Doktorsitesi.com

Karamsarlık Bize Ne Kazandırıyor?

Uzm. Psk. Dan. Ece Eken
Uzm. Psk. Dan. Ece Eken
17 Şubat 2021164 görüntülenme
Randevu Al
Karamsarlık Bize Ne Kazandırıyor?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Geleceğe Dair Umutlanmaktan Korkmak: Psikolojik Bir Bariyer

Geleceğe dair umutlanmaya korktuğunuz veya sevildiğinize, değer gördüğünüzü bir türlü kabullenemediğiniz anlar yaşıyor olabilirsiniz. Hayalini kurduğunuz vaatlerle gelen insanlara şüpheyle bakmak ve gerçekleşen hayallerin aslında gerçek olmadığını fark etmekten korkmak, birçok bireyin iç dünyasında yaşadığı derin bir çatışmadır. Bir şeylerin iyi gittiğine inanamamak, dışarıdan anlamsız görünse de aslında zihnin kendini koruma mekanizmalarından biridir.

Zihnimizi sürekli kötü senaryolara hazırlamak ve bu senaryoların gerçekleşmesini beklemek, kişiyi bir tür "saçma düzen" veya "kader" algısına hapseder. Bu durum dışarıdan büyük bir çaresizlik ve tükenmişlik gibi görünse de, birçoğumuz bu tanıdık çaresizlikten vazgeçmeye pek gönüllü olmayız. Çünkü alışılmış mutsuzluk, bilinmez bir mutluluktan daha güvenli algılanabilir.

İş Dünyasında Şikayet Döngüsü ve Eylemsizlik

İş hayatında bu psikolojik durum, huzursuz bir çalışma ortamında sürekli şikayet etmek ancak iyileştirme adına hiçbir adım atmamak şeklinde tezahür eder. Kişi, kendisine sunulan çözüm önerilerini şiddetle reddederek yeni bir iş arayışına girmekten kaçınır. Bu eylemsizliğin temelinde, mevcut konumu değiştirebilecek bir çözüm yolu olmadığına dair sarsılmaz bir inanç yatar.

Zihnimizde yer eden ve değişimi engelleyen o kalıplaşmış cümleler şunlardır:

  • "Başka bir işe geçsem de fark etmez, bu insanlar her yerde var."
  • "Konuşmaya çalışsam da değişen hiçbir şey olmaz."
  • "Kendime uygun bir işi asla bulamayacağım, zaten ne istediğimi ben de bilmiyorum."
  • "Dışarıdan her şey çok kolay görünüyor ama sandıkları kadar kolay değil."

Kehanetlerin Gücü ve Çaresizlik Kafesi

Yukarıdaki cümlelerin ortak noktası, bir sonuca atlama ve olumsuz bir kehanette bulunma eğilimidir. Ne yaparsak yapalım işlerin istediğimiz gibi gitmeyeceğine dair kesin bir "bilgiye" sahip olduğumuzu düşünürüz. Bu bilginin kaynağı sorulduğunda ise genellikle mantıklı bir cevap veremez, "her zaman böyle değil miydi?" gibi genellemelerin arkasına saklanırız.

Kendimizi hapsettiğimiz bu kafesin anahtarı bir yerlerden çıkacak diye korkarız. Çaresizliğimizin gerçekçiliği sorgulandığı anda, bu sorulardan hızla uzaklaşmaya çalışırız. Hatta bize çözüm sunan insanlara karşı müthiş bir öfke duyabiliriz. Bu öfke, aslında çözüm yolunu gösteren kişinin bizim iletişim kanalımızı sarsmasından kaynaklanır.

Neden Çözüm Önerilerine Öfkeleniriz?

Bize öneri sunanlara duyduğumuz öfkenin altında yatan temel sebep, aslında anlaşılmamak değil, yakalanma korkusudur. Yakınma döngümüzün haklılığından şüphe edilmesi, kurduğumuz savunma mekanizmasını sarsar. Durumu düzeltmek için harekete geçmiyorken bizi rahatlatan tek şey, bu çaresizliğin başkaları tarafından onaylanmasıdır.

DurumPsikolojik TepkiTemel Motivasyon
Çözüm Önerisi AlmakÖfke ve SavunmaKonfor alanını koruma
Çaresizliğin OnaylanmasıRahatlamaEylemsizliği meşrulaştırma
Kontrolü Ele AlmaKorku ve KaygıBelirsizlikten kaçınma

Karamsarlığın Kökeni: Güvenli Alan Olarak Çaresizlik

Çocukluktan itibaren birilerinin işlerimizi kolaylaştırmasına alışmış olabiliriz ya da sürekli yakınan ebeveynlerin yanında iyimserliği bir tür "aptallık" olarak kodlamış olabiliriz. İyimser bir bakış açısını kabul etmek, beraberinde hareket etme zorunluluğunu ve başarısızlık riskini getirir.

Çaresiz kalmak bir güvenli alan haline dönüşebilir. Çünkü bir çarenin varlığını kabul etmek, şu riskleri göze almayı gerektirir:

  1. Hareket Etme Zorunluluğu: Çözüm varsa, çaba göstermek kaçınılmazdır.
  2. Hayal Kırıklığı Riski: Deneyip başaramama ihtimali, hiç denememe rahatlığından daha korkutucudur.
  3. Hazırlıksız Yakalanma Korkusu: En kötü senaryoya inanmak, kötü bir sürprizle karşılaşma riskini ortadan kaldırır.

Mutlak Kontrol Çabası ve Belirsizliğe Tahammül

Aslında karamsarlığımızla yapmaya çalıştığımız şey, hayatımız üzerinde mutlak bir kontrol sağlamaktır. En kötü senaryoda bile nasıl hayatta kalacağımızı düşünmek bize sahte bir güven verir. Ancak bu durum, olumlu fırsatları kaçırmamıza ve kendi olumsuz kehanetlerimizi gerçekleştirmemize neden olur.

Hayatta her şeyi kontrol etmek mümkün değildir. Önemli olan, yakınmalarımızın arkasındaki gerçek ihtiyacı duyabilmek ve sonucun ne olacağını bilmeden belirsizliğe tahammül ederek yaşamak istediğimiz hayata doğru çabalamaya devam etmektir.

Etiketler

KaramsarlıkMotivasyonFelaketleştirme (catastrophizing)konfor alanı

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Ece Eken

Uzm. Psk. Dan. Ece Eken

Uzm. Psk Dan. Ece Eken, 2014 yılında Ege Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı’nda lisans eğitimini tamamladıktan sonra yine aynı bilim dalında yüksek lisans eğitimini 2018 yılında tamamlamıştır. Yüksek lisans tezi kapsamında Şema Terapi eğitimi almış ve romantik ilişkilerimiz üzerindeki erken çocukluk yaşantılarımızın etkisini incelemiştir. Hem lisans hem de yüksek lisans eğitimleri süresince süpervizyon eşliğinde bireyle psikolojik danışma ve grupla psikolojik danışma uygulaması yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.