistinden profesyonel destek alabilir. Bu özel eğitim süreci literatürde "konuşma terapisi" olarak adlandırılmaktadır. Terapi süreci, bireyin ihtiyaçlarına göre farklı formatlarda uygulanabilmektedir.

Konuşma Terapisinin Uygulama Biçimleri

  1. Bireysel Terapi: Tipik olarak kekemeliği olan birey ve terapist arasında birebir gerçekleştirilir.
  2. Aile Katılımlı Terapi: Özellikle kekemelik yaşayan kişi bir çocuksa, aile üyeleri de sürece dahil edilebilir.
  3. Grup Terapisi: Benzer durumdaki 2 ila 6 katılımcının bir arada bulunduğu ortamda gerçekleştirilir.

Terapinin Temel Amaçları

Konuşma terapisinin hedefleri oldukça çeşitlidir. Bu süreçte uygulanan teknikler arasında; kekemeliğin oluşmasını engelleyecek şekilde konuşmayı öğretmek (akıcılık şekillendirmesi), kekelemenin daha kolay bir formunu öğretmek (kekemeliğin değiştirilmesi) ve bireyin kekemeliğini kabul ederek kaçınma davranışlarını azaltmasını sağlamak (duyarsızlaştırma) yer almaktadır.

Etiketler

Kekemelik sorunuKekemelik azalması mümkünmüdürKekemelik nedenleri

Yazar Hakkında

Dil ve Konuşma Terapisti Dr.Çiğdem Eryılmaz Canlı

Dil ve Konuşma Terapisti Dr.Çiğdem Eryılmaz Canlı

Dil Konuşma Bozuklukları Terapisti Çiğdem ERYILMAZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Doğuş Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) bölümünde başladığı lisans eğitimini 2011 yılında tamamlamıştır. 2014 yılında ise Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapistliği bölümünde lisansüstü derecesini ve "Uzman Dil ve Konuşma Terapisti" unvanını almıştır. Kendisi halen Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapistliği bölümünde doktora eğitimine devam etmektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.