Doktorsitesi.com

KAYGI (ANKSİYETE) BOZUKLUKLARI VE TEDAVİSİ

Klinik Psikolog Halenur Kavrazlı
Klinik Psikolog Halenur Kavrazlı
2 Kasım 2023178 görüntülenme
Randevu Al
KAYGI (ANKSİYETE) BOZUKLUKLARI VE TEDAVİSİ    Kaygı ve korku tarih boyunca daima insanlar için önemli problemler arasında kendini göstermiştir. İnsan için en önemli ihtiyaçlardan biri Maslow’un hiyerarşisinde belirttiği üzere ‘güvenlik’ ihtiyacıdır. Bu sebepten ötürü insan bilmediği her durumdan korkar. Korku ve kaygı ise birbirinden ayrışmaktadır.
KAYGI (ANKSİYETE) BOZUKLUKLARI VE TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kaygı ve Korku: İnsan Psikolojisinin Temel Dinamikleri

İnsanlık tarihi boyunca kaygı ve korku, bireylerin karşılaştığı en temel duygusal problemler arasında yer almıştır. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde de vurguladığı üzere, güvenlik ihtiyacı insan için en öncelikli unsurlardan biridir. Bu temel ihtiyaç nedeniyle insanoğlu, bilmediği veya öngöremediği durumlara karşı doğal bir korku geliştirir. Ancak, sıklıkla birbirinin yerine kullanılan korku ve kaygı kavramları, psikolojik açıdan birbirinden net çizgilerle ayrılmaktadır.

Kaygı ve Korkunun Tanımı ve Arasındaki Farklar

Bireyin kendisini tehlikede hissetmesiyle ortaya çıkan tedirginlik hali, hem korkuyu hem de kaygıyı tetikler. Korku, hayatı tehdit eden "gerçek" bir tehlike karşısında verilen bir tepkiyken; anksiyete (kaygı), sebebi net olmayan bir tehdit karşısında duyulan huzursuzluk ve endişe halidir. Kaygı, genellikle gelecekte gerçekleşme ihtimali olan belirsiz durumlarla ilişkilidir.

Psikoloji ekolleri kaygıyı farklı şekillerde tanımlamıştır:

  • Freud’a göre kaygı: İdgüdülerden gelen tehlikenin algılanması ve egonun topluma uyumlu savunma mekanizmaları geliştirmede başarısız olması sonucu oluşur.
  • Cüceloğlu’na göre kaygı: Çaresizlik, yargılanma, başarısızlık hissi ve sonucu öngörememe gibi karmaşık duyguların birleşimidir.

Korku ve Kaygı Arasındaki Temel Farklar:

ÖzellikKorkuKaygı (Anksiyete)
KaynakNesnel ve somuttur.Öznel ve belirsizdir.
OrantıTehlikeyle orantılıdır.Tehlikeyle orantısızdır.
ZamanO anki tehlikeye odaklıdır.Geçmiş yaşantılar ve geleceğe odaklıdır.
Bilinç DurumuBirey önlem alırken bilinçlidir.Bilinçdışı savunma mekanizmaları devrededir.

Kaygı ve Korkunun Benzerlikleri: Fizyolojik Belirtiler

Her iki durumda da vücut benzer fizyolojik tepkiler verir. Sempatik sinir sistemi aktive olur ve meşhur "savaş ya da kaç" tepkisi ortaya çıkar. Bu süreçte vücutta şu değişimler gözlemlenir:

  • Adrenalin seviyesi artar ve glukagon hormonu salgılanır.
  • Kandaki şeker miktarı yükselir ve göz bebekleri büyür.
  • Kalp atışı, nefes alış-verişi ve kan basıncı hızlanır.
  • Mide ve bağırsak hareketlerinde hızlanma meydana gelir.

Kaygının Oluşumu ve Nedenleri

Kaygının oluşumunda tek bir nedenden ziyade, birden fazla faktörün etkileşimi söz konusudur. Tehdit altında hissetme, çaresizlik ve yoğun stres kaygıyı tetikleyen başlıca unsurlardır. Kaygı, bireyin çevreyi algılama biçimine göre değişse de, genel kabul görmüş dört ana sebep bulunmaktadır: Desteğin çekilmesi, belirsizlik, içsel çekişmeler ve olumsuz bir sonuç beklentisi.

