Muayene kısırlık araştırmalarının en önemli bölümüdür. Kadının jinekolojik muayenesi ile başlamak gerekir. Ardından smear( rahim ağzından örnek) alınarak patolojik inceleme yapıldıktan sonra, vaginal yoldan yapılan ultrasonografi ile yumurtalıklar ve rahim içi değerlendirilir. Daha sonra adetin 2. veya 3. günü hormon tahlilleri yapılır . Adet bitiminde ise rahim filmi dediğimiz kanalların değerlendirilmesinde bize yardımcı olan film çekilir.

Tüm bu işlemler sonucunda kadında saptanan kısırlık nedenleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

Yumurtlama ile ilgili problemler

Tüplerle ilgili problemler

Rahimle ilgili problemler

Daha az görülen nedenler:, çiftlerin kendi istekleri ile daha önce tüplerinin veya sperm kanallarının bağlanmış olması

YUMURTALIK VE YUMURTLAMA İLE İLGİLİ PROBLEMLER

Yumurtlama ile ilgili problemlerin başında polikistik over sendromu gelmektedir.Daha önce yazmış olduğum makalelerde bu sendroma genişçe yer verilmiş ve anlatılmıştır. Adet düzensizliği ve hormon bozukluğu ile birlikte seyreden yanında ek bulguları da olan bir sendromdur. İnfertil çiftlerin yaklaşık %20 de sebep olarak görülebilir. (Bakınız Polikistik over sendromu)

2. neden Endometrioma ya da çikolata kisti olarak bilinen yapılar yumurtalıklarda yer alan ve yumurtalık kapasitesini yani yumurta sayısını ve gelişimini etkileyebilen yapılardır. Endometriozis hastalığı kadınların yaklaşık yüzde 10’unu etkileyen aslında oldukça yaygın bir sağlık sorunudur. Endometriozis, normal olarak rahim iç boşluğunda olması gereken dokuların vücudun başka yerlerine taşınarak oralarda yerleşmesi sonucu ortaya çıkan bir problemdir. Bu doku karın içindeki organlarda (yumurtalık, rahim kanalı , karın iç zarı, bağırsaklar, idrar kesesi) bulunabildiği gibi karın dışında da bulunabilir. Adet zamanında rahim içzarında meydana gelen kanama ile beraber bu endometriosis odaklarının bulunduğu bölgelerde de kanama benzeri belirtiler olur ve birçok şikayetlere neden olur. En sık rastlanan şikayet ağrılı adet görmedir. Endometriozis en yaygın olarak karın boşluğunda oluşmaktadır. Rahim dışında biriken dokular, ileri dönemlerde sürekli kasık ağrısı ve kısırlık gibi bazı problemlere neden olabilir.

Endometriozisin kesin nedeni halen bilinmemektedir. Kadının yumurtalıklarında endometriosis oluşması durumunda bazen kistler (çikolata kistleri) oluşabilir ve bunlar eğer çok büyürlerse ciddi problemlere yol açabilirler. Çikolata kistleri her zaman kesin olmamakla birlikte ultrasonografi ile görülebilir. Kesin tanı ise yalnızca laparoskopi işlemi ya da açık ameliyatla konulabilir. Laparoskopi, hastalığa tanı konulmasında yararlı bir işlem olup, ayrıca hastalığın ciddiyetine ilişkin fikir de vermektedir.


Endometriozisin en sık görülen belirtileri, ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki, adet öncesinde karın ağrısı, sırt ağrısı dır
Hamile kalmakta güçlük çeken kadınlarda endometriozis hastalığı görülme olasılığı artmaktadır. Bu kadınların bir kısmında, özellikle de ileri evre endometriosis hastalığı olanlarda, kanallarda tıkanıklığa yol açmaktadır.
Endometriosisin sebep olduğu kanal tıkanıklığı bazen tam bir tıkanıklık olmayıp sperm geçişine izin verebilir.. ancak kısmen tahrip olan kanallarda embriyolar takılarak dış gebelik de ortaya çıkabilir.

Uygulanan tedavilerin temelde amacı ağrıyı gidermek ve kısırlığı ortadan kaldırıp gebe kalmayı sağlamaktır. Bu amaçla değişik tıbbi ve cerrahi tedaviler uygulanabilir. Tıbbi tedaviler ağrı kesmenin dışında, yanlış yerde yerleşmiş olan endometrial dokunun da baskılanması amaçlanır. Elbette öncelikle tıbbi tedavilerle sorunlar giderilmeye çalışılmalı ancak eğer büyük çikolata kistleri ya da tıbbi tedaviyle giderilemeyen ağrı gibi sorunlar varsa cerrahi tedavi düşünülmelidir.

Bu yapıların boyutu önem arz etmektedir. Genellikle 3 cm. altındaki endometrioma kistleri ameliyat gerektirmemektedir. Daha büyük olanlarda ise hastanın yaşına, kısırlık süresine, daha önceden denenmiş tüp bebek sayısına ve yumurtalıklardaki yumurta rezervi dediğimiz yumurta sayısına göre ameliyat olup olmamasına karar verilir. Ameliyat açık ya da kapalı ameliyat şeklinde yapılır. Laparoskopi dediğimiz kapalı ameliyat tercih edilir.Ancak daha önceden geçirilmiş ciddi bir karın ameliyatı varsa ya da ciddi karın zarı iltihabı öyküsü varsa laparoskopi yapılamayacak ise açık ameliyat uygulanır.

