Doktorsitesi.com

Kadın ürolojisi ve idrar kaçırma

Prof. Dr. Tahir Karadeniz
Prof. Dr. Tahir Karadeniz
21 Ocak 20151477 görüntülenme
Randevu Al
Kadın ürolojisi ve idrar kaçırma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadınlarda İdrar Kaçırma Sorunu ve Stres Tip İdrar Kaçırma (SUI)

İdrar kaçırma problemi, her yaş grubunda görülebilmekle birlikte özellikle 60 yaş üzeri kadınların %35’inde, yani her üç kadından birinde ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunudur. Kadınlarda idrar tutmayı sağlayan ve sfinkter olarak adlandırılan kapak mekanizması, anatomik olarak erkeklere oranla daha zayıf bir yapıya sahiptir. Bu yapı; hamilelik, zorlu doğumlar, jinekolojik operasyonlar ve yaşlanma gibi faktörlerle daha da zayıflayarak Stres Tip İdrar Kaçırma (SUI) tablosuna yol açar.

Stres Tip İdrar Kaçırma Belirtileri Nelerdir?

Hastaların uzman bir doktora başvurmasındaki temel sebep, karın içi basıncın arttığı anlarda kontrolsüz idrar çıkışıdır. Stres tip idrar kaçırma belirtileri şu durumlarda gözlemlenir:

  • Öksürme ve hapşırma,
  • Gülme ve ıkınma,
  • Hızlı yürüme,
  • Ağır kaldırma.

Bu durum, hafif bir damlamadan gün içinde birden fazla ped değiştirmeyi gerektirecek seviyeye kadar farklılık gösterebilir.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Doğru bir tedavi planı için teşhis aşaması kritiktir. Ürolojide en sık karşılaşılan bu türün tanısı şu yöntemlerle konur:

  1. Hasta öyküsünün ayrıntılı şekilde dinlenmesi,
  2. Tam idrar tahlili ve gerekli durumlarda idrar kültürü,
  3. Tecrübeli bir ürolog tarafından yapılan jinekolojik muayene.

Cerrahi Tedavi: TOT (Transobturator Tape) Ameliyatı

Günümüzde stres tip idrar kaçırma tedavisinde en etkili yöntem, zayıflayan idrar yolu mekanizmasını desteklemektir. TOT ameliyatı, stabilitesini kaybetmiş idrar yolunun altına "hamak" vazifesi gören özel bir askı yerleştirilerek kapağın güçlendirilmesi işlemidir.

ÖzellikAçıklama
Anestezi TürüGenel veya bölgesel (spinal) anestezi
Hastanede KalışGüvenlik ve gözlem amacıyla 24 saat
Başarı OranıUzman ellerde %98 oranında kalıcı çözüm
İyileşme SüreciVajinal yoldan yapıldığı için dikiş izi ve ağrı olmaz

Cerrah Tecrübesinin Başarıdaki Rolü

Ameliyatın başarısı doğrudan cerrahın deneyimine bağlıdır. Tecrübeli bir cerrah, hastanın sadece stres tip idrar kaçırması mı olduğunu yoksa buna Urge (yetiştirememe) tipinin mi eşlik ettiğini analiz eder. Eğer askı (hamak) basıncı doğru ayarlanmazsa, ameliyat sonrası idrar yapamama veya ani sıkışma hissi gibi komplikasyonlar gelişebilir.

Aşırı Aktif Mesane ve Yetiştirememe Tipi İdrar Kaçırma

Aşırı aktif mesane, hayat kalitesini en çok bozan 10 kronik hastalıktan biri olarak kabul edilir. Sadece kadınlarda değil, erkeklerde de sıkça görülür. En belirgin özellikleri şunlardır:

  • Ani idrar sıkışması ve yetiştirememe duygusu,
  • Sık idrar çıkma ihtiyacı,
  • Kapı kilidini açarken veya musluk sesi duyduğunda idrar kaçırma.

Nedenleri ve Risk Faktörleri

Aşırı aktif mesane; idrar yolu enfeksiyonları, mesane taşları, prostat büyümesi veya mesane kanseri gibi nedenlerle oluşabileceği gibi, beyin kanaması ve damar tıkanıklığı sonrası nörolojik bir belirti olarak da ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda ise hiçbir belirgin sebep bulunamaz.

Tedavi Seçenekleri ve Botox Uygulaması

Aşırı aktif mesane tedavisinde basamaklı bir yaklaşım izlenir:

  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Kafeinli içecekler (kahve, kola, çay) ve çikolata tüketiminin kısıtlanması.
  • İlaç Tedavisi: Mesane kaslarını dengeleyen özel ilaçlar.
  • Botox Tedavisi: İlaçla kontrol edilemeyen vakalarda, sistoskopi eşliğinde mesane duvarına Botox enjeksiyonu yapılır. Bu işlem mesane kaslarının aşırı aktivitesini 6-8 ay süreyle durdurarak hastanın konforunu artırır.

Önemli Not: İdrar kaçırma bir kader değildir; doğru teşhis ve tecrübeli bir uzman kontrolünde uygulanan tedavi ile başarı oranı oldukça yüksektir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Tahir Karadeniz

Prof. Dr. Tahir Karadeniz

Prof. Dr. Tahir KARADENİZ 1957 yılında Ankara'da dünyaya gelmiştir.Orta ve lise öğrenimini TED Ankara Maarif Koleji'nde tamamlamıştır.1975-1982 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimi aldıktan sonra 1984- 1989 yılları arasında  ihtisasını  İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.