Doktorsitesi.com

Kansızlığı Önleyen Besinler

Prof. Dr. Coşkun Tecimer
Prof. Dr. Coşkun Tecimer
8 Ocak 2021210 görüntülenme
Randevu Al
Kansızlığı Önleyen Besinler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kansızlık (Anemi) Nedir? Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?

Sabahları yorgun uyanıyor, kendinizi sürekli halsiz hissediyor ve unutkanlık yaşıyorsanız, bu durum kansızlık (anemi) belirtisi olabilir. Saçlarda zayıflama ve çarpıntı gibi şikayetlerle kendini gösteren aneminin en yaygın nedeni demir eksikliği olarak bilinmektedir. Özellikle kadınların büyük bir çoğunluğunda görülen bu sağlık sorunu, vücudun ihtiyaç duyduğu oksijenin dokulara yeterince taşınamaması sonucunda ortaya çıkar.

Demir Eksikliği ve Kadın Sağlığı

Kansızlık, erkeklere oranla kadınlarda çok daha yüksek bir prevelansa sahiptir. Yapılan bilimsel çalışmalar, kadınların üçte birinde, erkeklerin ise beşte birinde demir eksikliği anemisi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumun temel nedenleri şunlardır:

  • Adet Dönemleri: Her ay yaşanan kan kaybının beslenme ile yerine konulamaması.
  • Doğum Sonrası Dönem: Prof. Dr. Coşkun Tecimer'e göre, doğum sonrası annelerin büyük bölümünde kan kaybına bağlı demir eksikliği görülür.
  • Gelişim Çağı: Düşük kilolu veya erken doğan çocuklarda ve büyüme çağındaki bireylerde vücudun artan ihtiyacı nedeniyle anemi gelişebilir.

Akdeniz Anemisi (Talasemi) ve Demir Eksikliği Ayrımı

Sık görülen bir diğer kansızlık türü ise Akdeniz anemisi (talasemi) olarak adlandırılır. Ülkemizde ve Kıbrıs’ta özellikle beta talasemi taşıyıcılığı yaygındır. Bu durum kalıtsal olduğu için hastanın geçmiş yıllara ait kan düzeyleri ve aile öyküsü titizlikle incelenmelidir. Yıllar öncesine dayanan düşük hemoglobin değerleri talasemi kuşkusunu artırırken; tam tedavi edilmemiş kronik demir eksikliği ile karıştırılmamalıdır.

Kansızlıkla Karışabilen Diğer Durumlar

Sadece beslenme yetersizliği değil, bazı kronik ve iltihabi hastalıklar da kansızlığa zemin hazırlayabilir:

  1. Romatizmal Hastalıklar: Bağ dokusu bozuklukları kan değerlerini etkileyebilir.
  2. Kronik Enfeksiyonlar: Brusella ve tüberküloz gibi hastalıklar demir eksikliğiyle karışabilir.
  3. Dalak Büyüklüğü: Kan hücrelerinin hızlı yıkılmasına neden olan dalak büyüklüğü; karaciğer hastalıklarından enfeksiyonlara kadar pek çok nedenden kaynaklanabilir.

B12 Vitamini ve Folik Asit Eksikliği

Kansızlığın bir diğer önemli kaynağı B12 vitamini eksikliğidir. DNA sentezi için kritik olan bu vitamin vücutta üretilmez ve dışarıdan alınması zorunludur. Eksiklik durumunda kemik iliğindeki kan hücreleri erken yıkıma uğrar. Tedavi sürecinde genellikle kas yoluyla uygulanan B12 iğneleri tercih edilir. Benzer şekilde folik asit eksikliği de benzer bir tablo oluşturur ve ağız yoluyla alınan takviyelerle tedavi edilir.

Demir Yönünden Zengin Besinler Tablosu

Demir, kandaki oksijeni taşıyan hemoglobin proteininin temel elementidir. Sağlıklı bir yetişkinin vücudunda 5-6 gr demir bulunur ve günlük 3-4 mg demir alımı önerilir. İşte demir bakımından zengin gıdalar:

Besin GrubuÖrnekler
Hayvansal KaynaklarKırmızı et, tavuk, hindi, ton balığı, somon, yumurta
Bitkisel ProteinlerTofu, soya fasulyesi, kuru fasulye, mercimek, nohut
Sebze ve MeyvelerIspanak, pazı, brokoli, taze bezelye, portakal, çilek, kuru incir
Kuruyemiş ve DiğerFındık, ceviz, badem, pekmez, tahin, zenginleştirilmiş tahıllar

Önemli Not: Demir ağırlıklı olarak hayvansal ürünlerde bulunduğu için vegan ve vejetaryen beslenen bireylerde kronik demir eksikliği gelişme riski daha yüksektir. Bu nedenle beslenme düzenine dikkat edilmesi ve gerekli durumlarda uzman kontrolünde tedavi planlanması hayati önem taşır.

Etiketler

KansızlıkKansızlık özellikleriKansızlık belirtisiKansızlık hastalığı belirtilerikansızlık önlemek içinkansızlık nasıl önlenir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Coşkun Tecimer

Prof. Dr. Coşkun Tecimer

Prof. Dr. Coşkun TECİMER, 1957 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini 1974 yılında Ankara Mustafa Kemal Lisesi'nde bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini 1981 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1987 yılında İç Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.