Doktorsitesi.com

Kanserde beslenme, tedavi kadar önemlidir

Dr.Öğr.Üyesi Serap Andaç Öztürk
Dr.Öğr.Üyesi Serap Andaç Öztürk
19 Ağustos 2015211 görüntülenme
Randevu Al
  • Beslenme alışkanlıklarının kanser üzerindeki etkisi ortalama %35 civarındadır ve doğru besin seçimi ile hazırlama yöntemleri kansere karşı koruyucu rol oynamaktadır.
  • Kırmızı etin doğrudan ateşle teması ve alkol tüketimi kanser riskini artırırken; meyve, sebze ve yoğurt tüketimi birçok kanser türüne karşı kalkan görevi görmektedir.
  • Kızartma yerine haşlama veya fırınlama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmeli ve vücuttaki toksinlerin atılması için yeterli sıvı tüketimine özen gösterilmelidir.
Kanserde beslenme, tedavi kadar önemlidir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kanser ve Beslenme İlişkisi: Bilimsel Veriler Işığında Doğru Yaklaşım

Beslenme alışkanlıkları; kanser öncesinde, tedavi sürecinde ve sonrasında hayati bir öneme sahiptir. Yapılan bilimsel araştırmalar, beslenmenin kanser üzerindeki etkinliğinin ortalama %35 olduğunu ortaya koymaktadır. Bazı özel vakalarda bu oranın çok daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu süreçte bitkilerin doğal yapısında bulunan aflatoksin ve okratoxin gibi karsinojenler ile hazırlama aşamasında ortaya çıkan akrilamid gibi maddeler süreci doğrudan etkilemektedir.

Besinler, doğru tüketildiğinde kansere karşı koruyucu ve tedavi edici bir rol üstlenirken; yanlış hazırlama yöntemleri veya içerdikleri zararlı bileşenler nedeniyle süreci olumsuz etkileyebilir. Kanser hastalarının günlük yaşamda dikkat etmesi gereken temel kuralları bir yaşam biçimi haline getirmesi kritik önem taşır.

Kırmızı Et Tüketimi ve Izgara Tehlikesi

Kırmızı etin pişirilme yöntemi, sağlık üzerinde belirleyici bir faktördür. Özellikle etin doğrudan ateşle temas etmesi veya yanması sonucunda zararlı bileşikler oluşur. Kalabalık ortamlarda hazırlanan yemeklerde pişirme ısısı ve süresi genellikle kontrol edilemediği için, tatil gibi ortamlarda bu tarz hazırlanmış etlerden uzak durulmalıdır.

Alkol Tüketimi ve Kanser Riski

Bilimsel çalışmalar, alkol tüketiminin birçok kanser türüyle doğrudan ilişkili olduğunu kanıtlamıştır. Alkol kanserin dostudur ve aşağıdaki bölgelerde kanser riskini ciddi oranda artırır:

  • Ağız, farinks (yutak) ve larinks (gırtlak)
  • Ösefagus (yemek borusu)
  • Kolon ve rektum
  • Akciğer, karaciğer ve göğüs kanseri

Sıvı Tüketimi ve Toksinlerden Arınma

Hücrelerin fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi ve vücuttaki toksinlerin atılabilmesi için yeterli su tüketimi şarttır. Çay, içerdiği fenol ve antioksidanlar sayesinde kanserin önlenmesinde destekleyici bir rol oynar. Bu nedenle içecek tercihinde açık çay tercih edilebilirken; asitli içecekler ve yüksek karbonhidratlı meyve sularından kaçınılmalıdır.

Süt ve Yoğurt Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Düzenli süt ürünü tüketiminin kolorektal kanser riskini azalttığı bilinmektedir. Ancak güncel çalışmalar, prostat kanserinin agresif formları için süt tüketiminin risk teşkil edebileceğini göstermektedir. Bu veriler ışığında, özellikle yoğurt tüketiminin hem normal zamanda hem de tatil süreçlerinde aksatılmaması önerilir.

Meyve ve Sebzelerin Koruyucu Gücü

Meyve ve sebze tüketimi; ağız, mide, akciğer ve serviks kanserlerine karşı güçlü birer kalkandır. Özellikle yeşil ve sarı sebzeler mide kanserine karşı koruyucudur. Ispanak, domates ve biber gibi nişasta oranı düşük besinlerin ise üst sindirim sistemi kanserlerine karşı önleyici etkisi bulunmaktadır.

Beslenme Önerileri:

  • Günde 2-3 porsiyon meyve tüketilmelidir.
  • Günde 3-4 porsiyon sebze tüketilmelidir.
  • Yüksek doz C vitamini, Helicobacter pylori kaynaklı mide kanserini önlemede yardımcıdır.
  • Sebze ve meyvelerdeki temel koruyucular; antioksidanlar, selenyum ve fitokimyasallardır.

Pişirme Yöntemleri ve Yağ Kullanımı

Kızartma ve kavurma işlemleri sırasında yağların oksidasyonu sonucu kanserojen maddeler açığa çıkar. Özellikle dışarıda tüketilen kızartmalarda yağ kalitesinin düşük olması riski artırır. Bu nedenle kızartılmış besinler yerine; buharda, haşlama veya fırın yöntemleri tercih edilmelidir.

Fazla yağ tüketimi, hormona dayalı kanserlerin ve kolorektal kanser riskinin artmasına neden olur. Yaz aylarında yağlar, zararlı madde oluşumunu engellemek için mutlaka güneş görmeyen serin yerlerde saklanmalıdır.

Hayvansal Gıdalar ve Katkı Maddeleri

Aşırı hayvansal protein tüketimi, düşük posa alımı ve Omega-3/Omega-6 dengesizliği kanser riskini tetikleyen unsurlardır. Besinlerin satın alınmasından pişirilmesine kadar her aşama titizlikle yönetilmelidir.

Önemli Not: Kemoterapi ve radyoterapi süreçlerinde beslenme gereksinimleri kişiye özel değişebileceği için mutlaka bir beslenme uzmanından destek alınmalıdır.

Sebze ve Meyvelerde Kanser Önleyici Renk Rehberi

Besinlerin renkleri, içerdikleri koruyucu fitokimyasallar hakkında bilgi verir:

RenkFitokimyasalSebze ve Meyve
KırmızıLaykopenDomates, pembe greyfurt, kavun, karpuz
Kırmızı ve MorAntosiyanidin, polifenollerOrman meyveleri, üzüm, erik, mürdüm erik
Turuncuα- ve β- karotenHavuç, mango, balkabağı
Turuncu ve Sarıβ-cryptoxanthin, flavonoidKavun, şeftali, papaya, nektarin
Sarı ve YeşilLutein, zeaxanthinIspanak, avokado, kavun, karalahana, şalgam

Etiketler

Kanser ve sağlıklı beslenmeKanser hastaları beslenme önerileriKanser hastaları nasıl beslenmeliKanser öncesinde beslenmeKanser sonrasında beslenmeKanserde beslenme neden önemliHayvansal gıdalar kanser riskini arttırırKızartma yağlarıKanserde beslenmeKanserde beslenmenin önemiKanser önleyici besinler

Yazar Hakkında

Dr.Öğr.Üyesi Serap Andaç Öztürk

Dr.Öğr.Üyesi Serap Andaç Öztürk

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.