Doktorsitesi.com

Katarakt Nedir, Katarakt Tedavi Çeşitleri Nelerdir ?

Prof. Dr. Raciha Beril Küçümen
Prof. Dr. Raciha Beril Küçümen
25 Ağustos 2017837 görüntülenme
Randevu Al
Katarakt Nedir, Katarakt Tedavi Çeşitleri Nelerdir ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Katarakt Nedir?

Görme işlevinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi için dışarıdan gelen ışık ve görüntülerin görme merkezine net ulaşması gerekir. Bu süreçte ışık, önce gözün en dış saydam tabakası olan korneada, ardından göz içindeki lens tabakasında kırılır. Normal şartlarda her iki tabaka da tamamen saydamdır; ancak katarakt, göz içindeki lensin bu saydamlığını kaybederek opak bir görünüm alması durumudur.

Katarakt Tipleri ve Nedenleri

Kataraktlar, oluşum nedenlerine ve özelliklerine göre birçok tipe ayrılsa da genel olarak üç ana grup altında incelenmektedir:

  • Yaşa Bağlı Kataraktlar: En sık rastlanan katarakt türüdür.
  • Doğumsal (Konjenital) Kataraktlar: Bebeklerde doğumdan itibaren görülen tiptir.
  • İkincil Kataraktlar: Kortizon gibi bazı ilaçların uzun süreli kullanımı, göze alınan darbeler veya diyabet gibi metabolik hastalıklar sonucunda gelişir.

Kataraktın en yaygın nedeni yaşlanmadır. Kesin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte; beslenme alışkanlıkları ve ultraviyole (UV) ışınları gibi pek çok risk faktörü bu süreci tetikleyebilmektedir.

Katarakt Belirtileri Nelerdir?

Lensin opaklaşma derecesine bağlı olarak hastalar başlangıçta uzak veya yakın görme bozukluklarından şikayet ederler. Göz içindeki merceğin opaklığı arttıkça, hem uzak hem de yakın görme kalitesi hastanın sosyal yaşantısını kısıtlayacak düzeyde azalır. Bu durum, günlük aktivitelerin gerçekleştirilmesini zorlaştıran bir sürece dönüşebilir.

Katarakt Tedavisi ve Cerrahi Teknikler

Kataraktın tek tedavisi cerrahi müdahaledir. Hangi teknik kullanılırsa kullanılsın, ameliyatın temel prensibi şeffaflığını yitirmiş lensin alınarak yerine suni bir göz içi merceği yerleştirilmesidir. Eğer operasyon sırasında göz içine mercek konulmazsa, hastalar ameliyat sonrası net görebilmek için yüksek numaralı gözlükler veya kontakt lensler kullanmak zorunda kalırlar.

1. İntrakapsüler Cerrahi

En eski cerrahi yöntem olan bu teknikte, lens tabakası bütün olarak çıkarılır. Bu yöntemle yapılan ameliyatlar sonrasında lensin kırıcılığı ortadan kalktığı için hastalarda yüksek hipermetropi gelişir. Hastalar netlik için çok kalın gözlükler kullanmak zorundadır. Günümüzde bu yöntem, mecbur kalınmadıkça güncelliğini yitirmiştir.

2. Ekstrakapsüler Cerrahi

Daha gelişmiş bir yöntem olan bu teknikte, lensin arka kapsülü korunarak katarakt alınır ve göz içine yapay lens yerleştirilir. Bu yöntemin uygulanabilmesi için kataraktın belirli bir olgunluğa erişmesi gerekir. Geniş korneal kesi ve dikiş gerektiren bu teknik sonrasında, dikişlerin yarattığı astigmatizma nedeniyle iyileşme süreci 8-10 haftayı bulabilmektedir.

3. Fakoemülsifikasyon (Fako Yöntemi)

Günümüzde uygulanan en gelişmiş yöntemdir. Ultrasonografik dalgalar yardımıyla lens parçalanarak alınır ve yerine uyumlu göz içi lensleri yerleştirilir. Bu yöntemin en büyük avantajı, çok küçük bir kesiden dikişsiz olarak gerçekleştirilmesidir.

ÖzellikİntrakapsülerEkstrakapsülerFakoemülsifikasyon
Kesi BoyutuGenişGenişÇok Küçük
Dikiş KullanımıVarVarYok (Dikişsiz)
İyileşme SüresiUzun8-10 Hafta48 Saat
Astigmatizma RiskiYüksekVarMinimum
Lens OlgunluğuGerekliGerekliGerekli Değil

Fakoemülsifikasyon yönteminde dikiş kullanılmadığı için astigmatizma riski düşüktür ve hasta çok kısa sürede fonksiyonel görmeye kavuşur. Ameliyattan 48 saat sonra hastalar normal sosyal yaşantılarına dönebilirler. Bu teknikle ameliyat için kataraktın tam olgunlaşması beklenmez; görme kaybı kişinin yaşam kalitesini etkilemeye başladığı anda operasyon gerçekleştirilebilir.

Etiketler

Katarakt problemiKatarakt ameliyatıKatarakt tedavi yöntemiKatarakt tedavisiKatarakt nedir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Raciha Beril Küçümen

Prof. Dr. Raciha Beril Küçümen

Prof. Dr. Raciha Beril KÜÇÜMEN, İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1981 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1982 - 1988 yılları arasında Hamburg Üniversitesi Eppendort Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda yapmıştır. Münster Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim ve retina departmanında Yan Dal eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.