Doktorsitesi.com

Kalp Rahatsızlıkları

Op. Dr. Yusuf Can
Op. Dr. Yusuf Can
27 Aralık 2016175 görüntülenme
Randevu Al
Kalp Rahatsızlıkları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Uyku Apnesi ve Kalp Hastalıkları Arasındaki Kritik Bağlantı

Uyku apne sendromu, sadece bir uyku bozukluğu değil, doğrudan kalp sağlığını tehdit eden ciddi bir klinik tablodur. Yapılan araştırmalar, kalp krizi geçiren hastaların %35 ile %65 gibi yüksek bir oranında uyku apnesi saptandığını göstermektedir. Bu durumun hayati riskleri ise oldukça çarpıcıdır; uyku apnesi olan hastaların 5 yıllık yaşam süreleri incelendiğinde, bu hastalığa sahip olmayanlara oranla ölüm oranları arasında 6,5 kat fark olduğu tespit edilmiştir.

Uyku Apnesinin Kardiyovasküler Sistem Üzerindeki Etkileri

Uyku apnesi sırasında meydana gelen fizyolojik değişimler, kalbin çalışma mekanizmasını doğrudan bozar. Artan negatif göğüs içi basıncı, kalpteki sol karıncığın duvar iç basıncını artırarak atım volümünü ve kalbin damarlara sevk ettiği kan miktarını azaltır.

Bu süreçte vücutta şu değişimler gözlemlenir:

  • Akut İskemi: Dokulara giden kan miktarında belirgin azalma yaşanır.
  • Akciğer Ödemi: Kalp fonksiyonlarındaki bozulma sonucu akciğerlerde sıvı birikimi riski oluşur.
  • Hipoksi Etkisi: Kanda oksijen miktarının azalması, kalp kasının kasılabilirliğini bozarak atardamarlarda spazma ve kan basıncında yükselmeye neden olur.

Özellikle koroner arter hastalığı olan kişilerde bu durum çok daha ciddi seyreder. Uyku apneli hastalarda kan basıncı yüksekliğinin sadece uyku esnasında değil, uyanık oldukları zamanlarda da arttığı gözlemlenmiştir.

Uyku Apnesi ile Tetiklenen Kalp Sorunları

Uyku apnesi tedavi edilmediği takdirde zincirleme bir şekilde farklı kardiyovasküler hastalıklara yol açabilmektedir. Bu hastalıklar şunlardır:

1. Aritmi (Kalp Ritim Bozukluğu)

Uyku apne sendromlu hastalarda sıklıkla kalp ritim bozukluğu görülmektedir. Bu aritmiler çoğunlukla uyku esnasında ortaya çıkar. Hastaların %10’unda görülen bradiaritmiler (dakikada 30 atımın altı), kanda ciddi oksijen azalmasına yol açar. Bu iletim bozuklukları ani ölümlere sebebiyet verebilir.

2. Kalp Yetmezliği

Tedavi edilmeyen uyku apnesi, kalp yetmezliğine yol açabildiği gibi mevcut kalp yetersizliğinin tedavi edilmesini de güçleştirir. Kalp yetmezliği olan hastalarda ayrıca Cheyne Stokes solunumu adı verilen özel bir uykuda solunum bozukluğu da görülebilmektedir.

3. Nokturnal Anjina ve Miyokard Enfarktüsü

Gece oluşan göğüs ağrısı, nefes alamama ve tıkanma hissi gibi şikayetlerle (nokturnal anjina) başvuran hastaların büyük bir kısmında obstrüktif uyku apnesi saptanmaktadır. Miyokard enfarktüsü (kalp krizi) sonrası yapılan incelemeler, bu hastaların çoğunluğunda uyku bozuklukları olduğunu kanıtlamaktadır.

Horlama ve Kalp Damar Hastalıkları İlişkisi

California Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar, horlamanın özellikle orta yaşlı ve aşırı kilolu erkeklerde kalp hastalıklarının habercisi olduğunu ortaya koymuştur. Horlama sırasında nefesin kesilmesi, vücut üzerinde adeta bir yastıkla boğulma etkisi yaratır.

DurumFizyolojik Sonuç
Hava Yolu TıkanmasıDilin boğaza sarkarak soluk borusunu tıkaması
Kan Basıncı ArtışıNefes alma çabasıyla fırlayan tansiyon
Damar HasarıYüksek basıncın boyun damarlarını zedelemesi
Plak OluşumuZedelenen damarlara kolesterol ve kalsiyum yapışması
Risk FaktörüBeyne kan akışının engellenmesi ve kalp krizi

Sonuç olarak; horlama ve uyku apnesi nedeniyle hastanın oksijen alamaması ve karbondioksiti dışarı atamaması, tüm kardiyovasküler sistemi doğrudan tehdit eden bir süreçtir.

Etiketler

Horlama sebebiUyku apnesi neden olurUyku apnesi tedavi edilmezse ne olurKalp rahatsızlığı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Yusuf Can

Op. Dr. Yusuf Can

Op. Dr. Yusuf CAN, 30 Mart 1960 tarihinde Samsun'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1984 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Mezuniyetinin hemen ardından Almanya Gelsenkirchen Marienne Hospital’de Genel Cerrahi üzerine 6 ay çalışmalarda bulunmuştur. İhtisasını ise İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.