Doktorsitesi.com

KALP HİPERTROFİSİ NE DEMEKTİR?

Prof. Dr. Ramazan Akdemir
Prof. Dr. Ramazan Akdemir
16 Mayıs 2023143 görüntülenme
Randevu Al
Herkesin kalbi yumruğu kadardır derler. Kalbin ağırlığı kadınlarda 250 gram, erkeklerde de 350 gram kadardır. Bu rakamların üzerindeki değerler hipertrofi anlamına gelmektedir. Kalbimizin büyük kısmı özelleşmiş kalp kaslarından oluşmaktadır. Belli durumlarda, kalp kası miktarı artabilir. Bu durumda kalp kasları kalınlaşır ve kas kitlesi artar. Özellikle sporcularda, hipertansiyon hastalarında ve bazı kalp kapak hastalıklarında olduğu gibi.  Kalpteki hipertrofi dediğimiz kas kitlesindeki artış, yapılmakta olan ağır sporun veya işin bırakılması, kapak veya hipertansiyonun tedavisi ile gerilemektedir.
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kalp Hipertrofisi Nedir? Kalp Kasının Kalınlaşması Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İnsan kalbi genel olarak kişinin yumruğu büyüklüğündedir. Normal şartlarda kalbin ağırlığı kadınlarda 250 gram, erkeklerde ise 350 gram civarındadır. Bu ağırlık değerlerinin üzerine çıkılması tıbbi literatürde hipertrofi olarak adlandırılmaktadır.

Kalbimizin büyük bir bölümü özelleşmiş kalp kaslarından meydana gelir. Belirli koşullar altında bu kasların miktarı artarak kalp duvarlarının kalınlaşmasına ve kas kitlesinin büyümesine neden olur. Bu durum özellikle profesyonel sporcularda, hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalarında ve bazı kalp kapağı hastalıklarında sıklıkla gözlemlenir.

Kalp Hipertrofisi Neden Olur?

Kalpteki kas kitlesi artışı, altta yatan nedene bağlı olarak değişkenlik gösterir. Eğer hipertrofi ağır spor veya iş yüküne bağlıysa, bu faaliyetlerin bırakılmasıyla gerileyebilir. Benzer şekilde, kapak hastalıklarının veya hipertansiyonun tedavi edilmesi durumunda da kalp kası kalınlaşması iyileşme gösterebilir.

Ancak bazı durumlarda bu büyüme tamamen genetik faktörlere bağlıdır. Bu özel gruba Hipertrofik Kardiyomiyopati denir. Bu hastalıkla ilgili temel özellikler şunlardır:

  • En sık görülen genetik geçişli kalp hastalığıdır.
  • Toplumda her 500 kişiden birini etkilemektedir.
  • Otozomal dominant geçiş gösterir; yani bir kişide teşhis edildiğinde kardeşleri, anne-babası ve tüm birinci derece akrabaları risk altındadır.

Kalp Hipertrofisi Neden Önemlidir?

Kalpteki hipertrofi, organın çalışma mekanizmasını ciddi şekilde bozar. Sadece kasılma fonksiyonunu değil, aynı zamanda kalbin gevşemesini ve ritim düzenini de olumsuz etkiler. Hastalarda görülen temel belirtiler şunlardır:

  • Çarpıntı ve göğüs ağrısı
  • Nefes darlığı ve bayılma
  • Çabuk yorulma ve kronik halsizlik
  • Kalp yetersizliği, kalp krizi ve beyin felci riski

En kritik nokta, çoğu hastanın bu şikayetleri doğrudan kalbe yormamasıdır. Bu durum, bazı hastaların henüz teşhis dahi konulamadan hayatını kaybetmesine, yani Ani Kardiyak Ölüm vakalarına yol açabilmektedir.

Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Kalp hipertrofisinin anlaşılması için modern tıbbi görüntüleme ve test yöntemlerinden faydalanılır. Tanı sürecinde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

YöntemKullanım Amacı
Elektrokardiyografi (EKG)Kalbin elektriksel aktivitesini ölçmek
Ekokardiyografi (EKO)Kalp yapısını ve kapakçıkları incelemek
Kardiyak MRKalpteki fibrozis (doku sertleşmesi) varlığını ve yüzdesini belirlemek
Ritim HolterHayatı tehdit eden ritim bozukluklarını (aritmi) tespit etmek
Genetik TestlerHastalığın genetik kökenini araştırmak

Ritim Bozuklukları ve Risk Analizi

Kalp hipertrofisi olan hastalarda Atriyal Fibrilasyon, supraventriküler taşikardiler ve özellikle Ventriküler Aritmiler hayati risk taşır. Ritim Holter incelemesi sayesinde Ventriküler Erken Atım ve taşikardiler erken teşhis edilerek koruyucu tedaviler uygulanabilir.

