Doktorsitesi.com

KALP TRANSPLANTASYONU

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
22 Eylül 2017205 görüntülenme
Randevu Al
KALP TRANSPLANTASYONU
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kalp Nakli ile Hayata Yeniden Merhaba Demek

Hayatın sonuna gelindiği düşünülen bir noktada, organ nakli ile gelen değişim adeta bir ikinci bahar niteliği taşır. Hazan mevsimini takip eden bu yeni başlangıç; böbrek, karaciğer veya kalp fark etmeksizin bireyi yeniden yaşama bağlar. Özellikle kalp yetersizliği nedeniyle yatağa mahkum olan hastalar için kalp nakli, kelimelerle tarif edilemeyecek kadar kıymetli bir dönüm noktasıdır.

Kalp Nakli Bekleyen Hastaların Psikolojik Durumu

Kalp nakli bekleyen bireylerin içinde bulundukları ruh halini anlamak oldukça güçtür. Bu durumu en iyi özetleyen örneklerden biri, bir film sahnesinde nakil olmuş bir kadının sözlerinde gizlidir. Ölümle burun buruna yaşamayı öğrenen bu kişiler, nakil sonrası yaşadıkları her saniye için şükredecek kadar büyük bir erdem kazanırlar. Transplantasyon öncesi adeta alnına silah dayanmışçasına yaşayan hastalar için operasyon sonrası süreç, coşkulu bir yeniden doğuştur.

Kalp Nakli Adayları Nasıl Belirlenir?

Tıbbi açıdan kalp transplantasyon adayları, tüm cerrahi ve medikal tedavilere rağmen bir yıllık yaşam beklentisi %50’nin altına düşen kişilerden oluşur. Bu hastaların büyük bir kısmı yoğun bakım şartlarında tedavi görmektedir. Kalp nakline ihtiyaç duyulmasına neden olan temel faktörler şunlardır:

  • Geçirilmiş kalp krizleri (En sık görülen neden)
  • Miyopati (Nedeni tam bilinmeyen kalp adalesi hastalığı)
  • Kronik kalp yetmezliği komplikasyonları

Unutulmamalıdır ki, kalp sağlığı söz konusu olduğunda herkes her an potansiyel bir nakil adayı olabilir.

Kalp Naklinin Tarihsel Gelişimi ve Altın Dönem

Dünyadaki ilk kalp nakli, 1967 yılında Güney Afrika'nın Cape Town şehrinde Christiaan Barnard tarafından gerçekleştirilmiştir. 55 yaşındaki bir hastaya, beyin ölümü gerçekleşen 25 yaşındaki bir donörün kalbi nakledilmiş; ancak hasta 18 gün sonra akciğer enfeksiyonu nedeniyle kaybedilmiştir.

1980’li yıllara kadar doku reddi ve enfeksiyonlar nedeniyle istenen başarı oranlarına ulaşılamamıştır. Ancak 1980 yılında Siklosporin isimli savunma sistemini baskılayıcı ilacın bulunmasıyla transplantasyonda altın dönem başlamıştır. Bu ilaç sayesinde nakil sonrası başarı oranları dünya genelinde yüz güldürücü seviyelere ulaşmıştır.

Kalp Naklinde Başarı Oranları ve İstatistikler

Günümüzde gelişmiş koordinasyon merkezleri ve artan klinik deneyimler sayesinde kalp nakli sonuçları oldukça başarılıdır. Modern tıp dünyasında kabul gören güncel başarı oranları şu şekildedir:

SüreçYaşam Beklentisi Oranı
1 Yıllık Sağkalım%85
10 Yıllık Sağkalım%50 - %60

Türkiye’de Organ Bağışı ve Kalp Nakli Çalışmaları

Ülkemizde kalp nakli konusunda en büyük engel verici (donör) temini sorunudur. Sosyal, etik ve dini faktörler nedeniyle Türkiye, organ bağışı sıralamasında maalesef alt sıralarda yer almaktadır. 2013 yılı verilerine göre Türkiye genelinde 17 merkezde toplam 720 kalp nakli yapılmıştır. Bu nakillerin 100 tanesi, bu alanda öncü olan Akdeniz Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilmiştir. 1998 yılında ilk nakil yapılan hastanın hala sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürmesi, ülkemizdeki başarı oranlarının dünya standartlarında olduğunu kanıtlamaktadır.

Kalp Destek Cihazları: Geleceğe Dair Umut Işığı

Organ bekleme sürecinde yaşanan kayıpları azaltmak adına geliştirilen kalp destek cihazları, günümüzde transplantasyona en güçlü alternatiflerden biridir. Bu cihazlar, uygun kalp bulunana kadar hastanın yaşamını idame ettirmesini sağlar.

  • Kalp destek cihazı takılan hastalar 3-4 yıldan fazla süre hayatlarına devam edebilmektedir.
  • Bu teknoloji, nakil bekleyen hastalar için hayati bir köprü görevi görür.
  • Merkezimiz, kalp destek cihazlarının uygulanmasında Türkiye'de öncü bir konumdadır.

Sonuç ve Toplumsal Sorumluluk

Organ nakli, hem büyük bir organizasyon hem de ciddi bir maddi-manevi destek gerektiren hayati bir süreçtir. Her bireyin bir gün bu tedaviye ihtiyaç duyabileceği gerçeği göz önünde bulundurulmalı, ilgili kurumlara destek verilmelidir. Günümüz teknolojisiyle kalp nakli bekleyen hastaların karamsarlığa kapılmasına gerek yoktur; sonuçlar ikinci bahar coşkusunu yaşatacak düzeydedir.

Hz. Mevlana'nın da buyurduğu gibi: "Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük. Bir başka bahar için sadece yaprak döktük..."

Etiketler

Kalp ameliyatıKalpKalp nakli nasıl yapılırKalp nakli

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı, kalp ve damar cerrahisi alanında 28 yılı aşkın tecrübesiyle Türkiye’nin önde gelen hekimlerinden biridir. 1998 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, aynı üniversitede uzun yıllar akademisyen ve cerrah olarak görev yaptı. 2011 yılından bu yana kendi muayenehanesinde hastalarını kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.