Doktorsitesi.com

Kadın hastalıkları ve laparoskopi (kapalı ameliyat)

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
28 Ekim 20064055 görüntülenme
Randevu Al
Kadın hastalıkları ve laparoskopi (kapalı ameliyat)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnfertilite Değerlendirmesinde Laparoskopinin Rolü

İnfertilite (kısırlık) tanısında üreme sistemine ait yapısal özelliklerin değerlendirilmesi amacıyla çeşitli ileri tetkik yöntemleri kullanılmaktadır. Bu süreçte ultrason, histerosalpingografi (HSG - ilaçlı rahim filmi) ve histeroskopi ile birlikte en sık başvurulan, hem tanı hem de tedavi imkanı sunan yöntemlerin başında laparoskopi gelmektedir.

Laparoskopi, iç organların doğrudan gözlemlenmesine olanak tanıdığı için HSG ve ultrasona kıyasla çok daha kesin ve net bilgiler sağlar. Halk arasında "kapalı ameliyat" olarak da bilinen bu yöntem; rahim, yumurtalıklar, tüpler, pelvis ve karın içi organların detaylı incelenmesi için uygulanan altın standart bir prosedürdür.

Laparoskopi Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Genellikle ilk aşama infertilite testlerinin ötesinde, spesifik semptomları olan hastalarda tanısal amaçla tercih edilir. Özellikle aşağıdaki durumlarda laparoskopiye başvurulabilir:

  • Kronik karın ağrısı şikayeti olan kadınlar,
  • Geçirilmiş pelvik enfeksiyon öyküsü bulunanlar,
  • Daha önce karın operasyonu geçirmiş hastalar,
  • İnfertilite nedeninin netleştirilmesi gereken durumlar.

Laparoskopi, jinekoloji dışında onkoloji ve genel cerrahi gibi pek çok tıbbi branşta da güncel ve güvenilir bir alternatif yöntem olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Tanısal (Diyagnostik) Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Diyagnostik laparoskopi, hasta genel anestezi altındayken gerçekleştirilen ve halk arasında "kansız ameliyat" olarak nitelendirilen bir işlemdir. Göbek çukurundan açılan yaklaşık 1 cm'lik küçük bir kesi aracılığıyla, özel bir optik cihaz ve kamera sistemi karın içine yerleştirilir. Bu sistem, organların normalden birkaç kat büyütülerek monitörden izlenmesini sağlar.

İşlem süreci şu adımları kapsar:

  1. Karın boşluğu, görüntüleme alanını genişletmek için CO2 (karbondioksit) gazı ile şişirilir.
  2. "Trokar" adı verilen 10 mm çapındaki boru göbekten içeri yerleştirilir.
  3. Kamera ve monitör sistemine bağlı laparoskop cihazı ile tüm organlar detaylıca taranır.
  4. Gerekli durumlarda rahim ağzından metilen mavisi verilerek fallop tüplerinin açıklığı kontrol edilir.

Tanısal işlem sonrası hastanede kalış süresi oldukça kısadır; hastalar genellikle aynı gün içinde taburcu edilebilir.

Tanısal Laparoskopide İncelenen Unsurlar

İşlem sırasında uzman hekim tarafından şu bulgular titizlikle değerlendirilir:

  • Tüplerin açık olup olmadığı,
  • Yumurtalıkların genel yapısı ve görünümü,
  • Karın içi yapışıklık (adezyon) varlığı,
  • Tüp ve yumurtalık (over) arasındaki ilişkinin durumu,
  • Rahmin yapısal bütünlüğü ve genel görünümü.

Operatif Laparoskopi ve Tedavi Yöntemleri

Tanısal süreç sırasında saptanan pek çok problem, aynı seansta cerrahi olarak tedavi edilebilir. Bu işleme operatif laparoskopi denir. Bu yöntemde, ana kesiye ek olarak açılan 5 mm'lik küçük kesilerden makas, koter, lazer veya dikiş gibi yardımcı cerrahi aletler karın içine gönderilir.

