Doktorsitesi.com

Kalp ritm bozukluğunda İnmeden (Felç) korunmada yenilikler

Yrd. Doç. Dr. Ali Özeren
Yrd. Doç. Dr. Ali Özeren
2 Nisan 2020239 görüntülenme
Randevu Al
Kalp ritm bozukluğunda  İnmeden (Felç) korunmada yenilikler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnme (Felç) ve Koruyucu Tıbbın Önemi

İnme (felç), bireyin yaşam kalitesini aniden düşüren, vücudun bir yanının işlevsiz kalmasına veya konuşma yetisinin kaybına yol açan ciddi bir sağlık sorunudur. Birçok kişi için başkasına muhtaç kalma korkusu, hastalığın kendisinden daha ağır bir yük teşkil etmektedir. Günümüzde tedavi yöntemleri gelişmiş olsa da inmenin engellenmesi, tedavi edilmesinden çok daha ekonomik, etkili ve güvenli bir yaklaşımdır.

Kalp Ritim Bozukluğu ve İnme Arasındaki Kritik Bağlantı

Kalpte çarpıntı hissiyle kendini gösteren ritim bozuklukları, toplumda sıkça karşılaşılan ancak ihmal edilmemesi gereken semptomlardır. Tedavi edilmeyen ritim bozuklukları, inme riskini tam 5 kat artırmaktadır. Türkiye'de görülme oranı %3 civarında olsa da bu durumun yol açtığı sakatlık oranları oldukça yüksektir. Modern kardiyolojide hekimlerin öncelikli görevi, yalnızca kalbi değil, aynı zamanda beyni korumak haline gelmiştir.

Kalpte Pıhtı Oluşumu ve Felç Mekanizması

Atrial Fibrilasyon (AF) olarak adlandırılan durumda, kalbin üst odacıkları (kulakçıklar) kasılma yeteneğini kaybederek sadece titreşmeye başlar. Bu durum, kanın etkili bir şekilde pompalanmasını engelleyerek durağanlaşmasına ve neticede pıhtı gelişmesine neden olur. Oluşan bu pıhtı, kan akımıyla en sık beyin damarlarına taşınır.

  • Pıhtı beyin damarını tıkadığında kan akışı durur.
  • Oksijensiz kalan beyin bölgesi işlevini yerine getiremez.
  • Konuşma merkezi etkilenirse konuşma bozukluğu, hareket merkezi etkilenirse yürüme kaybı ve felç gelişir.

Atrial Fibrilasyon Tedavisinde Kan Sulandırıcı Seçenekleri

AF hastalarında inmeyi önlemenin temel yolu, kanın pıhtılaşma mekanizmasını kontrol altına almaktır. Bu amaçla kullanılan ilaçlar, geçmişten günümüze önemli bir evrim geçirmiştir.

Geleneksel Yöntem: Warfarin (Kumadin)

Yaklaşık 60 yıldır kullanılan Warfarin (Kumadin), yönetimi zor bir ilaçtır. Doz aşımı ciddi kanamalara, yetersiz doz ise pıhtı riskinin devam etmesine neden olur. Bu nedenle hastaların düzenli aralıklarla INR testi yaptırarak kan değerlerini kontrol ettirmeleri zorunludur.

Yeni Nesil Oral Antikoagülanlar (YOAK)

Sağlık Bakanlığı onaylı YOAK grubu ilaçlar (apixaban, edoxaban, rivaroxaban, dabigatran), inme yönetiminde yeni bir dönem başlatmıştır. Bu modern ilaçların avantajları şu şekildedir:

ÖzellikGeleneksel Tedavi (Kumadin)Yeni Nesil Tedavi (YOAK)
EtkinlikDoz ayarına bağlı değişkenKumadinden daha etkili
GüvenlikKanama riski daha yüksekDaha güvenli, az yan etki
TakipSık kan tahlili (INR) gerekirKan tetkiki gerektirmez
Etkileşimİlaç ve gıdalarla etkileşirEtkileşim yoktur
SGK ÖdemesiMevcutBelirli durumlarda mevcut

Damar Sağlığını Tehdit Eden Risk Faktörleri

Günümüzde kalp ve damar hastalıkları, her iki ölümden birinin sorumlusu olarak kabul edilmektedir. Özellikle kadınlarda artan sigara kullanımı, genel toplumda görülen obezite, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi faktörler, damar hastalıklarını bir kartopu gibi büyüterek felç riskini tetiklemektedir.

Beyin sağlığını korumak ve inme riskini minimize etmek için kolesterol düzeylerinin ve tansiyonun kontrol altında tutulması hayati önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki; damar sağlığı bir bütündür ve beyne giden damarların korunması, yaşam kalitesinin korunması demektir.

Etiketler

AfİnmeFelçSvokardiyoloji# kardiyoloji #yoak #felç #inme #atrial fibrilasyon #antikoagülan #af #svoatrial

Yazar Hakkında

Yrd. Doç. Dr. Ali Özeren

Yrd. Doç. Dr. Ali Özeren

Yard. Doç. Dr. Ali Özeren, 1972 yılında Burdur'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1994 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1999 yılında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Kardiyoloji Uzmanı unvanı almıştır. 2000 Yılından sonra Zonguldak Karaelmas Tıp Fakültesi (şimdi ismi Bülent Ecevit U ) Kardiyoloji ABD kurucu öğretim üyesi olarak  rol alıp Bölüm başkanlığı ve akademik kariyer yaparak ABD da 2000- 2003 yıllarında çalışarak Yardımcı Doçent unvanını almış, daha sonra Konya- Ankara- Bursa- Antalya’ da özel hastanelerde ve Sağlık Bakanlığı  Tavşanlı  Doç Dr Mustafa Kalemli Devlet hastanesinde de kardiyoloji uzmanı olarak görev yapmıştır.

Yard. Doç. Dr. Ali Özeren öncelikle invaziv kardiyoloji (radial anjiyo - stent - pil vb) ile ilgilenmektedir. Bunun dışında klinik kardiyolojinin  hipertansiyon, koroner ve kalp kapak hastalığı, kalp yetmezliğive  hiperlipidemi gibi bölümlerine de ilgi göstermekte olup, Yurt dışı ve yurt dışı çok sayıda bilimsel yayını bulunuyor ve 2005 yılından beri Bursa'da gerçekleştirilen ilkler; özel hastanede ilk EVAR (kapalı yöntemle karın atardamarı balonlaşmasına (abdominal aort anevrizması) graft stent) uygulanması, 2005 yılında Radial -el bileğinden – anjiyo ve stent yapan ilk üç kişiden biri, 2007 yılında ilk ulnar girişim (el bileğinden ) ve rotablator (tam tıkalı kireçli damar tıkanıklığında matkap benzeri özel bir cihaz). Evli ve 2 çocuk babasıdır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.