Psikolojik Ekollerin Kaygı Yaklaşımları

Farklı psikolojik yaklaşımlar kaygının kökenini şu şekilde açıklar:

  • Psikanalitik Yaklaşım: Kaygıyı temel bir iç çatışmanın ürünü veya cinsel engellenme olarak görür.
  • Davranışçı Ekol: Kaygının, ailenin rol model olmasıyla sosyal öğrenme yoluyla edinildiğini savunur.
  • Bilişsel Ekol: Olayın kendisinden ziyade, kişinin olayı nasıl algıladığına odaklanır.
  • Biyolojik Varsayım: Otonom sinir sistemindeki sempatik etkinliğin artışına vurgu yapar.

Kaygı temellerini genellikle çocukluk yaşantılarından alır. Ebeveynler, öğretmenler ve akranlarla kurulan ilişkiler kaygının gelişiminde kritiktir. Özellikle kaygılı aile bireylerini rol model almak veya çocukluktaki olumsuz deneyimleri yetişkinlikteki nötr olaylarla eşleştirmek, öğrenilmiş çaresizliğe ve sürekli bir negatif beklenti içine girilmesine neden olur.

Kaygı Bozukluğu Türleri

Literatürde kaygı bozuklukları geniş bir yelpazede sınıflandırılmaktadır. Başlıca kaygı bozukluğu türleri şunlardır:

  1. Yaygın Kaygı Bozukluğu
  2. Özgül Fobi
  3. Sosyal Kaygı Bozukluğu
  4. Agorafobi
  5. Seçici Konuşmazlık
  6. Panik Bozukluk
  7. Maddenin/İlacın Yol Açtığı Kaygı Bozukluğu
  8. Ayrılma Kaygısı Bozukluğu
  9. Tanımlanmış veya Tanımlanmamış Kaygı Bozukluğu
  10. Başka Bir Sağlık Durumuna Bağlı Kaygı Bozukluğu
  11. Diğer Bozukluklarda Görülen Kaygı

Kaygı Bozukluklarının Tedavi Yöntemleri

Anksiyete bozukluklarının tedavisinde temel olarak psikoterapi ve farmakoloji (ilaç tedavisi) yöntemleri birlikte veya ayrı ayrı kullanılır. İlaç tedavisi semptomları hafifletirken, psikoterapi bireyin olaylara karşı daha sağlıklı tutumlar geliştirmesini sağlar.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Etkileri

Özellikle fobiler ve sosyal anksiyete üzerinde Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yönteminin başarısı kanıtlanmıştır. BDT, kaygı bozukluğu tedavisinde şu aşamaları izler:

  • Düşünceleri Tanımlama: Kaygının yarar ve zararlarını analiz ederek işlevsel olmayan düşünceleri belirler.
  • Otomatik Düşünceleri Fark Etme: Kişiyi rahatsız eden ani ve olumsuz düşünceleri fark etmeyi öğretir.
  • Yeniden Yapılandırma: Mantık ve akıl yürütme yoluyla bu düşüncelere verilen tepkileri test eder.
  • Değişim: Kaygının altındaki temel varsayımları tanımlayarak bunları daha işlevsel olanlarla değiştirmeyi hedefler.

Bu süreçte bireysel ve grup terapileri, kişinin kaçınma davranışlarının üstesinden gelmesine ve kaygı yönetimi konusunda güçlenmesine yardımcı olur.

Etiketler

Kaygı bozukluğuAnksiyeteKorku ve endise

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Halenur Kavrazlı

Klinik Psikolog Halenur Kavrazlı

Psikoloji lisans eğitimini 2018 yılında Maltepe Üniversitesi’nde tamamlamış olup lisans süreci içerisinde Kartal Eğitim Araştırma Hastanesi , Adatepe Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde stajlarını tamamlamıştır. Ardından hiç ara vermeden 2019 yılında Üsküdar Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansını yüksek derece ile tamamlamıştır. 2019 yılında “Uykunun Nörobiyolojisi ve Bilgi İşleme Süreçleri İle İlişkisi” projemi teslim edip aynı sene NP Beyin Hastanesinde stajını tamamlamasının ardından Uzman Klinik Psikolog ünvanını almıştır. Lisans ve yüksek lisans döneminin ardından Üsküdar Devlet Hastanesinde psikiyatri bölümünde staj yapmaya başlayıp bir çok alanda eğitimlerini almaya devam etmiştir. Öncelikle Aile ve Çift Terapisi eğitimi ardından Oyun Terapisi, Çocuklarda Resim Analizi ve Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi eğitimlerini almıştır. Bir yıldır ise hem online terapi süreci hemde paylaşımlı ofis ile yüz yüze bireysel terapiler ile aile ve çift terapisi sürecini devam ettirmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.