Uygulanan İşlemlerAçıklama
MyomektomiRahimdeki miyomların temizlenmesi
Kist TedavisiYumurtalık kistlerinin çıkarılması veya aspire edilmesi
Endometriozis CerrahisiÇikolata kistlerinin ve odaklarının yakılması/çıkarılması
Dış GebelikDış gebeliğin cerrahi olarak sonlandırılması
Tüp CerrahisiKapalı tüplerin açılması ve anatomik ilişkinin düzeltilmesi

Operatif laparoskopi sonrası hastanede kalış süresi genellikle bir gündür. İyileşme süreci, açık ameliyatlara (laparatomi) göre çok daha hızlıdır. Açık cerrahide hastalar 2-5 gün hastanede kalırken, laparoskopide bu süre minimaldir.

Laparoskopinin Avantajları ve Riskleri

Laparoskopi, açık cerrahiye kıyasla; daha az ağrı, daha düşük enfeksiyon riski, daha kısa iyileşme süresi ve estetik açıdan minimal iz gibi üstünlüklere sahiptir. Ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi belirli riskler barındırır.

Olası Riskler ve Komplikasyonlar:

  • Mesane, bağırsak, damar veya rahim yaralanmaları (Nadir görülür),
  • Acil olarak açık cerrahiye dönme ihtiyacı (2-4/1000 oranında),
  • Kesi yerinde hematom veya enfeksiyon oluşumu,
  • Anesteziye bağlı geçici bulantı ve kusma.

Riski Artıran Faktörler: Aşırı obezite, geçirilmiş ağır karın ameliyatları, şiddetli yapışıklıklar, ileri evre endometriozis, kronik kalp/akciğer hastalıkları ve sigara kullanımı operasyon riskini artırabilir. Ancak tecrübeli bir ekip ve modern ekipmanlarla bu riskler minimize edilmektedir.

Operasyon Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hastalar genellikle 7 gün içinde iş hayatına dönebilirler. İşlem sonrası omuz ağrısı (gaz kaynaklı) veya kesi yerlerinde hafif hassasiyet normal kabul edilir. Ancak aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır:

  • 38 derece ve üzeri yüksek ateş,
  • Durdurulamayan bulantı ve kusma,
  • Kesi yerlerinden gelen belirgin kanama,
  • Şiddetli ve artan karın ağrısı.

Kaynak: www.jinekolognet.com

Etiketler

Operatif laparoskopiKadın hastalıkları ve laparoskopi (kapalı ameliyat)Laparoskopinin riskleriLaparoskopik yumurtalık ameliyatıLaparoskopi sonrası hamilelikKadın hastalıkları amaliyatları

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ

. Kozmetik ve Fonksiyonel Jinekolojide Öncü Hekim ve Uluslararası Eğitmen
. Seksolog, Avrupa Cinsel Tıp Derneği Tarafından Fellow (FECSM, Akademi Üyesi)
. “HERA Vajinismus Tedavi, Eğitim ve Araştırma Derneği” Kurucusu ve Başkanı
. “Uluslararası Estetik Genital Cerrahi ve Seksoloji Derneği (ISAGSS)” Kurucusu ve Başkanı
. İrlanda Merkezli Avrupa Estetik Tıp ve Cerrahi Koleji (ECAMS) Geçmiş Dönem Kıdemli Öğretim Üyesi ve Uluslararası Eğitmeni

İlkler ve Yenilikler
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ genital estetik ameliyatları, genital estetik cerrahi dışı tedavileri ve kadınlarda cinsel sağlık alanlarında, tüm dünyada ve ülkemizde öncü hekimler arasında yer almaktadır.

