KANSERLİ HASTADA İŞTAHSIZLIK VE ZAYIFLAMA

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Anoreksi ve Kaşeksi Nedir? Temel Tanımlar ve Nedenler
Anoreksi, kelime anlamı itibarıyla iştahsızlık demektir. Bu durum fizyolojik veya psikolojik nedenlere bağlı olarak gelişebileceği gibi, kısa dönemli ya da uzun dönemli kronik bir seyir izleyebilir. Klinik tabloda sıklıkla karşımıza çıkan bir diğer önemli kavram ise kaşeksidir.
Kaşeksi, Latince "Kekos Hexis" (kötü durum) ifadesinden türetilmiştir ve vücutta aşırı zayıflama ile karakterize bir tabloyu tanımlar. Kaşeksiye yol açan en yaygın faktörler şunlardır:
- İleri yaş (anorexia of ageing)
- Kronik hastalıklar ve demans
- Depresyon ve sosyal koşulların yetersizliği
- Kanser ve inme (felç)
- Cerrahi uygulamalar
- Kemoterapi ve radyoterapi süreçleri
Malnütrisyon ve Klinik Önemi
Vücudun temel gereksinimi olan makro ve mikro besin ögelerinden yoksun kalması sonucunda; yapısal eksiklikler ve organlarda disfonksiyon (işlev bozukluğu) ile ortaya çıkan klinik tabloya malnütrisyon denir. Malnütrisyon, hastaların iyileşme sürecini doğrudan etkileyen kritik bir sağlık sorunudur.
Beslenme desteği (nutrisyonel destek) tedavisi, özellikle risk altındaki gruplar için hayati önem taşır. İstatistiksel verilere göre kalp ve damar hastalarının %15’i, kanser hastalarının ise %30-80’i malnütrisyon riskiyle karşı karşıyadır. Bu risk, yaşlılarda ve nörolojik hastalığı bulunan bireylerde çok daha yüksektir.
Kanser Hastalarında Malnütrisyonun Etkileri
Kanserli bir bireyde malnütrisyon gelişmesi, tedavi sürecini ve yaşam kalitesini negatif yönde etkileyen bir dizi komplikasyona yol açar. Bu süreçte gözlemlenen temel olumsuzluklar şunlardır:
- Enfeksiyon riskinde artış ve yara iyileşmesinde gecikme
- Komplikasyon gelişimi ve ölüm riskinde artış
- Tedavi ve hastanede kalış süresinin uzaması
- Yaşam kalitesinin düşmesi ve sağlık maliyetlerinin artması
Kanser hastalarında kilo kaybı oldukça yaygındır. Malnütrisyon gelişimi özellikle pankreas, akciğer ve gastrointestinal sistem (yemek borusu, mide, bağırsak) kanserlerinde daha sık görülür. Bu hastalarda gıda alımında azalma, kalori ihtiyacında artış ve metabolik bozukluklar temel sorunlardır.
Gıda Alımını Bozan Faktörler ve Metabolik Süreçler
Gıda alımındaki azalma, hastalığın kendisinden veya tedavi yan etkilerinden kaynaklanabilir. Bulantı, kusma, iştahsızlık, çiğneme ve yutma zorluğu ile ağrı gibi nedenler beslenmeyi bozar. Tümör hücreleri, proteoliz tetikleyici faktör artışına neden olarak katabolizmayı ve enerji tüketimini hızlandırır.
Sistemik enflamasyonla birlikte TNF (kaşeksin), interlökin-1 ve interlökin-6 seviyeleri yükselir. Bu durum CRP seviyesinin artmasına ve ghrelin reseptörüne karşı direnç gelişmesine yol açarak iştahsızlığı tetikler. Sonuç olarak hastalar ciddi kilo kaybı ile kaşeksi dönemine girerler.
Akciğer Kanseri ve Hipermetabolik Durum
Akciğer kanserli olgularda istirahat enerji ihtiyacı çoğunlukla artış gösterir. Bu hipermetabolik süreçte; insülin direnci, glukoneogenez, serum laktat düzeyi ve lipoliz artar. Protein yıkımının hızlanmasıyla birlikte hastada şu klinik bulgular gelişebilir:
- Hiperglisemi veya hipoglisemi
- Bozulmuş glukoz toleransı
- Hiperlipidemi ve Hipoalbuminemi
Beslenme Durumunun Değerlendirilmesi
Beslenme durumunun doğru analiz edilmesi için 4 temel kriter üzerinden değerlendirme yapılır. Bu kriterler; anamnez, kilo kaybı takibi, yeme düzenindeki değişiklikler ve fiziksel değerlendirmedir. Ayrıca antropometrik ölçümler tanı koymada kritik rol oynar:
| Ölçüm Parametresi | Değerlendirme Kriteri |
|---|---|
| Beden Kitle Endeksi (BKİ) | ≤18.5 kg/m² (Zayıf) |
| Baldır Çevresi | <31 cm (Sarkopeni riski) |
| Üst Orta Kol Çevresi (Erkek) | <23 cm (Düşük) |
| Üst Orta Kol Çevresi (Kadın) | <22 cm (Düşük) |
Klinik ortamda hastaların beslenme riskini belirlemek amacıyla NRS-2002 (Nutritional Risk Screening), SGA (The Subjective Global Assessment) ve MNA (Mini Nutritional Assessment) gibi uluslararası geçerliliği olan tarama ve değerlendirme testleri kullanılmaktadır.




