Doktorsitesi.com

Kalıplar

Psk. Hasan Arslan
Psk. Hasan Arslan
2 Mart 2012580 görüntülenme
Randevu Al
  • İnsan davranışlarının büyük bir kısmı geçmişte öğrenilmiş otomatik kalıplardan oluşur ve bu kalıplar zihni sürekli karar alma yükünden kurtararak hayatı kolaylaştırır.
  • Çocuklukta alınan negatif telkinler yetişkinlikte kendi kendini sabote etme davranışlarına dönüşebilirken, inanç sistemleri ağrı algısı gibi fizyolojik süreçleri de doğrudan etkileyebilir.
  • Davranışlarımızın %70-80'ini oluşturan bu kalıplar, terapi ve yeniden öğrenme süreçleriyle değiştirilerek yerlerine daha faydalı ve başarılı seçenekler konulabilir.
Kalıplar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Davranış Kalıpları ve Hipnotik Telkinlerin Psikolojik Temelleri

İnsan davranışı, büyük oranda geçmişte öğrenilmiş ve otomatikleşmiş davranış kalıpları üzerine kuruludur. Bu kalıplar, zihnimizi her an yeni kararlar alma yükünden kurtarırken, bazen de farkında olmadan hayatımızı yöneten hipnotik telkinler gibi çalışabilir. İçeriğimizde, bu kalıpların nasıl oluştuğunu ve yaşamımızı nasıl şekillendirdiğini bilimsel bir perspektifle inceleyeceğiz.

Hipnotik Telkin ve Davranış Kalıbı İlişkisi

Bir hipnotistin, bir kişiye belirli bir saatte burnunun kaşınacağını söylemesi ve bu durumun üst üste birkaç gün tekrarlanması, zamanla bir davranış kalıbı oluşturur. Eğer bu telkin etkili olursa, kişi her gün aynı saatte burnunu kaşımak zorunda kalacaktır. Hipnoz eğitimi almamış bir gözlemci bile bu tepkinin bir hipnotik telkin sonucu oluştuğunu kolayca anlayabilir.

Benzer şekilde, bir çocuğa sürekli olarak çevresindekiler kadar iyi olamayacağı telkin edildiğinde, bu durum yetişkinlikte bir kendi kendini yenme kalıbına dönüşebilir. Kişi, tam terfi alacağı sırada işe gitmeyi "unutarak" veya alkol kullanarak çocuklukta aldığı bu negatif telkini farkında olmadan doğrular ve başarıya ulaşamaz.

Kalıpların Günlük Hayattaki İşlevleri

Kalıplar, davranışlarımızın vazgeçilmez ve gerekli bir parçasıdır. Birçok kalıp, zihnimizi sürekli yeni öğrenme süreçlerinden kurtararak faydalı işlevler sunar. Şu an bu metni okurken bile yıllar önce öğrendiğiniz şu kalıplara güveniyorsunuz:

  • Oturma ve duruş biçimi
  • Kitap veya cihaz tutma
  • Kelimeleri görme, anlama ve öğrenme süreçleri

Otomatik Tepkiler ve Güvenlik

Trafikte kırmızı ışıkta geçen bir aracı gördüğünüzde, durumu analiz etmeden otomatik olarak frene basar ve olası bir çarpışma için hazırlanırsınız. Bu süreçte size yardımcı olması için tasarlanmış yüzlerce fizyolojik, psikolojik ve duygusal tepki meydana gelir. Eğer her durumu ayrı ayrı düşünmek ve tepkilerinizi analiz etmek zorunda kalsaydınız, muhtemelen bir kaza geçirirdiniz.

Kalıpları Keşfetme Deneyi: Alışkanlıkların Gücü

İnsanlar kalıplara sadece güvenmekle kalmaz, onları hızla benimserler. Ancak bu kalıplar bozulduğunda veya değiştiğinde huzursuzluk, düzensizlik ve hatta mutsuzluk hissedilir. Kalıplarınızın gücünü anlamak için şu deneyi uygulayabilirsiniz:

  1. Giyinme Sırası: Sabahları pantolonunuzu mu yoksa gömleğinizi mi önce giydiğinize dikkat edin. Ayakkabılarınızı hangi sırayla giydiğinizi fark edin.
  2. Kişisel Bakım: Tıraş olurken veya yüzünüzü yıkarken hangi taraftan başladığınızı keşfedin.
  3. Uyku Düzeni: Yatakta her zaman uyuduğunuz tarafı değiştirin; uykuya dalmakta ciddi zorluk çekebilirsiniz.
  4. Sosyal Düzen: Aile yemeğindeki oturma düzenini değiştirerek hem kendi dahili tepkilerinizi hem de çevrenizdekilerin davranışlarını gözlemleyin.

Fizyolojik Bir Kalıp Olarak Ağrı Algısı

Fizyolojik ağrı, sadece fiziksel bir duyum değil, aynı zamanda geçmiş deneyimlere, inanç sistemlerine ve gelecek beklentilerine dayanan bir kalıptır. Bireyler ağrıya verdikleri tepkilere göre iki ana gruba ayrılır:

GrupÖzellikleriBeklentileri
AzaltıcılarAğrıya olan tepkilerini ve algılarını düşürürler.Kolay iyileşeceklerini ve bununla başa çıkabileceklerini bilirler.
ArtırıcılarEn küçük duyumu (seyirme, kaşıntı, basınç) ağrı sinyali olarak yorumlarlar.Ağrının her zaman daha kötüye gideceğine ve berbat olduğuna inanırlar.

Artırıcılar, inanç sistemleri nedeniyle ameliyatlardan daha yavaş iyileşir ve daha fazla komplikasyon yaşarlar. Bu durum, mantıktan ziyade bir hipnotik telkin gibi işleyen inanç kalıplarının sonucudur. Bu noktada mantık yürütmek, bu otomatik süreci durdurmakta yetersiz kalabilir.

Başarı ve Terapi: Kalıpların Dönüşümü

Davranışlarımızın yaklaşık %70-%80'i kalıplaşmış tepkilerden oluşur. Faydalı kalıplar bizi yaratıcı emekten kurtarırken, faydasız ve kendine zarar verici kalıplar hayat kalitemizi düşürür. Terapi, hangi metodla olursa olsun, acı veren kalıpların bozulması ve yerlerine daha başarılı kalıpların yerleştirilmesi sürecidir.

Sistemle gelen biyolojik kalıpların yanı sıra, öğrenilmiş kalıplar üzerinde durmak gerekir. Öğrenilen her şey yeniden öğrenilebilir. Tıpkı emeklemeyi bildiğimiz halde yürümeyi daha etkili bir seçenek olarak öğrenmemiz gibi, eski ve arkaik kalıpların yerine yeni seçenekler koymak mümkündür. Unutulmamalıdır ki; bir inanç sistemi, o inancı kanıtlayan otomatik tepkilerin ve kalıpların sürekli tekrar edilmesine yol açan bir döngü yaratır.


Referanslar:

  • H. Steven, S. Terry Lee. Monsters and Magical Skills: There is no such thing as hypnosis. New Falcon Publications, 1987.
  • G.A. Miller, E. Galanter ve K. H. Pribram. Plans and the Structure of Behavior, 1960.
  • Çeviri: Hasan ARSLAN

Yazar Hakkında

Psk. Hasan Arslan

Psk. Hasan Arslan

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.