Çalışmalarının Bazıları:
Dr. Eserdağ Avrupa Cinsel Tıp Derneği (ESSM) ve Avrupa Seksoloji Federasyonu tarafından düzenlenen ‘board’ sınavını başarıyla geçerek, ‘fellowship’ (akademi üyeliği) unvanını kazanan ülkemizin ilk jinekolog hekimlerindendir.
Kadınlarda cinsel işlev bozuklukları tedavilerinin, jinekolog hekimler tarafından benimsenmesinde ve yaygınlaşmasında öncülük etmiştir.
Vajinismus tedavileri alanında çalışan ülkemizdeki ilk ulusal derneği kurmuştur (Hera Vajinismus Eğitim, Araştırma ve Tedavi Derneği, Kuruluş; 2015).
İlk defa 2002 yılında vajinismus tedavilerine başlamış ve vajinismusta kısa sürede sonuç alma konseptini geliştirmiştir.
Dr. Süleyman Eserdağ, ülkemizde genital estetik eğitimlerini ve hands-on kurslarını düzenleyen ilk hekimdir.
Oldukça saygın, İrlanda merkezli Avrupa Estetik Koleji ECAMS’a (European College and Aesthetic Medicine and Surgery) atanan ilk Türk hekim olmuştur (2015). Bu fakülte çatısı altında 2015 ve 2017 yılları arasında, genital estetik alanında pek çok ülkede uluslararası eğitimler düzenlemiştir.
Genital estetik ve cinsel tedaviler konusunda çalışan ülkemizdeki ilk uluslararası derneği kurmuştur (ISAGSS, Uluslararası Estetik Genital Cerrahi ve Cinsel Tedaviler Derneği, 2017).
ISAGSS; genital estetik uygulamalarını seksoloji temelli ele alarak uygulayan dünyadaki ilk dernek olmuştur. Dr. Süleyman Eserdağ, bu dernek çatısı altında bugüne kadar beş kıtadan 1000’den fazla hekimi birebir eğitmiştir.
2018 ve 2019 yıllarında estetik genital cerrahi ve seksoloji alanında düzenlediği uluslararası kongreler de bu alandaki ülkemizin ilk kongrelerindendir. Alanında oldukça önemli yabancı ismi ülkemize davet etmiş ve ülkemizin isminin bu alanda da duyulmasını sağlamıştır (RAGSS Kongreleri; 2018 ve 2019).
Orgazm aşıları olarak bilinen “O-Shot” ve “G-Shot” uygulamalarını ülkemize ilk defa getiren, bu tedavi isimlerini tescil ettirerek ülkemizdeki isim hakkına sahip tek kişidir.
“Barbie Vajina Estetiği” ismini ve konseptini ülkemize ilk getiren hekimdir. 2015 yılında “Cosmopolitan” dergisindeki röportajından sonra bu konsept ülkemizde hızla yayılmış ve popülerlik kazanmıştır (Cosmopolitan dergisi, Vajina estetiğinde yeni trend: “Barbie estetiği”).
Genital estetik alanında ülkemizin ilk kitabını yazmıştır (Kadın Genital Estetiği ve Fonksiyonel Cerrahisi kitabı, 2021). Bu kitap iki ay sonra İngilizce olarak da basılmıştır.
Ülkemizde cinsel tıp ve genital estetik alanında yayınlanan, yazarları arasında 50 kadar hekimin yer aldığı, ülkemizin ilk multidisipliner (çok branşlı) kitabının editörleri arasında yer almıştır (Cinsel Tıp ve Genital Estetik Kitabı; İstanbul Tıp Kitabevleri, 2020).
2023 yılında İngilizce olarak yazdığı “Aesthetic and Functional Female Genital Surgery” kitabı İsviçre merkezli Springer Nature kitabevi tarafından basılarak dağıtılmıştır. Bu kitap, genital estetik ve fonksiyonel cerrahisi alanında ülkemizin uluslararası literatüre kazandırdığı ilk ve tek kitaptır. 400’den fazla görsel ve 23 ayrı bölümden oluşan bu kitap yayınlandığı ilk günden itibaren uluslararası bilim camiasında son derece ilgi çekici bulunmuş ve pek çok yabancı hekimin takdirini kazanmıştır.
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ ülkemizde ve dünyanın farklı bölgelerinde yılda 20’den fazla toplantıya konuşmacı olarak davet edilmektedir. Kendi çalışma alanlarında, 50’den fazla uluslararası kongrede konuşma yapmıştır. Avrupa’nın en büyük cinsel tıp kongresi ESSM (Avrupa Cinsel Tıp Derneği),estetik alanında lider konumundaki IMCAS (Paris),IMCAS (Asya) ve AMWC (Monaco) gibi kongrelerde konuşmalar yapmış ve dernek olarak da afiliye olmuştur.
Ülkemizin ilk “Rejeneratif Jinekoloji” kongresini düzenlemiştir (5-8 Şubat, 2025, Antalya)
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ hastalarını İstanbul Nişantaşı kliniğinde kabul etmekle beraber, yıllar içinde kurmuş olduğu İstanbul Suadiye, Ankara, İzmir kliniklerine de danışmanlık hizmeti vermektedir. Aynı zamanda Altınbaş Üniversitesi Kadın Sağlığı Anabilim Dalında yarı zamanlı öğretim üyesidir.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.