İleri Yaşta Bel ve Sırt Ağrısı Omurga Kırığından Kaynaklanabilir
- Omurga çökme kırıkları temel olarak osteoporoz kaynaklı kemik yoğunluğu kaybı nedeniyle oluşur ve özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde sık görülür.
- Çökme oranı %50'nin altında olan ve nörolojik bulgu göstermeyen hastalarda yatak istirahati ve korse gibi konservatif tedavi yöntemleri uygulanır.
- Şiddetli ağrı veya yüksek oranda çökme durumlarında, vertebroplasti veya kifoplasti gibi minimal invaziv cerrahi yöntemlerle kemik stabilizasyonu sağlanır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Omurga Çökme Kırıkları ve Osteoporoz İlişkisi
Omurga çökme kırıkları, kemik kalitesinin azalmasına bağlı olarak gelişen ve hastaların yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyen bir sağlık sorunudur. Bu durumun en temel nedeni, kemik yoğunluğunun azalmasıyla karakterize olan osteoporoz hastalığıdır. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası ilk 2 ila 5 yıl içinde kemik kalitesinde belirgin bir bozulma gözlemlenirken, erkeklerde bu durum genellikle 75 yaş sonrasında ortaya çıkmaktadır.
Osteoporotik Çökme Kırıklarının Oluşum Mekanizması
Kemiklerin trabeküler yapısının bozulması, omurgaların ön tarafındaki kırılganlığı artırarak postür bozukluklarına zemin hazırlar. Hastalar, denge sağlamak ve görüş açısını düzeltmek amacıyla istemsizce öne eğilme eğilimi gösterirler. Kemiğin ön tarafına binen bu aşırı yüklenmeler ve olası düşmeler, omurganın ön kısmının çökmesine neden olarak hem şiddetli ağrıya hem de sırtta kamburlaşma (kifoz) oluşumuna yol açar.
Tanı ve Teşhis Yöntemleri
Omurga çökme kırıklarının teşhis süreci, hastanın ağrı şikayetlerinin değerlendirilmesi ve fiziksel muayene bulguları ile başlar. Klinik şüpheyi kesinleştirmek ve kırığın derecesini belirlemek için aşağıdaki görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır:
- Radyografi (Röntgen)
- Bilgisayarlı Tomografi (BT)
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR)
Tedavi Planlaması ve Konservatif Yaklaşımlar
Tedavi yöntemi belirlenirken, radyolojik olarak ölçülen çökme miktarı ve hastada nörolojik bulgu olup olmadığı kritik rol oynar. Omurga korpusunun ön tarafındaki çökme oranı %50’nin altında ise ve herhangi bir sinir basısı veya nörolojik sekel mevcut değilse cerrahi dışı yöntemler tercih edilir. Bu kapsamda uygulanan tedaviler şunlardır:
- Yatak istirahati
- Korse tedavisi
- 3-4 aylık iyileşme süreci takibi
Cerrahi Tedavi Yöntemleri: Vertebroplasti ve Kifoplasti
Eğer hastanın ağrısı çok şiddetliyse veya omurgadaki çökme oranı %50’nin üzerine çıkmışsa, minimal invaziv cerrahi işlemler olan vertebroplasti veya kifoplasti yöntemlerine başvurulur. Her iki işlem de hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönmesini hedefler.
| İşlem Adı | Uygulama Yöntemi | Temel Amacı |
|---|---|---|
| Vertebroplasti | Lokal anestezi ve iğne ile kemik çimentosu enjeksiyonu | Kırığı stabilize etmek ve ağrıyı hızla gidermek |
| Kifoplasti | Balon yardımıyla kemik yüksekliğinin geri kazandırılması | Yükseklik kaybını düzeltmek ve stabilizasyon sağlamak |
Vertebroplasti İşlemi
Lokal anestezi ve sedasyon altında gerçekleştirilen bu işlemde, bir iğne yardımıyla omurga kemiği içine girilerek kemik çimentosu enjekte edilir. Bu yöntemle trabeküler yapıdaki kırıklar stabilize edilir; hastalar genellikle en fazla 1 gün hastanede kalarak hızlıca günlük aktivitelerine dönebilirler.
Kifoplasti İşlemi
İleri düzey çökme olan hastalarda tercih edilen bu yöntemde, kanüllü bir iğne ile kemiğe girilerek içeride bir balon şişirilir. Balon sayesinde kemikteki yükseklik kaybı giderildikten sonra oluşan boşluğa kemik çimentosu enjekte edilir. Kifoplasti de lokal anestezi ile uygulanabilen ve hastanede kalış süresi 1 günü geçmeyen etkili bir stabilizasyon yöntemidir.



