Doktorsitesi.com

KARPAL TÜNEL SENDROMU VE TEDAVİSİ HAKKINDA

Op. Dr. M. Hilmi Akşamoğlu
Op. Dr. M. Hilmi Akşamoğlu
18 Şubat 2019549 görüntülenme
Randevu Al
KARPAL TÜNEL SENDROMU VE TEDAVİSİ HAKKINDA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Karpal Tünel Sendromu Nedir? Anatomik Yapısı ve Nedenleri

Karpal tünel sendromu, el bileği bölgesinde yer alan ve parmakların hareketini sağlayan tendonlar ile median sinir adı verilen yapının geçtiği dar bir kanalda meydana gelen sıkışmadır. Avuç içinde bulunan bu tünelin tabanı ve yan duvarları el bileği kemiklerinden, tavanı ise sert bir bağ dokusundan oluşur. Yapısal olarak esneme kabiliyeti oldukça düşük olan bu tünelde, dokuların şişmesi sonucu oluşan hacim artışı, bölgedeki en hassas yapı olan median sinir üzerinde baskı oluşturur.

Karpal Tünel Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Hastalarda en sık gözlemlenen şikayetlerin başında elde ağrı ve uyuşma gelmektedir. Bu ağrılar özellikle geceleri şiddetlenme eğilimi gösterirken, sabah saatlerinde parmaklarda nesneleri tutmayı zorlaştıracak düzeyde bir güçsüzlük hissedilebilir. Özellikle ülkemizde yaygın olan çay içme alışkanlığı sırasında çaydanlık veya bardak düşürme, hastalığın teşhisinde oldukça tipik bir klinik bulgu olarak değerlendirilir.

Ağrı her ne kadar el bölgesinde yoğunlaşsa da; ön kol, dirsek ve omuz bölgelerine kadar yayılım gösterebilir. İstatistiksel olarak kadınlarda daha sık görülen bu durum, özellikle hamilelik dönemindeki hormonal değişimlere bağlı olarak tendonların şişmesi sonucu tetiklenebilmektedir.

Hastalığın Şiddetine Göre Klinik Evreler

Karpal tünel sendromunun klinik şiddeti, hastanın yaşam kalitesini etkileme derecesine göre şu sıralama ile artış gösterir:

  1. Gece ağrısı
  2. Gün boyu süren ağrı
  3. Parmaklarda uyuşma ve karıncalanma
  4. Nesneleri tutmada güçsüzlük
  5. Kavrama yetisinin kaybı (Tutamama)

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Karpal tünel sendromunda asıl tanı, hastanın detaylı şikayet öyküsü ve uzman hekim tarafından yapılan fizik muayene ile konulur. Teşhisi bilimsel verilerle desteklemek amacıyla EMG (Elektromiyografi) testi istenebilir. EMG sonuçları her zaman klinik şiddetle tam uyumlu olmasa da, genellikle sinir iletim hızında yavaşlama tespit edilerek tanı kesinleştirilir.

Tedavi Yöntemleri ve Konservatif Yaklaşımlar

Karpal tünel sendromu tedavilerinin temel amacı, tünelin üst kısmını kapatan transvers karpal ligament üzerindeki baskıyı azaltmaktır. Tedavi süreci genellikle koruyucu (konservatif) yöntemlerle başlar.

Tedavi YöntemiUygulama Amacı
Atel KullanımıEl bileğini istirahat pozisyonunda tutarak tünel içi basıncı düşürmek.
ProloterapiLigamentin gevşemesine yardımcı olan güvenli ve etkili enjeksiyon yöntemi.
Germe EgzersizleriEnjeksiyondan 1 hafta sonra başlanan ve doku esnekliğini artıran hareketler.
Cerrahi MüdahaleKoruyucu tedavilerin yetersiz kaldığı durumlarda ligamentin açılması.

Hamilelikte Karpal Tünel Sendromu ve Cerrahi Kararı

Hamilelik sırasında gelişen karpal tünel vakalarında asla cerrahi müdahale yapılmaz. Doğumun ardından hormonal dengenin düzelmesiyle birlikte hastaların büyük çoğunluğu hızlı bir iyileşme süreci gösterir. Şikayetlerin doğum sonrasında da devam etmesi ve konservatif yöntemlere yanıt vermemesi durumunda cerrahi seçenek değerlendirilir.

Ne Zaman Ameliyat Gereklidir?

Gebe olmayan hastalarda, 6-8 haftalık koruyucu tedavi sürecine rağmen yeterli iyileşme sağlanamıyorsa cerrahi müdahale ile ligamentin gevşetilmesi gerekir. Özellikle gün boyu bardak veya anahtar gibi basit nesneleri tutamama aşamasına gelen hastalarda, kalıcı sinir hasarını önlemek adına cerrahi tedavi zorunlu hale gelmektedir.

Etiketler

Karpal tünel sendromu tedavisiKarpal tünel nedenleriKarpal tünel sendromunun belirtileriKarpal tünel sendromu egzersizlerikarpal tünel sendromu proloterapihamilelikte karpal tünel sendromu

Yazar Hakkında

Op. Dr. M. Hilmi Akşamoğlu

Op. Dr. M. Hilmi Akşamoğlu

Op. Dr. Hilmi Akşamoğlu, 1992 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. Çukurova Üniversitesinde, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanlığını 1998 yılında tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.