Laparoskopi, göbekten bir iğne ile girilerek karın içinin gözlenebildiği bir ameliyattır. Bu yöntemle cerrahi işlem yapılması yanında, tüplerdeki hasarı ve problemi ortaya koymada altın standart denilen en iyi yöntemdir. Anestezi altında yapılır. Hastanede 12-24 saat kalındıktan sonra hasta eve gidebilir.

TÜPLERLE İLGİLİ PROBLEMLER

Geçirilmiş enfeksiyonlar, geçirilmiş ameliyatlar tüplerde tıkanıklığa ve tüp hareketlerinde bozukluğa yol oçabilir. Böyle durumlarda ilaçlı rahim filmi (Histerosalpingografi ) denilen radyolojik inceleme yapılır. Bu işlem rahim ağzından verilen boyalı ilacın tüplerden (yumurtalık kanallarından) geçişini görmek amacı ile uygulanır. Rahim filmi rahim içine verilen bir sıvının tüplerden geçişi sırasında çekilen bir tür röntgen filmidir. Rahim filminde verilen sıvı yağlı veya su bazlı olabilmektedir. Bu teknik bir konu olup filmi çeken kişinin kararıdır. Rahim filmi çekimi sırasında ciddi bir ağrı ve acı olmamaktadır Rahim filmi ile tüplerin geçirgenliğinde, yapısında problem olup olmadığı anlaşılabildiği gibi rahim iç duvarı kaynaklı problemler de tespit edilebilmektedir. Genellikle adet bitimi sonrasındaki ilk 3–4 gün film çekimi için en uygun günlerdir. Tüplerde tıkanıklık varsa ilaç tüplerden geçmez

Hidrosalpenks, tüplerin tıkanıklığı sonucu oluşan, tüpün içi sıvı dolu şişkin olan kısımlarına verilen isimdir. Hidrosalpenks genellikle rahim filmi ile ve bazen de ultrason muayenesi sırasında tespit edilebilmektedir. Hidrosalpenks varsa tüp bebek tedavisi uygulamak bir takım riskler taşımaktadır. Tüpün içindeki sıvı rahim içine geçerek tüp bebek tedavisi sonunda rahime transfer edilen embryoların tutunmalarını zorlaştırabilmektedir. Bu sebeple özellikle büyük çaptaki ve ultrason ile de gözlenebilen hidrosalpenkslerin tedavi öncesi çıkarılması önerilmektedir.

RAHİM İLE İLGİLİ PROBLEMLER

Rahim içinde var olan polipler myomlar(urlar) ve yapışıklıklar bu grupta yer almaktadır. Myom rahimin kas tabakasından kaynaklanan genellikle iyi huylu bir tümördür. Myom varlığında öncelikle myomun yeri çok önemlidir. Özellikle rahim iç zarına yakın olanlar bizim için önem arzetmektedir. Eğer rahim iç zarında ise ve embryonun yerleşimini engelleyecek yerde ise mutlaka tedavi öncesi çıkarılmalıdır. Rahim iç zarına zarar vermeyen myomların boyutu önemlidir ve genellikle 5-6 cm. üzeri myomların çıkarılması düşünülebilir. Bu boyuttaki myomlar gebelikte büyüme yaparlarsa sorun oluşturabileceği için cerrahi gerekmektedir ancak kadın yaşı ileri ise, yani 38 yaş üzerinde ise, yine zaman kaybetmemek için ameliyat öncelikli olmayıp hemen tedaviye geçilebilir. Özetle, myom varlığında myomun yeri, büyüklüğü, kadın yaşı ve varsa önceki tedavileri göz önüne alınarak ameliyat kararı verilmektedir. Genellikle myom ameliyatlarından 4–6 ay sonra tedaviye geçilmelidir.

Rahim içindeki problemleri teşhis atmak amacı ile rahim filmi, SIS (rahim içine sıvı verilmesi) ya da Histeroskopi denilen alet kullanılır.

SIS (salin infusion sonografi), ultrason ile yapılan muayene sırasında rahim iç duvarı dediğimiz endometrium ile ilgili şüpheli bir görünüm, polip ya da myom görüntüsü olduğunda, ultrasonografi eşliğinde rahim içine sıvı verilerek yapılan bir işlemdir. İnce bir kateter yardımıyla verilen sıvının etkisi ile rahim iç duvarı kaynaklı myom, polip ve yapışıklıklar hakkında bilgi edinilebilmektedir. Bu işlem anestezi gerektirmez ve ciddi bir ağrı oluşturmaz. Genellikle adet bittikten sonraki bir hafta içinde yapılması önerilmektedir..

Histeroskopi ise, ucunda ışık kaynağı olan bir cihaz ile rahim ağzında geçilerek rahim içi gözle görüntülenmektedir. Anestezi eşliğinde veya lokal anestezi ile muayenehane şartlarında yapılabilen küçük bir operasyondur. Fakat büyük bir polip veya myom varlığında ameliyathane şartları gerekebilir. Rahim içi sıvı ile doldurularak görülür. Özellikle rahim içi yapışıklıkların, poliplerin veya rahim içi kaynaklı myomların teşhis ve de aynı anda tedavisinde yani çıkarılmasında tek yöntem histeroskopidir.. Genellikle işlemden 2–4 saat sonra hasta klinikten ayrılıp evine dönebilmektedir. Bu işlem için de en uygun zaman adet bittikten sonraki bir haftalık dönemdir


Bursa Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!