Tedavi ve Korunma Yolları

Tedavi süreci, hipertrofinin türüne göre planlanır. Eğer durum düzeltilebilir bir nedene bağlıysa, basit tedbirler ve ilaç tedavisi ile iyileşme beklenir. Ancak teşhis Hipertrofik Kardiyomiyopati ise daha kapsamlı bir risk analizi yapılmalıdır.

Şu kriterler mutlaka araştırılmalıdır:

  1. Ailede Ani Kardiyak Ölüm öyküsü varlığı
  2. İnterventriküler septum kalınlığı
  3. Sol ventrikül çıkış yolunda darlık olup olmaması
  4. Bayılma atakları ve Ritim Holter sonuçları

Yapılan hesaplamalar sonucunda ani ölüm riski yüksek bulunan hastalara, ilaç tedavisine ek olarak ICD (İntrakardiyak Defibrilatör) cihazı takılması hayati önem taşır. Bilgi, teknoloji ve hekimlik tecrübesinin birleşimi, bu ciddi hastalıkla mücadelede en güçlü silahtır.

Etiketler

KALP HİPERTROFİSİ

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ramazan Akdemir

Prof. Dr. Ramazan Akdemir

1970'de Muğla, Köyceğiz'de doğdu.
Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi'nden 1995 yılında mezun oldu ve Tıp Doktoru oldu.
2001 yılında Koşuyolu Kalp-Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Kardiyoloji Uzmanlığını tamamladı.
Aynı yıl Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Düzce Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda Yard. Doç. Dr. kadrosuna atandı.
2005 yılında doçent oldu.
2005-2011 yılları arasında Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniğini kurdu.
2009 yılında Trabzon Ahi Evren Göğüs ve Kalp Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kurucu baştabibi olarak, 88. madde ile atandı.
Medline, sci, sci-expanded kapsamlı 200 ü geçen sayıda bilimsel makalede ismi ve bu makalelere yapılmış 10.000 in üzerinde atıf bulunmaktadır.
2006 yılında, Ekokardiyografi alanında yayınlanmış en iyi bilimsel araştırmalara verilen "TKD Siemens Yayın Ödülü" verildi.
Uluslararası çok merkezli randomize kontrollü INVEST çalışmasına ve "2018 ESC Revaskülarizasyon Kılavuzu " yazım komitesine katıldı.
25. Kasım 2010 tarihinde Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji ABD da profesörlüğe yükseltildi.
Mayıs 2012 ile 20 Temmuz 2020 arası dönemde, Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı görevi yaptı.
Ekim 2015 de Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne YÖK tarafından Mütevelli Heyet Üyeliğine YÖK temsilcisi Profesör üye olarak görevlendirildi.
2014 yılında Türk Kardiyoloji Derneği Girişimsel Kardiyoloji Birliği Gelecek Başkanlığı ve
2016-2108 Mayıs arası Türk Kardiyoloji Derneği Girişimsel Kardiyoloji Birliği Başkanlığı yapmıştır.
2016-2018 Yılları arasında SB Yüksek Sağlık Şurası üyeliği ve TÜBİTAK-SBAB GYK üyeliği görevlerinde bulunmuştur.
2019 yılında Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Sağlık Bilimleri alanında Bilimsel Yayın Ödülü verilmiştir.
2020 Temmuz ayında, görev sürelerinin dolmasının ardından SEAH Kardiyoloji Kliniğindeki çalışmalarına geri döndü.
Akut inme girişimsel tedavisinde 130'un üzerinde işleme katılmıştır.
2022 yılında, Francisco de Vitoria Madrid, İspanya' dan Kardiyak Manyetik Rezonans Görüntüleme Master eğitimini tamamlayarak diplomasını aldı.
Türkçe yanında, İngilizce, İspanyolca ve Arapça bilmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.